
Bu yıl POCO F8 Pro ve F8 Ultra olmak üzere iki yeni model karşımıza çıktı. F8 Pro, geçen yılın POCO F7 Ultra’sında kullanılan ve geçen yılın en güçlü mobil işlemcisi Snapdragon 8 Elite’i kullanıyor. F8 Pro elbette Ultra’ya göre daha bütçe dostu ve bugünün şartlarında altından kalkamayacağı uygulama ve oyun yok. Ama bu videonun konusu F8 Pro değil, Ultra.
Bu telefonun daha ilk bakışta diğer telefonlara göre ayırt edici bir özelliği var. Hemen kamera kurulumunun yanında bulunan BOSE ses sistemi. Bir telefonda ses ne kadar iyi olabilir ki diye düşünürken gerçekten büyük bir sürpriz oldu bu.
F8 Ultra gerçek bir amiral gemisi telefon. Her şeyden önce kamera sistemiyle de bunu ispatlıyor. Yani sadece işlemcisi çok güçlü bir telefon değil, her yönüyle amiral telefon tanımına uygun bir model olmuş. Önceki Ultra modeline göre ana kamera daha büyük bir sensöre kavuşmuş, telefoto kamera daha uzun menzil sunuyor, yani optik zoom artık 5x seviyesinde. Ayrıca ultra geniş kamera daha fazla piksel kazanmış, ama hâlâ otomatik odaklamadan yoksun maalesef ve selfie kamerası da büyük bir sıçrama yapmıyor geçen yıla göre. Ancak bunlar çok önemli eksiler değil ve bu modelle doğru yönde adımlar atıldığı da bir gerçek.
Ana hatlarıyla POCO F8 Ultra böyle bir telefon. Şimdi detaylara inme vakti.
Kutu açılışı
Poco F8 Ultra’nın kutu içeriğine hızlıca bakalım. Klasik sarı siyah renklerinin hakim olduğu karton bir kutuda geliyor. Benim telefon kutusunun içinde şarj adaptörü yok, ama bu bana özel bir durum. Türkiye’de satılacak POCO F8 Serisi’nde şarj adaptörü kutudan çıkacak, içiniz rahat olsun.
Kutuda bir ucu USB-A, bir ucu USB-C olan kablo var ve beraberinde telefon kılıfı da geliyor.
Tasarım
Gelelim tasarım tarafına. Poco F8 Ultra’in Xiaomi 17 Pro Max’in izinden gittiği söylenebilir ve biraz da aslında yıllar önce karşımıza çıkan Xiaomi 11 Ultra’yı bana hatırlatıyor.
Poco F8 Ultra iki farklı renkte geliyor: Denim Mavisi ve Siyah. Benim kullanmakta olduğum Siyah renkli olduğu için bu model üzerinden devam edeceğim.
Benim renkler konusunda tek takıldığım nokta POCO’nun imza renginin olduğu bir modeli satışa çıkarmamış olması. Yani sarı renkte bir model de gelebilirmiş. Ama nedense bu modelde bunu tercih etmemişler.
Ön yüzde ise Poco Shield Glass adı verilen bir koruma camı kullanılıyor. Bu, Gorilla Glass değil ama yeterince sağlam. Üzerinde ayrıca fabrikada uygulanmış plastik bir ekran koruyucu da bulunuyor. Yani siz ayrıca ekran koruyucu taktırmıyorsunuz, kutudan böyle çıkıyor.

Ekran altı ultrasonik parmak izi okuyucu da işini iyi yapıyor ve F8 Ultra’da biyometrik doğrulama için en iyi seçenek. Başparmağın doğal olarak denk geldiği bir noktaya yerleştirilmiş. Hızlı ve güvenilir çalışıyor. Ekran koruyucu da sıkıntı yaratmıyor ve sorunsuz çalışıyor, ancak sonradan takılan koruyucularla bu durum değişebilir, ona net bir şey söylemek zor.
Çerçeve alüminyumdan yapılmış. Büyük ölçüde düz ama elde keskin bir his de bırakmıyor.
Telefon ayrıca IP68 sertifikasına sahip; yani toza ve suya karşı korumalı ve 1.5 metre derinlikte 30 dakikaya kadar su altında kalabiliyor. Ancak sıvı teması garanti kapsamında olmadığı için bunu test etmeye çok da hevesli olmayın derim. IP69’dan söz edilmiyor, yani yüksek sıcaklıktaki basınçlı su jetleri tamamen kapsam dışı da diyebiliriz.
Bu modeldeki en büyük değişikliklerden biri eSIM desteğinin eklenmesi. İncelediğim bu modelin SIM tepsisinde iki nano SIM yuvası bulunuyor ve ayarlardan SIM 2’yi eSIM ile değiştirme seçeneği sunuluyor. Üç seçenekten ikisi aynı anda aktif olabiliyor. Böylece F7 Ultra’nın zayıf kaldığı bir nokta giderilmiş oldu.
Ekran
Poco F8 Ultra, Poco’nun HyperRGB adını verdiği 6.9 inç OLED bir ekranla geliyor. Bu sistemde üç ana renk için eşit sayıda alt piksel bulunuyor; dizilimleri tamamen klasik olmasa da bu farkı büyük ölçüde önemsiz kılıyor. Çözünürlük 1.200×2.608 piksel ve 416ppi piksel yoğunluğuyla sunuluyor.
Panel 120Hz’e kadar yenileme hızı ve 480Hz’e kadar dokunma örnekleme hızı destekliyor. DC karartma da mevcut. Ayrıca 12-bit bir ekran ve bu da 68 milyar renk desteği anlamına geliyor. HDR10, HDR10+ ve Dolby Vision da destekleniyor.
Poco’nun açıklamasına göre maksimum parlaklık, yüksek parlaklık modunda tam ekran için 2.000 nit, ekranın yüzde 25’lik alanında ise 3.500 nit. Yaptığım testte yüzde 10’luk alan testinde neredeyse tam 3.500 nit elde ettim, bence gayet iyi.
Manuel parlaklık sürgüsü kullanıldığında, Güneş Işığı modu açıkken biraz 800 nit’in üzerinde, kapalıyken ise bunun 200 nit kadar altında değer elde ediliyor. Minimum parlaklık ise vaat edildiği gibi 1.0 nit ve özellikle tamamen karanlık ortamlarda telefon kullananlar için son derece kullanışlı.
F8 Ultra, “Varsayılan” yani tam otomatik mod ve iki adet Özel mod yani 120Hz ve 60Hz seçeneklerini sunuyor. Önceki nesilde olduğu gibi F8 Ultra’nın paneli LTPO değil ve yenileme hızı davranışı çok uyarlanabilir sayılmaz. Varsayılan ve 120Hz özel modlarında boşta kalındığında 60Hz’e düşüyor, ama bunun ötesinde pek bir esneklik yok. 90Hz modunu hiç görmedim, 60Hz’in altına da hiç inmedi.
Otomatik mod ile 120Hz modu arasında küçük ama önemli bir fark var: 120Hz modunda uygulama bazlı yenileme hızı ayarları yapılabiliyor. Böylece bazı uygulamalar ve oyunlar için yüksek yenileme hızını zorlayabilir veya pil tasarrufu için bazılarını 60Hz’e sabitleyebilirsiniz. Oyunlarda ise genel olarak sorunsuz bir deneyim elde ettim.
Poco F8 Ultra, HDR10, HDR10+ ve Dolby Vision destekliyor. Netflix uygulamasında üç HDR standardı da destekleniyor, ayrıca Widevine L1 uyumluluğu sayesinde DRM korumalı içeriklerde FullHD oynatma sağlanıyor.
Android Ultra HDR standardı da tamamen destekleniyor. Hem yerel Galeri uygulamasında hem Google Fotoğraflar’da hem de Chrome’da bu desteği görüyorsunuz.
F8 Ultra, VisionBoost D8 adlı özel bir çip taşıyor. F7 Ultra’dakiyle aynı ancak bir seviye artırılmış versiyon. Oyun ve video oynatma sırasında görselleri iyileştirmeyi amaçlayan bu donanımı doğrudan kontrol edemiyorsunuz; arka planda kendi başına çalışıyor.
Batarya
Poco F8 Ultra’nın bataryası 6.500mAh. Yaklaşık 18 saatlik kullanım sunuyor, yani çok rahat size bir gün enerjisi yetiyor da diyebilirim.
Bu telefon, ister özel Xiaomi adaptörü ister USB Power Delivery destekli bir adaptör kullanın, 100W şarj desteğine sahip. Türkiye’de satılan modellerde kutusundan şarj adaptörü çıkıyor, tekrar altını çizeyim. Bu telefon aynı zamanda 50W kablosuz hızlı şarj desteğiyle de geliyor.
67W USB PD adaptörle yarım saatte yaklaşık yüzde 70’e ulaşması gayet iyiydi, ancak yüzde 100’e ulaşması biraz 1 saati geçti.

Ters kablolu şarj 22.5W’a kadar destekleniyor ve ters kablosuz şarj da mevcut.
HyperOS ayarlarında batarya ömrünü uzatmaya yönelik birçok seçenek var. Genelde telefon kullanırken ihmal ediyoruz ama bu ayarları incelersek pil ömrü noktasında pek çok aracın elimizin altında olduğunu görebiliriz.
Kablolu şarjda “Standart” ve “En yüksek hız” modları arasında seçim yapabiliyorsunuz. “Akıllı şarj” özelliği açıkken telefon yüzde 80’e kadar şarj oluyor, ardından kullanım alışkanlıklarınıza göre son yüzde 20’yi siz telefonu kullanmaya yakın bir zamanda tamamlıyor.
Ayrıca “Pil koruması” seçeneğiyle şarjı her durumda yüzde 80 ile sınırlayabiliyorsunuz. Bunun dışında yine aynı bölümde “Akıllı şarj” adında, başka bir seçenek daha var. Bu ayar düşük pil seviyesinde daha hızlı şarj, yüksek pil seviyesinde daha akıcı performans sağladığını söylüyor.
Hoparlör
Ses tarafında oldukça iddialı bir telefon kullanıyoruz. Poco F8 Ultra, Bose ile iş birliği kapsamında 2.1 hoparlör kurulumuna sahip. Pazarlama tarafı bu konuda oldukça net ve ses ekipmanı firması olan Bose’un logosu telefonun arkasında yer alıyor. Bu logo, “subwoofer” olarak adlandırılan ve tablet seviyesinde olduğu söylenen 16x20mm boyutundaki 1620 bağımsız subwoofer’ın tam ortasına yerleştirilmiş.

Diğer iki hoparlör ise 11x15mm boyutlarında.
Poco’nun üst hoparlörü, hem çerçevede yukarı doğru açılan bir boşluktan hem de ekranın üstündeki ince bir yarıktan öne doğru ses veriyor, böylece ahize olarak da görev yapıyor. Alt hoparlör ise sesi sadece aşağı doğru veriyor. “Subwoofer” ise arkadan dışarı doğru ses yayıyor ve iki kanalın karışımını alıyor.
Yazılım
Poco F8 Ultra ve F8 Pro, Türkiye dahil global pazarlar için kutudan HyperOS 3.0 ve Android 16 ile çıkan ilk Xiaomi cihazları. Buna ek olarak Xiaomi, bu iki model için 4 büyük işletim sistemi yükseltmesi ve 6 yıllık güvenlik güncellemesi vadediyor.
HyperOS 3, görsel olarak önceki nesle göre çok büyük bir fark taşımıyor, ancak birkaç dikkat çekici yenilik var. Örneğin Xiaomi, animasyonlar üzerinde çalışmış; artık biraz daha akıcı ve muhtemelen biraz daha hızlı görünüyor. Sistem simgeleri de yeniden tasarlanmış; artık daha düz ve daha sade, ama hoş olmuş.
Yine de en dikkat çekici arayüz eklemesi Hyper Island denebilir. Çalıştırdığınız bazı uygulamalar, selfie kamerası etrafında küçük hap şeklinde bir baloncuğa küçülüyor ve gerektiğinde hızlıca o uygulamaya geri dönebiliyorsunuz. Ayrıca varsa bağlamsal bilgiler de gösteriliyor. Örneğin, müzik uygulamaları çalan parçanın albüm kapağını gösterirken, bir zamanlayıcı ayarlarsanız kalan süreyi gösteriyor; ses kaydedici de kaydın devam ettiğini gösteriyor.
HyperAI özellikleri ise öncekiyle aynı görünüyor. Yapay zekadan yazılarınızda yardım isteyebilir, deşifre veya çeviri yaptırabilir ya da YouTube’da video izlerken altyazı göstermesini sağlayabilirsiniz. Sabit görüntülerden dinamik duvar kağıtları oluşturabilirsiniz.
Özellikler ve arayüz tasarımını bir kenara bırakırsak Xiaomi’nin HyperOS 3 sürümü gayet akıcı ve hızlı hissettiriyor diyebilirim.
Performans
Poco F8 Ultra, Qualcomm’un en yeni üst seviye Snapdragon yongasını taşıyor: 8 Elite Gen 5. Artık tanıdık hale gelmiş ve kendini kanıtlamış bu çip, gerçek amiral gemilerinde ve amiral gemisi katillerinde karşımıza çıkıyor.
Snapdragon 8 Elite Gen 5, 3nm üretim sürecinde üretiliyor ve 2+6 çekirdek konfigürasyonlu sekiz çekirdekli Oryon CPU. Yeni Adreno GPU yüzde 23 daha hızlı, geliştirilmiş Hexagon NPU da yüzde 37 daha hızlı.
Kullandığım telefon 16GB LPDDR5X RAM ve 512GB UFS 4.1 depolamaya sahip. Bu telefonun 12GB/256GB’lık bir modeli de mevcut ve 60 bin liralık fiyatla ülkemizde satılıyor.

F8 Ultra, sentetik testlerle iyi iş çıkardı. GeekBench’te CPU performansı açısından üst düzey sonuçlar elde etti ve Antutu 11’de zirveye oynadı.
Test sırasında telefonu fazlasıyla zorladığımızdan yüzey sıcaklıkları da Poco F8 Ultra’da biraz yüksek seyretti; kamera adasının hemen altı 58 dereceye, çerçeve boyunca ise 50 derece civarına ulaştı. Tutuş açısından rahatsız edici seviyede olmasa da, yine de normalden biraz yüksek.
Kamera
Önceki nesil Poco F7 Ultra, F serisini bir kademe yukarı taşıyarak seriye bir telefoto kamera eklemişti. Bu sefer ise tüm kamera sistemi elden geçiriliyor; telefoto için daha uzun menzil, ana kamera ve ultra geniş için de daha büyük sensörler geliyor.
Ana kamera, Light Fusion 950 olarak geçen ve donanım uygulamalarında OVX9500 şeklinde listelenen bir OmniVision sensör kullanıyor. 1/1.3” optik formatı tam anlamıyla amiral gemisi seviyesinde görünüyor.
Bu yeni nesil, telefoto cephesinde de vites yükseltiyor ve sensör aynı kalsa da, lens artık 5x zoom sunuyor. Önceki model 2.5x seviyesindeydi. Lens hem oldukça parlak hem de yakın netleme yapabiliyor, yani genel olarak hoş bir yükseltme gibi görünüyor.
Ultra geniş kamera da yeni; selefinin 32MP sensörü yerine 50MP sensör kullanılıyor. Yeni yapı daha dar açılı bir lensle geliyor; artık 15mm yerine 18mm, bu da bazı kullanıcılar için yeterince geniş olmayabilir. Odak ise hâlâ sabit.
Sabit odaklı olan bir başka unsur da selfie kamerası; yine 32MP sensör tabanlı bir versiyon kullanılıyor. Bu sefer alışılmadık derecede geniş bir açı sunuyor; bu da hoş bir değişiklik olabilir.
Şimdi POCO F8 Ultra ile yaptığım çekimler üzerinden ilerleyelim.
Gün ışığında fotoğraf kalitesi
Ana kamera
Poco F8 Ultra’nın ana kamera çekimleri harika. Dinamik aralık mükemmel; hem gölgelerde hem de parlak alanlarda iyi detay verirken, genel kontrast da oldukça yerinde. Beyaz dengesi güvenilir, doygunluk ise göze hoş gelen bir canlılık sunuyor. Detay seviyesi gayet yüksek ve detaylar nispeten doğal bir şekilde işlenmiş.
İşin aslı Bali’de fotoğraf çekmiş olmak da büyük şans oldu, bu güzel adada fotoğrafları güzelleştiren çok fazla şey vardı.
İnsan çekimlerinde de sonuçlar gayet iyi. Cilt tonları doğru, yüz detayları iyi korunmuş. Büyük sensör/parlak lens kombinasyonu sayesinde arka planla özne arasında doğal bir ayrışma var.
Öte yandan 50MP çekimler çok fazla artı değer sunmuyor. Eğer yağlı boya tablolarından hoşlanıyorsanız belki sevebilirsiniz, ama genel kullanım için pek anlamlı değil.
Normal çözünürlükteki 2x fotoğraflar ise tam tersine son derece iyi detay sunuyor.
Telefoto kamera
5x telefoto kamera, yakın plan olsun uzak plan olsun, detay açısından zengin fotoğraflar çekiyor. Kontrast ve dinamik aralık yine çok iyi, renk üretimi de aynı derecede başarılı.
İster Fotoğraf modunda ister Portre modunda, telefoto kamera ile üst seviye portreler çekebilirsiniz. 115mm eşdeğer odak uzaklığı, daha sıkı kadrajlar için çok uygun.
10x zoom fotoğraflar da oldukça iyi. Detay seviyesi çok iyi olsa da ışığın daha loş olduğu iç mekanlarda görüntüler biraz yumuşuyor ve uzaktaki rastgele detaylar ağır keskinleştirmeye maruz kalabiliyor. Yine de bu düşük ışık seviyesinde bence işini iyi yapıyor.
Yakın çekimler
Telefoto kameranın yaklaşık 30 santimetrelik yakın netleme mesafesi çok iddialı değil ve önceki modelin 8.5cm’lik mesafesine göre bir ilerleme görmüyoruz. Öte yandan bu lens, önceki nesile göre iki kat daha fazla yakınlaştırma sunuyor. Her durumda F8 Ultra’nın telefoto kamerası başarılı yakın çekimler için yeterli.
Ultra geniş kamera
Ultra geniş kameranın çıktıları, genel açıdan bakıldığında son derece başarılı; dinamik aralık geniş, renkler ise hoş. Keskinlik ve detay seviyesi de etkileyici, bunda nispeten dar görüş açısının ve sabit odaklı yapının payı büyük.
Selfie’ler
Poco F8 Ultra’nın ön kamerasında otomatik odak bulunmuyor, ancak geniş odak uzaklığı ve iyi ayarlanmış odak mesafesi, hem kol mesafesinde hem de oldukça yakından net sonuçlar almanızı sağlıyor. Cilt tonları güzel, renkler genel olarak biraz sakin olsa da dinamik aralık çok iyi.
Düşük ışıkta fotoğraf kalitesi
Ana kamera
Telefonu biraz daha zorlamak için ışığın yetersiz olduğu noktalarda da çekim yaptım. F8 Ultra’nın ana kamerası, karanlıkta gerçekten çok iyi iş çıkarıyor. Pozlama çok başarılı, hem parlak alanlar hem de gölgeler için bol dinamik aralık sunuyor. Beyaz dengesi yerli yerinde ve renk üretimi birinci sınıf. Detay seviyesi de yüksek.
2x zoom sonuçları da gayet tatmin edici.
Telefoto kamera
5x zoomda Poco’nun telefoto kamerası çok iyi çekimler yapıyor. Detay seviyesi yüksek, biraz grenli bir yapı olsa da hiç önemli değil. Pozlamalar isabetli, dinamik aralık geniş, beyaz dengesi tutarlı ve renkler oldukça hoş.
10x seviyesinde biraz yumuşama söz konusu, fakat fotoğraflar kullanılabilir kalıyor.
Ultra geniş kamera
Ultra geniş kameranın düşük ışık çekimleri oldukça yumuşak; özellikle karanlık bölgelerdeki düşük kontrastlı detaylar iyice pürüzsüzleştiriliyor. Daha fazla ışık olduğunda kamera biraz daha iyi iş çıkarıyor ama gece performansı hiçbir zaman gerçekten mükemmel seviyeye ulaşmıyor.
Video kaydı
Poco F8 Ultra, tüm arka kameralarıyla 4K60’a kadar video kaydı yapabiliyor; ana kamera ise bunun üzerine 8K30 fps desteği sunuyor. Selfie kamera tarafında ise maksimum 4K30 mümkün. 24fps seçeneği yok; Pro video modunda bile bulunmuyor.
Varsayılan kodek h.265, fakat dilerseniz h.264’e geçebiliyorsunuz. Telefonda HDR10+ kaydını da etkinleştirebilirsiniz, ancak bu yalnızca ana kamerada ve sadece 4K30’da mümkün. Dolby Vision kaydı mevcut değil.
Tüm çözünürlük ve kare hızlarında her zaman elektronik görüntü sabitleme yani EIS mevcut. Bunun üzerine, tüm arka kameralar için sizi 2.8K30’a kilitleyen ShootSteady modu da var.

Gün ışığında ana kameradan alınan 4K30 görüntüler çok iyi; fotoğraflarda gördüğümüz aynı güzel renkler ve geniş dinamik aralığa ek olarak gayet sağlam bir detay seviyesi sunuyor. 60fps’e geçtiğinizde kalite anlamında kayda değer bir fark oluşmuyor, bu yüzden bu seçenek de rahatlıkla kullanılabilir. 2x zoomda sonuçlar aynı ölçüde etkileyici olmasa da kalite kabul edilebilir düzeyde kalıyor.
5x zoom görüntüleri de detay ve genel görüntü özellikleri bakımından etkileyici. Ultra geniş kamera, renk ve dinamik aralık açısından hayal kırıklığı yaratmıyor, ancak özellikle fotoğraflarda gördüğümüz keskinlik seviyesini düşününce, beklenenden biraz daha yumuşak.
Ana kamera, sabit pozisyondan çekim yaparken sarsıntıyı mükemmel biçimde gideriyor ve yürürken oluşan titreşimleri de oldukça iyi şekilde dengeliyor. Ultra geniş kamera da sabit dururken gayet stabil görüntüler elde ediyor. Her iki kamera da yatay kaydırma yaparken akıcı bir izlenim veriyor.
Karanlıkta ana kamera, detay açısından biraz geride kalsa da renkler ve dinamik aralık bakımından iyi videolar çekiyor. Ultra geniş ise genel olarak zayıf. Telefoto kamera, kendi bağlamında bakıldığında muhtemelen üçü arasında en rekabetçi olanı; biraz grenli olsa da çok iyi detay, mükemmel pozlama, dinamik aralık ve renkler sunuyor.
Sonuç
Özetle POCO F8 Ultra oldukça iyi iş çıkarıyor. Ekran gerçekten çok parlak olabiliyor ve her türlü HDR standardını destekliyor. Pil ömrü gerçekten çok iyi ve şarj da oldukça hızlı. Hoparlörler ise hoş bir sürpriz olmuş ve ses performansı lafta kalmıyor, Bose imzalı sistem gerçekten etkileyici. eSIM desteğinin bu modele eklenmiş olması da F8 Ultra’yı seyahat edenler için çok daha cazip hale getiriyor.
Kamera sistemi her zamankinden daha iddialı. Daha üst düzey bir ana kamera, günün her saati, hem fotoğrafta hem videoda harika sonuçlar veriyor. Ayrıca 2x zoomda da çok iyi olduğu için, yeni 5x telefoto lensin sunduğu ekstra menzil, F7 Ultra’daki 2.5x zoom kamerasını aratmayacak. Selfie’ler de oldukça iyi.
60 bin liradan başlayan fiyatlarla ülkemizde satılıyor ve bence bu güçlü işlemci ve diğer özellikleri düşündüğümüzde abartılı bir fiyat kesinlikle değil.
Güncel fiyat ve detaylı bilgi için tıklayın.
Sponsorlu İçerik

İlk yorum yapan olun