Gümüş durdurulamaz gibi görünüyor. Bu da ondan uzak durmak için iyi bir neden olabilir. Gümüş, son bir yılda yüzde 200’ün üzerinde yükseldi. Yalnızca ocak ayında yüzde 34 artış kaydetti. Bu yükselişin bir kısmı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden Avrupa ile ticari ve askeri gerilimleri tırmandırmasıyla geldi.
Ons başına yaklaşık 94 dolar seviyesinde olan gümüş, neredeyse tüm emtiaları geride bırakmakla kalmıyor, aynı zamanda güvenli liman ticaretindeki büyük kardeşi altını da açık farkla geçiyor. Altın son bir yılda yüzde 74 yükseldi. Bu saygın bir kazanç olsa da, gümüşün parabolik yükselişinin oldukça gerisinde kalıyor.
Gümüşün güçlü bir hikayesi var ve bu hikaye tamamen güvenli liman olmakla ilgili değil.
Altından farklı olarak gümüş, endüstriyel bir metal olarak güçlü bir talep desteğine sahip. Elektriği mükemmel ileten bir metal. Bu da onu devre kartları, anahtarlar ve güneş panelleri dahil olmak üzere elektronik ürünlerin temel bir bileşeni haline getiriyor. Londra merkezli danışmanlık şirketi Metals Focus’a göre, on yıl önce gümüş talebinin yarısından biraz azını oluşturan endüstriyel kullanım, bugün yüzde 60 seviyesinde.
Elektrikli araçlar gibi yeni kullanım alanlarıyla birlikte endüstriyel talep artıyor. Bu alan özellikle Çin, Avrupa ve diğer bölgelerde güçlü seyrini koruyor. Yapay zeka ile bağlantılı veri merkezlerinin de etkisiyle hızla artan elektrik talebi, gümüşü destekleyen bir diğer unsur.
Gümüş aynı zamanda arz sıkıntılarına da açık olabilir. Yeni üretilen gümüşün yaklaşık dörtte üçü doğrudan gümüş madenciliğiyle değil, kurşun, çinko ve bakır gibi diğer metallerin üretimi sırasında yan ürün olarak elde ediliyor. Bu da gümüş fiyatlarındaki artışın arzı hemen artırmaması anlamına geliyor. Gümüş talebi 2018’den bu yana her yıl arzın üzerinde gerçekleşti. Metals Focus’un verilerine göre geçen yılki arz açığı yüzde 18 oldu. Metals Focus Genel Müdürü Philip Newman’a göre 2026’da da yeni bir açık olası.
Ancak bu sağlam temeller, gümüşteki yükselişi açıklamaya yetmiyor. Köpük söndüğünde de fazla yardımcı olmaları beklenmiyor.
Altınla karşılaştırıldığında gümüş, volatilitesi yüksek küçük ölçekli bir hisse senedi gibi. Küresel olarak 33 trilyon doların üzerinde altın işlemi yapılırken, gümüşte bu rakam 5,3 trilyon dolar seviyesinde. Bu da gümüşü büyük fiyat dalgalanmalarına daha açık hale getiriyor.
Tarihsel olarak gümüşün betası, altına kıyasla 1,4 seviyesinde. Bu, altın yüzde 10 yükseldiğinde gümüşün yüzde 14 yükselmesi gerektiği anlamına geliyor. Ancak düşüşte matematik çok daha acımasız: Fiyatlar yüzde 25 düşerek ons başına 70 dolara gerilerse, kayıpların telafi edilebilmesi için yüzde 34’lük bir yükseliş gerekir.
Trade Nation’da kıdemli piyasa analisti olan David Morrison, “Bunun daha ne kadar sıkışabileceğini bilmiyorum, bir noktada mutlaka sert bir sarsıntı yaşanır,” diyor. “Tam anlamıyla kontrolden çıkmış durumda.”
Teknik göstergeler de tedirgin edici. Gümüş, 94 dolar seviyesinde, 46 dolar olan 200 günlük hareketli ortalamasının iki katından fazla üzerinde işlem görüyor. Ned Davis Research, son iki haftadaki yükselişten önce bile gümüşün “aşırı alım koşullarında” olduğunu belirtmişti.
Bir diğer teknik gösterge olan gümüş-altın oranı da alarm veriyor. Gümüşteki büyük ralliden önce, mayıs ayında bir ons altın almak için 100 ons gümüş gerekiyordu. Bu seviye, yaklaşık 65 olan 50 yıllık ortalamanın oldukça üzerindeydi. Bugün ise gümüş fiyatındaki sert yükselişle birlikte bu oran 51’e kadar geriledi. Bu, altının da tarihi bir boğa piyasasında olmasına rağmen, son on yılın en düşük seviyesi.
Durumu daha da karmaşık hale getiren bir unsur, Trump’ın ticaret politikaları sonrasında gümüşün fiziksel olarak yer değiştirmesi oldu. Geçen yıl fiyatlar, ABD’deki yatırımcılar ve finansal kurumların olası ithalat vergilerine karşı önlem almak için gümüşü Londra’dan New York’a taşımalarıyla yükseldi.
Trump yönetimi ocak ayında gümüş ve diğer kritik minerallere tarife uygulanmasının planlanmadığını açıklamasına rağmen fiyatlar yükselmeye devam etti. Trump’ın Grönland üzerinden yönelttiği son tarife tehditleri ise soru işaretlerini artırdı.
Yine de, değerli metallerde tarife uygulanmayacağı varsayımıyla, New York’ta tutulan gümüşün kademeli olarak yeniden Londra’ya dönmesi muhtemel. Bunu söyleyen isim, deneyimli metal trader’ı ve Mastering Gold and Silver Markets kitabının yazarı Robert Gottlieb. Bu durum, büyük ve öngörülemez fiyat sıçramalarına yol açan arz sıkışmalarının ihtimalini azaltacaktır. Gottlieb, “Londra’daki likidite gevşiyor,” diyor.
Tüm bunlar gümüşün yükselmeye devam etmeyeceği anlamına gelmiyor. ABD’deki yatırımcılar genellikle gümüşü, 50 milyar dolarlık iShares Silver Trust gibi borsa yatırım fonları üzerinden tutuyor. Metals Focus’a göre ETF’lere girişler artıyor ve bu durum ETF’lerde tutulan gümüş miktarını 2024’te 1,04 milyar ons seviyesinden 2025’te 1,33 milyar ons seviyesine taşıdı. ETF’ler genellikle gümüşü Londra dışına çıkarmasa da, satın aldıkları fiziksel gümüş diğer trader’lar için erişilemez hale geliyor ve arzı sıkıştırıyor.
Bazı danışmanlar ise mevcut fiyat seviyelerinden alım yapılmaması gerektiği uyarısında bulunuyor.
ABD Bank’ta kıdemli yatırım stratejisti olan Rob Haworth, bankanın müşteri portföylerine gümüş ekleme planı olmadığını söylüyor. “Bir varlığın fiyatı sıçradığında her zaman yoğun ilgi olur. Ancak sorun şu ki gümüş, altına kıyasla çok küçük bir piyasa,” diyor. “Spekülasyon çok fazla.”
Piyasa döndüğünde fiyatlar sert ve hızlı düşebilir. Hunt Kardeşler’in 1980’lerin başında gümüş piyasasını ele geçirme girişimi Wall Street efsaneleri arasına girmiş olsa da, yatırımcılar 2011 balonunu da göz ardı etmemeli. Fiyatlar nisan sonlarında 49 dolarla zirve yaptıktan sonra, bir haftadan kısa sürede yaklaşık yüzde 25 düşerek 36 dolara geriledi. Yıl sonunda ise gümüş 27 dolar seviyesindeydi.
Peki gümüş için “adil” fiyat ne? Neredeyse kimse 2022 Kasım’ında görülen 20 doların altına düşeceğini savunmuyor. Gümüş-altın oranının uzun vadeli ortalaması olan 65, çarşamba günü altının 4.840 dolarlık fiyatı baz alındığında gümüş için yaklaşık 74 dolara işaret ediyor. Bu bile, gümüşün bir yıl önceki 31,50 dolarlık fiyatına kıyasla yüzde 100’ün üzerinde bir artış anlamına geliyor.
Fiyatlar bu kadar hızlı hareket ederken beklemenin daha doğru olabileceğini söyleyen isim ise WisdomTree Europe’ta emtia ve makroekonomik araştırmaların başında bulunan Nitesh Shah.
Shah, alım yapmak isteyen yatırımcıların, gümüşün yılın başındaki seviyelere yakın olan 70-75 dolar bandına geri çekilmesini beklemesini öneriyor. Altın fiyatları, endüstriyel talep ve diğer faktörlere dayanan yıl sonu hedefi ise 88 dolar.
Shah sözlerini şöyle noktaladı:
“İki haftada yüzde 30 yükseldi. Bu oldukça aşırı. Son kazançların bir kısmı çok hızlı şekilde geri verilebilir”
Veri ihlali bildirimi almak eskiden nadir bir olayken ihlallerinin rekor sayılara ulaşmasıyla birlikte bu bildirimler…
Samsung, Galaxy A55 ve A53 modelleri için Nisan 2026 güvenlik yamasını kullanıma sundu. 47 kritik…
Google, Android 17'nin final betasını yayımladı. Yeni güncelleme, cihazları hızlandıracak katı RAM sınırları, yerel ağ…
Microsoft, Windows 11 Başlat menüsünü WinUI 3 altyapısıyla yeniden inşa ediyor. Performans sorunlarını gidermeyi hedefleyen…
Gemini’ın "Kişisel Zeka" özelliği, kullanıcıların Google uygulamalarındaki verilerini güvenle entegre ederek, tamamen kişisel bağlama uygun,…
ASUS ProArt ve NVIDIA iş birliğiyle ve "İçerik Oluşturucular İçin Geliştirildi, İlham Vermek İçin Tasarlandı"…