
Artık yapay zekayı pek çok şeyde görüyoruz. Haliyle bir laptopta görmek de şaşırtıcı değil. Hatta Acer, model ismine bile AI ibaresini eklemeye özellikle dikkat etmiş. Peki bundan ne anlamamız gerekiyor?
Arkadaşlar bu laptop, evet bir oyuncu bilgisayarı, ama aynı zamanda bu laptopa güç veren RTX 5070 Ti o kadar çok işe yarıyor ki, çok güçlü bir kart. Bulut yerine laptop üzerinde yapay zekanın gücünden yararlanabiliyorsunuz ve haliyle çok daha hızlı sonuç alıyoruz. Yani yapay zekanın gerektirdiği her şeyi yapabildiğimiz için bu AI vurgusu var.
Bu laptopun kalbinde Intel’in Core Ultra 9 275 HX var. 24 çekirdekli bir işlemci bu ve RTX 5070 Ti ile bir araya geldiğinde çok sağlam bir sistem ortaya çıkıyor.
Temel frekans ve çok çekirdekli iş yüklerinde avantaj sağlayan bir tasarımı var. Aynı zamanda güç tasarrufu tarafında da oldukça iyi bir işlemci. Çekirdekler performans ve enerji tasarruflu olarak dağıtılıyor biliyorsunuz. Güncel uyum motorları, video düzenleme yazılımları, render gibi işlemciye yüklenen senaryolarda stabil ve yüksek performanslı bir kullanım sunmayı amaçlıyor. Özellikle HX serisi işlemcilerle ilgili şunu söyleyebilirim: Alacağınız laptopun Intel işlemcisinde HX ibaresini görürseniz, bu işlemcinin masaüstü sınıfına daha yakın performans verdiğini düşünebilirsiniz. Laptoplar içerisinde güçlü işlemci arıyorsanız HX serilerine bakacaksınız. Mobil tarafta üst seviye performans arayan kullanıcılar için HX önemli bir ayırt edici özellik. Bu laptopta da haliyle bu var.
Ekran kartı tarafında az önce altını çizdiğim gibi GeForce RTX 5070 Ti var. Bu tabii ki masaüstü olan 5070 Ti değil. İkisini birbiriyle karıştırmamak gerekiyor. Bu mobil versiyonu. İkisi arasında fark var.
Bu kartın 12 GB GDDR7 belleği var. GPU özellikle yüksek çözünürlükte oyun oynamak, grafik ağırlıklı uygulamalarda daha rahat çalışma imkanı sağlıyor. Özellikle içerisindeki mimari en son nesil olduğu için bütün yazılım desteği konusunda ihtiyacınız olabilecek her şey içerisinde zaten paketlenmiş durumda. Modern oyunlarda yüksek ayarlarda stabil kare hızlarını hedefleyen bu yapı, aynı zamanda GPU hızlandırmalı içerik üretim yazılımları için de uygun bir temel oluşturuyor. RTX serisinin sunduğu güncel teknolojilerle de, oyun ve üretkenlik tarafında uzun vadeli bir kullanım amaçlanıyor.
Zaten ekran kartının performansını oyun oynarken yaptığım benchmark testlerinden ve ayrıca yaptığım sentetik testlerden daha iyi anlayacağız. Ama öncesinde bir de ekrana bakalım.
Bu laptopun iyi bir ekranı var. G-Sync destekli bir ekran.16 inçlik WQXGA çözünürlüklü IPS bir panel görüyoruz. IPS panel tercihi bence güzel olmuş. İçerik üreten ve görüntüyü pek çok kullanıcının gördüğü gibi görmek isteyenler için gayet iyi bir tercih. Elbette yeni nesil IPS panellerde halen ghosting var, ama eski nesillere göre çok daha hızlı bir griden griye geçiş olduğu da bir gerçek.
2560×1600 piksel çözünürlük sunuyor. 16:9 değil 16:10 oranına sahip. 240 Hz tazeleme hızı var. Gayet iyi. Daha akıcı ve net bir görüntü sağlıyor. 16:10 oranı hem oyunlarda hem gündelik kullanımda iş görüyor.
16:10 ekran kullandığınızda özellikle de üretkenlik uygulamalarıyla fazlaca zaman geçiriyorsanız ekstra bir alan daha kazanıyorsunuz ve kesinlikle deneyimi iyileştiren bir şey bu.
Ekran parlaklığı gayet iyi. Yani daha az parlaklıkla da bu ekranı kullanabilirsiniz. 500 nit bir ekran. Eskiden 300 nit oluyordu paneller. Kapalı bir ortamda 500 nit kullanmazsınız o kadar söyleyeyim. Baya yüksek seviyede bir parlaklık. Dışarıya çıktığınız zaman 500’e çıkarırsanız o zaman fark daha iyi anlaşılıyor, ekranı rahatça görebiliyorsunuz.
Bellek ve depolama tarafına da şöyle hızlıca bakalım. 32 GB DDR5 RAM’le geliyor. Bu da çoklu uygulama çalıştırırken ve oyunlarda RAM limitini aşmadığınız yerlerde çok işinize yarıyor. Bazı oyunlar artık 16 GB RAM limitinin ötesinde uyarı veriyor artık, biliyorsunuz. 32 GB bence yeterli gibi görünse de bence bunu yükseltmekte yarar var. Uzun süreli kullanacaksak bunu zaten bir noktadan sonra mecburen yapacağız. Neyse ki laptopun içinde boş bir slot var ve toplam RAM kapasitesini artırabilme şansımız var. Ben açıkçası ilave RAM konusunda gecikmemenizi öneriyorum. Özellikle de yapay zeka nedeniyle belleklere olan talebin çok artması nedeniyle oluşan arz sıkıntısı bellek fiyatlarını çok hızlı yükseltiyor ve bu noktada ne kadar erken davranırsak o kadar iyi olur.
Depolamada 1 TB PCI Express 4.0 M.2 geliyor. Ve az önce belirttiğim gibi ikinci bir slot boş duruyor. Yani depolamayı arttırabilirsiniz. Oyunlarla aranız iyiyse 1 TB’ın bir noktada yeterli gelmeyebileceğini unutmamak gerekir. O yüzden ilave alanımızın olması her türlü iyi bir şey.
Şimdi bu laptop’un asıl olayına gelelim. Evet ekran kartı çok iyi, işlemcisi ve ekranı da gayet başarılı. Ama bu laptopun bence asıl olayı özel soğutma sistemi. 5. Nesil AeroBlade fanlar performansın stabil kalmasını sağlıyor.
Kutu içerisinde bir de adaptörümüz var. Bu uzun süreli oyun ve yoğun iş yüklerinde stabil yüksek güç sağlıyor. Evet bu laptop fişten çekili olarak normal ofis kullanımına uygun ama esas olarak amaç bu değil ve 5070 Ti’li bir ekran kartı ve laptop biliyorsunuz nihayetinde, o yüzden yüksek güç gerektiğinden genelde prize bağlı kalacağız.
Şimdi şunu soracaksınız haklı olarak, kaç saat pili dayanabiliyor diye? Yaklaşık 3 saat diyebilirim. Ama gerçekçi konuşalım hiç buna ihtiyaç duymadım. Çünkü bu laptoptan performans almak istiyorsanız prize bağlı olmalısınız. Ofis çözümü istiyorsanız Acer’ın bunun için de çok hafif ve çok uzun batarya ömrü olan laptop çözümleri var, ama bu laptop’ta amaç farklı, hedef kitle de farklı. Bunu unutmamak gerekiyor.
Laptop, içinde Windows 11 Home yüklü olarak geliyor. Birkaç adımda kurulumu tamamladıktan sonra dikkat etmeniz gereken birkaç şey var. Öncelikle hemen Windows güncellemelerini yapmanızı öneriyorum, sonrasında bu laptoplara özel olarak Acer’ın geliştirdiği bir konsol var. Adı PredatorSense. Bilgisayarı kurduğunuzda içinde yoksa ayrıca yüklemeniz gerekiyor internetten indirip. Bunu indirince laptop’a ince ayar yapabileceğiniz pek çok seçeneği görüyorsunuz.
Laptopu hangi senaryoda kullanacağımıza karar vermemiz gerekiyor önce. Acer burada bize dört seçenek sunuyor. Dengeli mod, laptopla daha basitçe günlük işleri yaparken tercih edeceğimiz bir mod. Fan sesini bu mod altında epey düşüyor. Sessiz moda geçersen fan sesi duyulmaz oluyor, sistem gürültüsü istemediğiniz anlarda Sessiz modu kullanabilirsiniz.
Performans modu ise oyun ve zorlu uygulamalardan daha fazla performans almak için elimizin altında. Bir de Turbo modu var ki, bu mod seçiliyken laptop tam performans çalışıyor ve haliyle soğutma da maksimum seviyede çalıştığından fan sesi çok daha belirgin hale geliyor.
Ama bu konsolda yapabildiklerimiz sadece bununla sınırla değil. Öncelikle anlık olarak CPU ve GPU verilerini konsoldan takip edebiliyoruz, Fan Kontrolü ayarı altında kendimiz manuel olarak fana müdahale edebiliyoruz ve otomatik mod dışında Maksimum modu seçerek en üst seviyede çalıştırabiliyoruz.
Pulsar Aydınlatma sekmesi altında klavyemizdeki aydınlatmanın, yani RGB ışıkların efektlerini ayarlayabiliyoruz. İstersek ışıklar statik olabileceği gibi, farklı hareketler de katabiliyoruz. Tamamen keyfinize göre.
Kişisel Ayarlar’a girdiğinizde burada dahili GPU ya da Nvidia GPU arasında seçim yapabileceğimiz gibi, pilin nasıl şarj olacağını da belirleyebiliyoruz. Pil ömrünü uzatmak adına Optimize Edilmiş Pil Şarjı ayarını seçili bırakabilirsiniz.
Bu saydıklarım dışında da pek çok ince ayara Acer’ın bu konsolu üzerinden erişebilirsiniz.
Şimdi de sentetik benchmark testlerinde bu laptopun neler yapabildiğine tek tek bakalım:

Ama sadece sentetik testlerle yetinecek değiliz elbette. Şimdi de sisteme yüklediğim oyunlar üzerinden nasıl sonuçlar alıyoruz, yakından bakalım.
Grafikleriyle fazlasıyla sistemi zorlayan oyunlardan Doom: The Dark Ages ile başlayalım. Öncelikle şu soruya yanıt vereyim: Bu Multiframe Generation yani Çoklu Kare Oluşturma özelliğini nasıl kullanacağız? Sadece bu oyun özelinde demiyorum, genel olarak tüm oyunlar için de bu soruyu soruyorum.
Öncelikle çözünürlüğümüzü belirleyeceğiz. Sonra DLSS kalite modunu seçelim. Daha alt seviye seçenekler de var elbette ve performansı daha fazla da artırabiliyoruz. Ama bunu yapınca da görüntü kalitesinden minik minik kısmaya başlıyor. O yüzden bence DLSS Kalite olarak ayarı bırakın. Grafik ayarlarını Ultra Nightmare olarak seçiyorum. Işın izleme, Path Tracing yani Yol İzleme dahil diğer grafik ayarları da açık.
Oyun gayet akıcı bir şekilde kendini oynatıyor bu ayarlar altında. Ne performanstan ödün vermiş oldum ne de grafikten. Bi de bu oyun özelinde yavaşlığa hiç tahammülüm yok. Çünkü en ufak bir gecikme söz konusu olduğunda bu oyunu oynayamazsınız, o derece.
CyberPunk 2077 oynayalım biraz da. Bu oyunda da diğer oyunlarda yaptığım gibi ideal ayarları tutturmaya çalıştım. Bu oyunda Transformer Model’i açıyorum, en yüksek model bu. Elbette DLSS açık ve Balanced ayarı seçili. Frame Generation’ı da 2X’te bıraktım. Bu ayarları yapmamdaki amaç ise 60 FPS’nin üzerine çıkmak ve daha akıcı bir şekilde bu oyunu deneyimleyebilmek. Gördüğünüz gibi ideal ayarları bulduğunuzda sonuç gayet iyi.
Forza Horizon 5’te asfaltı ağlatma zamanı. Bu oyunda da elimizi korkak alıştırmadan ayarları en yüksek seviyede belirledim. Grafik ayarları altında Ön Ayar’ı Ekstrem olarak bıraktım, yani en yüksek ayarları seçtim. Video tarafında da DLSS’i açıp Kalite olarak seçim yaptım. Kare oluşturma ayarını da açık tuttum. Gördüğünüz gibi gayet akıcı bir oyun deneyimi söz konusu. Bu tip oyunlarda hız elbette önemli ama grafik ayarlarından ödün vermeden bunu yapabilmek daha da önemli.
Elden Ring’e girelim, burada da ayarları sonuna kadar açtım. Işın İzleme dahil orta seviye bir ayar bile bırakmadım. Peki oyun nasıl oynanıyor derseniz aynen gördüğünüz gibi. Oyun gayet akıcı çalışıyor. Ayarlarda oynarsanız FPS’yi elbette daha da artırabilirsiniz kolayca.
Son olarak Diablo IV’e de göz atalım. DLSS ayarı açık. DLSS Kalite olarak seçtim. Kare Oluşturma’yı 2X olarak ayarladım. Diğer ayarların hepsini en üst seviyeye taşıdım. Işın İzlemeyi de aktif hale getirdim. Gayet akıcı bir deneyim elde edebiliyorsunuz bu ayarlarda bile.
Nvidia Broadcast hala elimizin altında. Yayın yapan arkadaşlara önerimdir, mutlaka kullanın. Epey yol kat etti yıllar içinde. Ses filtreme özellikleri geldi, mikrofona verdiğiniz sesi filtreleyebiliyorsunuz. Hatta bu filtreleme işini hoparlörden çıkan sese de yapabiliyoruz.
İlaveten webcam’den de kısaca bahsetmek isterim. 1080p çözünürlüğünde görüntü alıyor. Özellikle görüntülü görüşme yapmak söz konusuysa bence yeterli. Online toplantılarınızı rahatça yaparsınız. Kaliteyi yükselteyim derseniz zaten Broadcast’i kullanacaksınız.
Ben genel olarak performansını epey beğendim. Şimdi tasarım tarafında dikkatimi çeken noktalardan bahsedeyim. Öncelikle klavye yapısı özellikle bildiğimiz klasik laptoplara göre daha çıkıntılı. W tuşunda bunu daha da fazla hissedebiliyorsunuz. Bunu kusur olarak söylemiyorum bu arada, farklılık olarak anlatıyorum. Aydınlatmalar, genel kasa görünümü, estetiği bence başarılı.
Portlar ve genel kasa tasarımı işlevsel. 3 tane Tip-A, 2 tane Tip-C, 3.5 mm kulaklık yuvası, HDMI, Ethernet ve bir de MicroSD kart okuyucu var. Arka taraftaki Tip-C portlarından özellikle bir tanesinin Thunderbolt olması da çok önemli bir artı. Burada kasanın hem yan taraflarında hem arka tarafında portlar olması soğutmanın arka ve yan olarak yerleşmesi de gayet doğal.
Acer bu laptopunda biraz daha soğutma sistemine ve kasanın yapısına güvenerek işlemcideki maksimum sıcaklık limitleri konusunda daha esnek davranmış. Yani yüksek performansı için uçları açmışlar desek yeridir.
Bu laptop kimler için dersek, ben gerçekten bir laptopu yüksek güçlü kullanmak istiyorum ve soğutmasına da güvenmek istiyorum diyorsanız 2026 yılında gayet iyi bir seçenek. 5070 Ti mi, yoksa 5080 mi tercih edeyim derseniz, ona da açıklık getireyim. Bu soruya çok kişi 5080 diye yanıt verir muhtemelen ama aradaki fiyat farkını da düşünürsek 5070 Ti varken 5080’e çıkmanın en azından her koşulda çok mantıklı olmadığını düşünüyorum. 5070 Ti, özellikle laptoplarda fiyatları biraz daha cazip hale getirebiliyor. Elbette Türkiye şartlarında fiyatlar çok çok yüksek, bunu da kabul ediyorum ama kendi aralarında fiyatları karşılaştırıyorsak fiyat olarak daha cazip kalıyor diyebilirim.
Yaklaşık 3 haftadır kullanıyorum ve Acer Predator Helios Neo 16 AI ile ilgili kısaca şunu söyleyebilirim: Bu laptopu oyunculara da öneririm, GPU bazlı uygulamalarla uğraşanlara da net öneririm.

İlk yorum yapan olun