
S&P Global tarafından yayımlanan yeni rapor, küresel bakır piyasasının önümüzdeki 15 yılda yapısal bir sıkışma riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Rapora göre yapay zeka, savunma sanayii ve robotik teknolojilerdeki hızlı yayılma, bakır talebini 2025’teki 28 milyon ton seviyesinden 2040’ta yıllık 42 milyon tona taşıyacak. Bu, yaklaşık yüzde 50’lik bir artış anlamına geliyor.
Ancak mevcut üretim trendleri korunursa, talebin yaklaşık dörtte birinin karşılanamama riski bulunuyor. Bu da yıllık 10 milyon metrik tonu aşan kalıcı bir arz açığına işaret ediyor. Raporda, yeni maden yatırımlarının devreye alınmasının uzun yıllar alması, çevresel izin süreçlerinin zorlaşması ve cevher tenörlerindeki düşüşün arz tarafını kısıtlayan temel faktörler olduğu vurgulanıyor.
Dan Yergin, bakırın stratejik önemine dikkat çekerek, “Buradaki temel itici güç dünyanın elektrifikasyonu. Bakır, elektrifikasyonun metalidir” değerlendirmesinde bulunuyor. Elektrikli araçlar, şarj altyapıları, yenilenebilir enerji şebekeleri ve özellikle büyük ölçekli AI veri merkezleri, önümüzdeki dönemde bakır tüketimini hızlandıracak ana alanlar arasında gösteriliyor.
S&P Global analizine göre bir hyperscale veri merkezinin elektrik altyapısı, geleneksel sanayi tesislerine kıyasla çok daha yoğun bakır kullanımı gerektiriyor. Savunma tarafında ise mühimmat üretiminden radar sistemlerine, askeri araçlardan iletişim altyapılarına kadar geniş bir yelpazede bakır kritik rol oynuyor. Ukrayna savaşı sonrası başta Japonya ve Almanya olmak üzere birçok ülkenin savunma bütçelerini artırması da bu talebi kalıcı hale getiriyor.
Carlos Pascual, savunma sektöründeki talebin fiyatlara duyarsız olduğuna dikkat çekerek, “Savunma sanayiinde bakır talebi son derece inelastiktir. Güvenlik öncelikleri, maliyet artışlarının önüne geçer” ifadelerini kullanıyor.
Raporda ayrıca geri dönüşümün kritik bir denge unsuru olabileceği, ancak mevcut kapasitenin talep artış hızına yetişmekte zorlandığı belirtiliyor. Uzmanlara göre, yeni maden yatırımları, geri dönüşüm teknolojileri ve alternatif iletkenlere yönelik Ar-Ge hız kazanmazsa, bakır piyasasında önümüzdeki yıllarda fiyat oynaklığı ve arz şokları daha sık gündeme gelebilir.

İlk yorum yapan olun