
Oppo Find X9 Pro küresel pazara yeni çıktı ve Türkiye’ye gelmesini neyse ki çok beklemedik. Oppo’nun şu an piyasadaki en güçlü amirali de diyebiliriz bu model için. Beraberinde etkileyici bir donanım getiriyor. Özellikle bir amiral telefonda görmeye alışık olmadığımız o devasa bataryası bu telefonun en dikkat çekici özelliklerinden biri. Ve tabii fotoğrafçılık kitiyle bu telefonu kullanmak eminim ki çok daha üst seviye bir deneyim sunabilirdi, ama o kit maalesef bende olmadığı için kit özelinde konuşmayacağız, en azından bugün için. Zaten Oppo Hasselblad Telekonvertör’ün Türkiye’de satışı da yok şu an için, o yüzden bunu pas geçmekte bence sakınca yok.
Find X9 Pro, önceki modelin iki telefoto kamerasını çıkarıp yerine tek bir yeni, daha yüksek çözünürlüklü 200MP ünite koyuyor. Sensör de daha büyük ve çok daha yakına odaklanan bir lensle eşleştirilmiş. Vivo bunu bir süredir yapıyordu, şimdi Oppo da dönüştürücü bir telefoto deneyimi için kendi şansını deniyor. Bu dönüşüm, 230mm’ye 10x optik yakınlaştırma sunan isteğe bağlı telefoto uzatıcıyla bir adım daha ileri taşınabiliyor.
7.500mAh bataryayı az önce vurgulamıştım. Üst seviye telefonlarda bu tür kapasiteleri görmeye alışkın değiliz ve bu açıdan Find X9 Pro, zirveye oynayan bir dayanıklılık vaadiyle geliyor. Bu kadar yüksek kapasiteli bir bataryayı 80W SuperVOOC ile şarj edebilmek de bir başka önemli nokta.

6,78 inç OLED ekran her açıdan harika; hatta bu modelde ekran daha da parlak. Ve tabii ki yeni bir işlemci var içinde, en yeni üst seviye Dimensity.
Yeni ön kamera da son derece iyi bir geliştirme almış ve gözden kaçırılacak gibi değil. Buraya kadar kısa kısa Find X9 Pro’nun öne çıkan özelliklerinden bahsettim. Şimdi derinlere dalma zamanı ve önce kutu içeriğinde neler var, ona bakalım.
Kutu İçeriği
Üzerinde kocaman bir 9 bulunan gri temalı bir kutuya geliyor. Oppo ile birlikte bu telefona çok şey katan Hasselblad imzasını da elbette kutu üzerinde görüyoruz. Ayrıca Oppo’nun cihazlarında giderek daha fazla ağırlık verdiği yapay zeka özelliklerine vurgu yapmak adına Oppo AI Phone vurgusu da yine dikkat çekici.
Kutunun içine baktığımızda dolu dolu geldiğini söyleyebiliriz. Diğer bazı amiral telefonlarda gördüğümüz boş kutu yok, içinde standart bir ucu USB-A bir ucu USB-C kablo çıkıyor, ayrıca şarj adaptörü de yer alıyor. Telefonun kılıfı da içinden çıkıyor.
Bu arada ambalajın tamamı kağıttan yapılmış, herhangi bir plastik malzeme kullanılmamış. Adaptörü kutu içeriğinden çıkarıp çevrevi görünmeye çalışan markalara göre çok daha mantıklı bir hareket olmuş, Oppo’yu buradan tebrik etmek istiyorum.
Tasarım
Kutu içeriği gayet güzeldi. Şimdi telefonun tasarımına yakından bakalım.
Find X9 Pro, önceki neslin tasarım çizgisinden çok farklı bir yerde. Arka kameralar artık eski merkezi konumlarında değil, sol üst köşeye taşınmış ve ön ile arka panellerdeki tüm kavis izleri tamamen ortadan kaldırılmış.
Bu kadar büyük bir bataryayı bir telefona sığdırmanın bazı ödünler gerektirdiğini tahmin etmek zor değil ve kameraların yerinin değiştirilmesi bence bunu mümkün kılan önemli bir unsur olmuş. Ekran ve arka panelin düzleştirilmesine gelince, bu da sektör genelinde görülen bir tasarım trendi gibi duruyor.
Büyük ekran ön yüzün büyük kısmını kaplıyor ve minimal çerçeveler telefonun premium konumuna yakışır şekilde tasarlanmış.

Cihaz 224 gram ağırlığında. Karşılaştırmak gerekirse iPhone 17 Pro Max’ten 9 gram daha hafif diyebiliriz. Hafif sayılmaz, ama kullanımı da hantal hissettirmiyor.
Cam paneller Corning üretimi, ancak Oppo bunun tam olarak hangi Gorilla Glass türü olduğunu paylaşmadı. Çerçeve alüminyumdan yapılmış. Ne arka yüzey ne de çerçeve parmak izi toplamaya yatkın. Yani parmak izinin kalması gibi bir sorun bu telefonda yaşamıyoruz. Bence hoş bir detay kesinlikle. Bir telefonu kullanırken en sevmediğim şey parmak izlerini tutması.
Telefon, toza ve suya dayanıklılık için IP68/IP69 sertifikasına sahip. Bu, hem suda 1,5 metre derinlikte ve 30 dakika boyunca kalabileceği anlamına geliyor, hem de 80°C’yi bulan yüksek sıcaklıktaki su jetlerine direnç gösterebiliyor.
Find X9 Pro, ortalama bir telefondan daha fazla fiziksel kontrol butonuna sahip. Ses tuşu ve güç tuşu geçtim, bunlar zaten olmazsa olmaz butonlar. Ama ayrıca sağ tarafta Oppo’nun Quick tuşunu buluyorsun — bu, aslında tam anlamıyla bir tuş değil; basınca duyarlı ve kapasitif bir alan ve kamerayı başlatmak ile temel kamera işlemlerini yapmak için kullanılıyor.
Sol tarafta ise gerçek anlamda bir tuş olan Snap tuşu mevcut. Bu tuş da kamerayı başlatacak şekilde ayarlanabiliyor, ancak alternatif olarak el fenerini, ses kaydediciyi, çevirmeni, rahatsız etmeyin modunu veya benzeri işlevleri açacak şekilde de yapılandırılabiliyor.

Find X9 Pro çift nano SIM yuvası ile geliyor, ancak SIM2 yuvasını bir eSIM ile değiştirebilme şansımız da var. Yani yurt dışına seyahat edenler için bu iyi bir şey.
Find X9 Pro iki renk seçeneğiyle geliyor. Kullanmakta olduğum Titanyum Antrasit modeli dışında ayrıca daha açık renkteki İpek Beyazı modeli de tercih edebilirsiniz.
Ekran
Find X9 Pro, 6,78 inç LTPO OLED bir ekranla geliyor ve 1272 × 2772 piksel çözünürlük sağlıyor. Find X8 Pro’nun panelinden 8 piksel daha geniş ve 8 piksel daha kısa. Piksel yoğunluğu 450 ppi seviyesinde. Yenileme hızı 1–120 Hz aralığında dinamik olarak ayarlanabiliyor, yüksek frekanslı 2160 Hz PWM karartma, titreşimsiz bir deneyim sağlamayı hedefliyor ve geniş kapsamlı HDR desteği de sunuluyor.
Oppo, bu telefonun manuel kullanımda 800 nit ve parlak ortam ışığında yani ekran tamamen aydınlatıldığında 1.800 nit parlaklığa ulaşabildiğini söylüyor. Yaptığım testlerde de bu seviyeyi gördüm.
Find X9 Pro’nun yenileme hızı uygulaması, 1 Hz ile 120 Hz arasındaki çeşitli modlar arasında geçiş yapmasına izin veriyor. Bu geçiş, içerik ve kullanıcı etkileşiminin bir kombinasyonuna dayanıyor; parlaklık seviyesi bu durumu etkilemiyor. Minimum parlaklıkta bile telefonun boşta olduğu durumlarda 1 Hz elde ettim.
Oyun oynarken ise denediğim hemen her oyunun 60 Hz / 60 fps ile sınırlandırıldığını gördüm, bu da önceki modellerden gördüğümüz bir şeydi ve bu modelde de değişen bir şey yok.

Find X9 Pro, HDR10+ ve Dolby Vision dahil olmak üzere tüm büyük HDR standartlarını destekliyor. Netflix, içeriğe bağlı olarak hem HDR10 hem de Dolby Vision desteği sunarken, YouTube’da da HDR yayınlar alabildim. Widevine L1 sertifikası sayesinde DRM korumalı içeriklerde yüksek çözünürlüklü oynatma da mümkün.
Beklendiği gibi Find X9 Pro, HDR fotoğrafları geliştirilmiş ton eşleme ve parlak vurgular için parlaklık artışıyla görüntüleyen Android Ultra HDR standardını destekliyor. Bu özellik Oppo’nun Fotoğraflar galerisinde uygulanmış; bunu ayarlardan genel olarak kapatabilmenin yanı sıra, fotoğraf başına karşılaştırma yapmak için kapatma düğmesi de bulunuyor. Bu özellik Google Fotoğraflar’da da çalışıyor.
Batarya
Find X9 Pro, devasa 7.500mAh kapasiteli bir silikon karbon batarya kullanıyor. Bu da önceki nesle kıyasla yapılan en büyük yükseltmelerden biri. Find X9 Pro’nun pil ömrü, diğer rakip amiral modellerle karşılaştırıldığında çok ileri seviyede.
PCMark ile yaptığım pil testinde 26 saate yakın ekran süresi elde ettim, ki bu süreleri genelde ya giriş ya da orta segment bazı modellerde görebiliyoruz. Ama üst düzey donanıma ev sahipliği yapan bir amiral telefonda bu kadar uzun bir pil ömrü olması kesinlikle büyük bir artı.
Find X9 Pro, Oppo’nun tescilli SuperVOOC standardı ile 80W’a kadar, USB Power Delivery üzerinden ise 55W’a kadar şarj desteği sunuyor. Telefon kutudan şarj aletiyle çıkıyor, o yüzden en yüksek hızda telefonunuzu şarj edebiliyorsunuz.

Pilin kapasitesi göz önüne alındığında şarj hızı oldukça iyi. Yaklaşık 70 dakikada bataryayı %0’dan 100’e doldurmak mümkün. Yarım saat şarj ederseniz yaklaşık %50’lik bir doluluk oranı elde ediyorsunuz.
X9 Pro ayrıca şirketin kendi AirVOOC pedi kullanıldığında 50W’a kadar kablosuz şarjı destekliyor, ancak bu aksesuar elimde olmadığı için testini yapma şansım olmadı. Bu arada ters kablosuz şarj da destekleniyor ve bu modda güç 10W’a kadar çıkabiliyor.
Oldukça standart bir pil tasarrufu ve pil sağlığı seçenekleri paketi sunuluyor. Akıllı şarj seçeneği, şarj alışkanlıklarını öğrenmeye çalışıyor ve son dolum işlemini telefonu kullanmanız gerektiğini tahmin ettiği zamana yakın bir anda tamamlıyor. Ayrıca %80 ile %100 arasında, %5’lik artışlarla bir şarj limiti belirleyebiliyorsunuz. Akıllı hızlı şarjı kapatıp telefonun maksimum hızından daha yavaş şarj olmasını da sağlayabiliyorsunuz.
Hoparlör
Find X9 Pro, altta yer alan bir hoparlör ve ekranın üstünde bulunan, sesi öne doğru veren ve aynı zamanda ahize olarak görev yapan ikinci bir hoparlörden oluşan çift hoparlörlü bir stereo sisteme sahip. Önceki uygulamalardan farklı olarak Find X9 Pro’da sıkı bir kanal ayrımı var. Kanallar, telefon yatay tutulduğunda cihazın yönüne göre atanıyor; telefon dikey tutulduğunda ise üst hoparlör sol kanalı veriyor.
Find X9 Pro’nun ses seviyesi iyi. Oppo, tizleri ve orta frekansları biraz geri çekmiş; bu sayede Find X9 Pro, önceki nesle kıyasla daha nötr bir ses sunuyor. Ancak iPhone 17 Pro Max ve Galaxy S25 Ultra genel olarak daha iyi ve daha baslı ses veriyor.
Yazılım
Oppo Find X9 Pro, Android 16 çekirdeği üzerine inşa edilmiş ColorOS 16 ile geliyor. Find X9 Pro, 5 büyük Android sürüm güncellemesi ve toplamda 6 yıl süren güvenlik güncellemesi alacak. Yani Android 21 üzerine kurulu ColorOS 21’e kadar büyük güncellemeyi bu telefonda göreceğiz. İyi bir süre.
En güncel ColorOS sürümü, önceki versiyondan çok da farklı değil; ancak burada birkaç ekleme, bazı ince dokunuşlar ve çok sayıda yapay zekâ tabanlı özellik bulunuyor. Temel yapı büyük ölçüde değişmeden kalmış; yalnızca bazı simgelerde küçük tasarım yenilikleri var.
Bu yılın yenilikleri arasında, artık neredeyse her yerde gördüğümüz, saat tasarımının görselin bir öğesinin arkasına gizlendiği derinlik efektine sahip kilit ekranı saat stili seçkisi yer alıyor. Animasyonlar da bol miktarda mevcut.
Uygulama çekmecesinde, başka bir üreticinin çözümüne oldukça benzeyen yeni bir kategori gruplama stili de sunuluyor. Farklı türlerde büyük klasörler de destekleniyor. Akıllı yan panel de yerini koruyor.
Google tarafından sunulan pek çok yapay zekâ özelliği de sistemde yer alıyor; bunlar arasında Gemini asistanı, Gemini Live, Circle to Search var. Gemini’nin Oppo Mind Space uygulamasıyla entegrasyonu da öne çıkan yeniliklerden biri.
Elbette Oppo’nun kendi yapay zekâ destekli özellikleri de geniş bir yelpazeye sahip. AI Speak yani Sesli Oku özelliği metinleri sesli olarak okuyor, AI Yazar, senin yerine metin yazmayı deniyor. AI Search, telefondaki desteklenen uygulamalar arasında arama yapabiliyor; AI Translate adının vaat ettiğini yerine getiriyor. Ayrıca metinleri veya görselleri özetleyen AI VoiceScribe da var.
Bir de AI Studio uygulaması var. Bu uygulama, bulut tabanlı üretken yapay zekâ kullanarak, kendi fotoğrafına dayanarak farklı stillerde gerçekçi görseller veya animasyonlar oluşturuyor. Kullanım sınırsız değil; ancak ilk kayıt olduğunuzda bir miktar kredi veriliyor ve uygulamayı düzenli kullanarak bu kredileri yenileyebiliyorsunuz.
Galeride yapay zeka tabanlı fotoğraf düzenleme araçları da mevcut. AI Silgi, AI Yeniden Düzenle, AI Portre Parıltısı, AI Mükemmel Çekim, Berraklığı Artırma, Bulanıklığı Giderme ve Yansımaları kaldırma dahil pek çok araç elimizin altında.
Performans
Önceki birkaç Ultra olmayan Oppo Find X neslinde olduğu gibi, Find X9 Pro da Snapdragon yerine bir MediaTek yonga setine güveniyor. Buradaki Dimensity 9500, elbette gerçek anlamda üst seviye bir yonga. 3nm üretim süreciyle üretilmiş ve en yeni nesil Arm çekirdeklerini içeren tamamen “büyük çekirdekli” bir CPU yapılandırmasına sahip.
CPU, 4,21GHz’e kadar saat hızına çıkan tek bir Arm C1-Ultra ana çekirdeğin yanı sıra üç adet C1-Premium çekirdek ve dört adet C1-Pro çekirdekten oluşuyor. Toplamda her zamanki gibi 8 çekirdek var. MediaTek, önceki yongaya kıyasla tek çekirdek CPU performansında %32, çok çekirdekte %17, tepe GPU performansında %33 artış sağlarken, daha iyi yapay zekâ sonuçları ve genel verimlilik iyileştirmeleri de vaat ediyor.

Kullandığım telefonda 16GB LPDDR5X RAM ve 512GB UFS 4.1 depolama alanı var. Bu, küresel olarak sunulan tek yapılandırma ve farklı bir seçeneğimiz yok. Yanlış bilmiyorsam Çin’de 16GB RAM’li 1TB’lık bir üst seviye sürüm var, hatta 256GB veya 512GB depolama alanına sahip 12GB RAM’li modelleri de satıyorlar. Ama globalde ve Türkiye’de az önce belirttiğim gibi tek seçeneğimiz var.
Benchmarklarda Find X9 Pro, geçen yılın modeline kıyasla bazı iyileştirmeler gösterdi. Find X8 Pro’ya kıyasla tek çekirdek CPU performansında %15’lik bir artış elde ettim; çok çekirdek testinde ise sonuçlar %11 daha yüksekti. AnTuTu 11 skoru oldukça yüksek. GeekBench skoru da gayet iyi. Find X9 Pro, özellikle 3DMark Solar Bay testinde ışın izleme konusunda belirgin bir avantaja sahipken, diğer 3DMark sonuçları çok iyi olsa da sınıfının lideri değildi.
Telefonu çok zorlarsanız elbette ısınma oluyor. Stres testinden sonra cihazın arka yüzeyinde, kamera adasının sağ tarafında, yonga setinin bulunduğu bölgede yüzey sıcaklıkları oldukça yüksek seviyelere ulaştı. Yaklaşık 50 derece ölçtüm, ama bu da beklenen bir değer zaten. Normalde telefonu tuttuğunuz yer o ısınan bölge olmadığı için kullanımda herhangi bir rahatsızlık yaratmıyor.
Kamera
Oppo, bu Find neslinde Pro kamera sistemini yeniden tasarlamış ve iki ayrı 50MP telefoto kamerayı çıkarıp, kısa odakta daha iyi ve uzun odakta en az onun kadar iyi olması beklenen tek bir 200MP telefoto kamera ile değiştirmiş. Ana kamera da geliştirilmiş durumda ve artık daha yetenekli bir ön kamera da var. Bir de Find X9 Pro’ya eklenebilen isteğe bağlı bir telefoto uzatıcı seçeneğini unutmamak lazım. Oldukça kapsamlı bir yükseltme oluyor bunu edindiğinizde, ama bu incelememizde bu kiti konuşmayacağız.
Telefoto tarafıyla başlayacak olursak, Oppo büyük sayılabilecek 1/1,56 inç boyutunda 200MP bir sensöre geçmiş. Bu sensör, önceki nesilde kullanılan 1/1,95 inç sensöre kıyasla önemli bir yükseltme. Sensör, 70mm eşdeğer odak uzaklığına sahip bir periskop lensle eşleştirilmiş; bu lens parlak f/2,1 diyafram açıklığına sahip ve yaklaşık 9 cm gibi oldukça etkileyici bir yakın netleme mesafesi sunuyor. Buna ek olarak, Oppo ve Hasselblad’ın birlikte geliştirdiği ve optik erişimi 230mm’ye çıkaran yeni bir telefoto uzatıcı lensle çalışacak şekilde tasarlanmış.
Ana kamera, önceki nesildeki 1/1,4 inç sensörden 1/1,28 inç sensöre yükseltilmiş ve diyafram açıklığı da artık biraz daha parlak. Ultra geniş açılı kameranın donanımı ise değişmeden kalmış.

Find X8 Ultra’nın True Color kamerası da Find X9 Pro’ya taşınmış. Bu, kareyi 6’ya 8’lik bir ızgaraya bölen ve her bölüm için ayrı ayrı ışık sıcaklığı hesaplayan özel bir 2MP kamera. Bu sayede, kadrajın farklı bölümleri için seçici beyaz dengesi elde edilebiliyor ve zorlu koşullarda daha iyi renk üretimi sağlanıyor. Asıl amaç, yapay ve/veya sınırlı ışıkta çekilen portrelerde hoş cilt tonları elde etmek.
Selfie tarafında nihayet otomatik odaklama geliyor ve nominal çözünürlük de artırılmış durumda. Ön kamera artık 50MP’lik bir modüle yükseltilmiş, ki arka taraftaki ultra geniş kamerayla aynı sensör. Bu da eski 32MP sabit odaklı selfie kameralarına kıyasla belirgin bir iyileştirme anlamına geliyor.
Önceki nesil modellerde gördüğümüz Quick Button burada da mevcut. Aslında adına rağmen gerçek bir “tuş” değil; tıklanmıyor, bunun yerine basınca duyarlı çalışıyor ve bu hissi vermek için telefonun titreşim motoruna güveniyor.
İşlevselliği basit ve sezgisel. Tuşa çift basmak kamerayı başlatmak veya kamerayı açıp hemen bir fotoğraf çekmek için kullanılabiliyor. İsterseniz çift basma işlevini tamamen kapatıp Quick Button’ı yalnızca kamera uygulamasının içindeyken kullanmayı da seçebiliyorsunuz.
Fotoğraf modundayken bu tuşa baskı uygulayınca fotoğraf çekiyor; basılı tutmak ise seri çekim yapmanızı sağlıyor. Video modunda ise kayıt başlatma ve durdurma işlevi görüyor. Ayrıca altında kapasitif bir sensör de bulunuyor; bu sayede parmağını kaydırarak yakınlaştırma yapabiliyorsunuz. Bu özellik sadece yatay çekim sırasında çalışıyor, dikey kullanamıyoruz.
Oppo, “sektörde ilk” denilebilecek birkaç özelliğe dikkat çekiyor. Bunlardan biri, Find X9 Pro’nun varsayılan olarak 50MP fotoğraf çekebilmesi. Bu, formatlar bölümünde açıkça “50MP” olarak adlandırılmıyor, bunun yerine “Yüksek çözünürlük” seçeneği olarak geçiyor. Bu ayar, üç arka kameranın tamamında çalışıyor. Diğer yenilik ise hareketli fotoğrafların artık geçmişteki 1080p yerine 4K olarak çekilmesi.
Şimdi yaptığım çekimler eşliğinde Find X9 Pro’nun kamera performansına daha yakından bakalım.
Gün Işığı / Ana kamera
Find X9 Pro, ana kamerasıyla harika fotoğraflar çekiyor. Dinamik aralık mükemmel; hem uç noktalar iyi şekilde işlenmiş hem de genel kontrast hoş görünüyor. Renk üretimi iyi seviyede, doğru miktarda canlılık sunuyor ve otomatik beyaz dengesi güvenilir. Detaylar güzel ve net, gürültü ise yok denecek kadar az.
1x portreler son derece başarılı; cilt tonları hoş ve yüz detayları iyi tanımlanmış. Bir miktar doğal alan derinliği bulanıklığı da mevcut, ancak konu ile arka plan arasında daha fazla ayrım isterseniz Portre modu bunu, kenarlarda neredeyse hiç hata yapmadan sağlıyor.
Ana kameradaki 50MP modu da gayet iyi performans gösteriyor ve varsayılan olarak seçili olan 12MP çekimlere kıyasla biraz daha fazla detay elde etmek mümkün.
Bu durumda ana kameranın iyi 2x çekimler yapabilmesi de mantıklı oluyor ve gerçekten de öyle. Fotoğraflar çoğunlukla keskin ve detaylı.
2x’te insan fotoğrafları hâlâ çok iyi; konu üzerindeki detay seviyesi yüksek kalıyor. 47mm odak uzaklığı daha iyi bir perspektif ve daha hoş yüz oranları sunuyor.
Gün Işığı / Telefoto kamera
200MP’lik 3x telefoto kamera, bu şovun tartışmasız yıldızı. 12MP çekimler olağanüstü; yüksek frekanslı dokuları oldukça doğal bir şekilde işliyor, gürültü yok ve detay seviyesi mükemmel. Renkler çok iyi, dinamik aralık da öyle.
50MP modu bazı sahnelerde daha fazla detay yakalayabiliyor, ancak burada da Oppo’nun algoritmalarının işlemeye değmez bulduğu bazı bölgelerde yumuşama görüyoruz.
200MP’de de çekim yapabilirsiniz. Dosya boyutları 80MB’a kadar çıkıyor, ancak buna değiyor mu derseniz ona çok emin değilim.

Buna karşılık 12MP’de 6x çekim yapmak bana çok daha mantıklı geliyor. Keskinlik mükemmel, detaylar genel olarak çok iyi.
Gün Işığı / Yakın çekimler
Telefoto kameranın yaklaşık 9 cm’lik son derece kısa netleme mesafesi, mükemmel detaylara sahip çok kaliteli yakın çekimler yapılmasına olanak tanıyor.
6x yakınlaştırmada daha da büyük bir büyütme elde etmek mümkün ve piksel düzeyindeki netlik neredeyse aynı derecede iyi kalıyor.
Gün Işığı / Ultra geniş kamera
Ultra geniş kamera da sağlam bir performans sergiliyor. Renkler ve dinamik aralık çok iyi, detay seviyesi de yüksek.
Gün Işığı / Selfie’ler
Ön kamera, önemli iyileştirmelerden birine sahip ve Find X9 Pro gerçekten güzel selfie’ler çekebiliyor. Detay seviyesi iyi, cilt tonları genel olarak hoş, ancak iç mekânda beyaz dengesi biraz soğuk tarafa kayabiliyor.
Düşük Işık / Ana kamera
Karanlıkta Find X9 Pro’nun ana kamerası üst düzey fotoğraflar çekiyor. Pozlamalar mükemmel ve hem parlak alanları iyi kontrol eden hem de gölgelerde detay sunan geniş bir dinamik aralık mevcut. Otomatik beyaz dengesi genellikle isabetli ve renkler çoğu zaman çok iyi.
2x yakınlaştırmada ise çok iyi iş çıkardığını söyleyemem. Fotoğraflar sıklıkla yumuşak görünüyor ve iyi kare yakalamak için biraz uğraşmanız gerekebilir. Bu, aslında Find X8 Pro’daki deneyimimib bana hatırlattı ve görünen o ki Oppo bu alanda kayda değer bir iyileştirme yapmamış.
Düşük Işık / 3x telefoto kamera
Telefoto kamera ise işini iyi yapıyor. Fotoğraflar mükemmel keskinlik ve geniş bir dinamik aralık sunuyor. 6x çekimler ise bence daha iyi olabilirmiş.
Düşük Işık / Ultra geniş kamera
Ultra geniş kamera da görevini fena yapmıyor; üreticilerin ultra geniş kameralar için üzerinde uzlaşmış gibi göründüğü “ortalama” seviyeye yakın bir performans sunuyor. Detaylar yeterli, dinamik aralık iyi, renkler ise genel olarak doğru.
Video kaydı
Find X9 Pro, arka taraftaki ana ve telefoto kameralarla 4K120 FPS’ye kadar video kaydı yapabiliyor; ultra geniş ve ön kamera ise 4K60 FPS ile sınırlı. Pro video modu, tüm kameralar için 4K24 FPS seçeneğini de ekliyor. İlginç olan şu ki bu Oppo’nun bu amiralinde de 8K yok. Benim için önemli bir eksiklik olmasa da, buna takılanlar olabilir.
Varsayılan codec h.265, ancak h.264’e geçiş yapılabiliyor. Vizördeki HDR düğmesine dokunduğunuzda, 4K120 FPS dahil tüm kalite ayarlarında Dolby Vision çekim de kullanılabiliyor. Pro video modu ayrıca Log seçeneği sunuyor.

Tüm çözünürlük ve kare hızlarında her zaman açık olan standart bir elektronik görüntü sabitleme yani EIS mevcut. Bunun yanında, 4K120 FPS dışındaki tüm modlarda çalışan Ultra steady modu da var. Pro video modunda elektronik sabitleme kapatılabiliyor.
Find X9 Pro’nun ana kamera videoları 1x’te harika; geniş dinamik aralık ve canlı renkler sunuyor. 2x videolar Find X8 Pro’da olduğu gibi belirgin şekilde yumuşak kalıyor. 3x yakınlaştırma sonuçları ise çok iyi; 6x klipler de çok iyi ve hatta gerçek bir 6x kameraya sahip olan önceki nesille neredeyse aynı seviyede. Ultra geniş ile çekilen videolar da sağlam; renkler ve dinamik aralık çok iyi, detay seviyesi de tatmin edici.
Gece çekimlerinde de ana kamera yüksek kaliteli video sunmaya devam ediyor — detaylar iyi, gürültü başarılı şekilde kontrol altında ve dinamik aralık ile renkler mükemmel. Telefoto videolar da çok iyi, ancak geçen yıla kıyasla bir tık daha az keskin. 6x’te kalite yine iyi kalıyor. Ultra geniş kamera bu yıl biraz daha gelişmiş; daha keskin, daha detaylı ve daha geniş bir dinamik aralığa sahip.
Video sabitleme, Find X9 Pro’da her senaryoda mükemmel çalışıyor. Sabit durarak çekim yaptığında neredeyse tripod benzeri sonuçlar elde ediliyor; yürürken oluşan sarsıntılar da çok iyi şekilde gideriliyor. Pan hareketleri de ani geçişler olmadan son derece akıcı.
Sonuç
Find X9 Pro beklediğimin ötesinde iyi bir telefon olmuş. Özellikle pil ve kamera tarafında bulunduğu segmentin en iddialı modellerinden biri. Telefon, pil tarafında bulunduğu segmentte rakipsiz. Bu devasa pile rağmen telefon tuğla gibi hissettirmiyor kesinlikle. Ayrıca, neredeyse powerbank boyutlarında sayılabilecek bir kapasiteye rağmen makul hızlarda şarj olabiliyor.
Oppo’nun Find Pro modellerinde MediaTek yongalarına güvenmeye devam etmesi kesinlikle doğru bir tercih olmuş ve Find X9 Pro da hem benchmark sonuçlarında hem de günlük kullanım hissiyatında beklenen üst seviye performansı sunuyor. Elbette uzun süreli yükler altında performans düşüşü görülebilir, ancak ColorOS’un uzun süredir devam eden yüksek yenileme hızlı oyunlara mesafeli yaklaşımı düşünüldüğünde, muhtemelen telefonu bu kadar zorlamayacaksın. Zaten bu seviyede bir kamera telefonu, aynı zamanda tam anlamıyla bir oyun telefonu olmak zorunda da değil.
Ve Find X9 Pro’nun ne kadar iyi bir kamera telefonu olduğu gerçekten ortada. Önceki nesil büyük eksikler barındırmıyordu, ancak 2025 modeli daha iyi selfie’ler, daha gelişmiş bir ana kamera ve iki ayrı yakınlaştırma kamerası yerine tek bir tane olsa bile çok daha esnek bir telefoto düzeni sunuyor. Gelişmiş yakın çekim yetenekleri ve düşük ışık performansı herkesin işine yarayacak hiç şüphesiz; buna bir de menzil konusunda fazlasıyla iddialı olanlar için isteğe bağlı telefoto uzatıcı ekleniyor. Find’in kamera tarafında kusurları yok değil, ancak bunlar çoğu kullanıcının fark etmeyeceği minik detaylar.
Sonuç olarak, üst seviye bir kamera telefonu arıyorsanız Find X9 Pro’yu almamanız için bir neden yok, gönül rahatlığıyla önerebilirim.

İlk yorum yapan olun