Oppo A5 Pro inceleme

Merhaba herkese. Bugün bütçe dostu telefon arayanlar için yeni bir seçenek olan Oppo A5 Pro’yu enine boyuna konuşacağız. Tasarımı olsun, kamerası ve işlemcisi olsun, bu telefonla ilgili aklınıza takılan ne varsa yanıtını bu makalede bulacaksınız. O halde zamanınızı çok çalmadan gelin, Oppo A5 Pro’yu bir de benden dinleyin. Hadi başlıyoruz! – DEVAMI …


Oppo, Türkiye’ye daha fazla model getirmeye başladı. Oppo A serisini zaten uzun yıllardır yakından tanıyoruz, ancak Oppo’nun ekranı katlanabilen telefonu Oppo Find N5 de nihayet Türkiye’ye geldi. Fiyatıyla üzse de Türkiye pazarına gelmesini çok önemsiyorum. Ayrıca Oppo’nun bu yıl içinde Find X serisine ait yeni modelleri de Türkiye’ye getirme durumu var. Biliyorsunuz bu telefonlar Türkiye’de doğrudan satılmıyor ve şimdi Oppo hem bütçe dostu, hem Reno serisi hem de Find serisiyle Türkiye’de daha fazla adından söz ettirecek gibi görünüyor.

Bu kısa bilgiden sonra şimdi Oppo A5 Pro’ya geri dönelim. Öncelikle A5 Pro orta segmentte yer alan bir telefon. Bence orta değil, giriş segmente daha uygun olan bir telefon.

Tasarım

Her zaman olduğu gibi bir telefonu detaylıca incelerken ilk olarak tasarımla başlayalım. Çünkü izlenimler her zaman önemlidir. Bu açıdan Oppo A5 Pro geçer not alabilecek bir model.

Düz kenarlı tasarımı ve iPhone’un ikonik görünümünü andıran kamera şık bir görünümü var. Bu benzerliğe marka ilham almış da diyebilirsiniz, taklit tasarım da diyebilirsiniz. Ne derseniz deyin, sonuç değişmiyor, telefon gayet şık duruyor.

Öncelikle sağlam mı sağlam bir telefon. Amiral telefonlarda gördüğümüz IP69 sertifikasına sahip, düşünün. Peki IP69’un bu telefonda olması ne ifade ediyor? Tazyikli suya yani basınçlı suya karşı dayanıklılık gösteriyor. Sıcak suya karşı da dayanıklı. IP69 sertifikasıyla sağlam bir telefon olduğunu her yönden sizlere hissettiriyor. Bunun haricinde 1.5 metrede 30 dakika boyunca suya dayanabiliyor. Bu da güzel.

Bununla birlikte, askeri düzeyde darbe dayanıklılığı sertifikası da mevcut. Bu da onu fiyat segmentindeki en dayanıklı akıllı telefonlardan biri yapıyor. Yani sakar kullanıcılar ya da koşturmacası bol olan kullanıcılar için biçilmiş kaftan.

Elde tutulduğunda Oppo A5 Pro sağlam ve dengeli hissettiriyor. Düz kenarları ve düşünülmüş ağırlık dağılımı sayesinde uzun süreli kullanımda bile konforlu ve kaliteli bir yapı hissi veriyor. Genel olarak Oppo, tasarım ve dayanıklılık konusunda bu segmentte gerçekten iyi iş çıkarmış.

Bunun haricinde çok da kalın olmayan ve pek de ağır olmayan bir telefon kullanıyoruz. 7.76 mm’lik bir kalınlığı var, ağırlık olarak da 194 gram. Ne ağır ne hafif diyebileceğim bir telefon, tam kıvamında.

Oppo A5 Pro, iki farklı renkle geliyor. Benim kullandığım ve gördüğünüz Kahverengi modeli. Bir de Zeytin Yeşili modeli var ki o da bu rengi kendine yakın bulanlar için güzel bir seçenek. Ama bence bu fiyat bandında bir telefon olarak daha fazla renk çeşidiyle gelebilirmiş.

Telefonun arka tarafına göz attığımızda kamera çıkıntısı olabildiğince minimize edilmiş. Buna ek olarak da kameranın çevresi de böyle altın renklerle bezlenmiş ki telefonda kontrast oluşturulsun diye. Telefonun sağ tarafında ses açma kapatma tuşlarıyla güç tuşu yer alıyor. Tabii ki burada parmak izi okuyucusu da var. Sol tarafa geldiğimizde SIM tepsisini görüyoruz. Alt tarafa geldiğimizde ise mikrofon, hoparlör ve USB Type-C yer alıyor.

Ekran

Gelelim ekrana. Oppo A5 Pro, 6.67 inçlik bir IPS LCD ekrana sahip. Çözünürlük 720 x 1604 piksel, eh işte diyebileceğimiz bir ekran. Ancak Oppo, canlı renkler ve 1000 nit’e kadar ulaşan parlaklık seviyesiyle tatmin edici bir görüntü sunmayı başarmış. Bu sayede farklı ışık koşullarında ekran rahatlıkla görülebiliyor, ancak doğrudan güneş ışığı altında ekranı görmek biraz daha zor.

IPS LCD paneller arasındaki en yüksek parlaklık derine sahip olan telefonlardan biri. Çünkü IPS LCD paneller kendi panelinin doğası gerek çok fazla yüksek parlaklıklara çıkamaz. Ama burada 1000 nit maksimum parlaklığa kadar çıkabiliyor. Bu da iyi bence.

90Hz yenileme hızıyla geliyor. 120 Hz ile gelebilirmiş bence, 90 Hz’i destekleyen ekranlara göre daha akıcı bir kaydırma ve dokunma deneyimi sunabilirdi. Bu hali de kötü değil elbette. Oyun oynarken, internette gezinirken veya video izlerken fazlasıyla iş görüyor. Neticede 60 Hz’e göre biraz daha akıcı. Yani 1.5 kat daha fazla akıcılığı sizlere sağlayabiliyor.

Elbette ekran AMOLED panellerle karşılaştırıldığında özellikle kontrast ve siyah derinliği konusunda geride kalıyor. Bu da siyah renklerin ağırlıkta olduğu sahnelerde tat kaçırıyor. Günlük kullanım için fazlasıyla yeterli olsa da, bu fiyat noktasında OLED panel tercih edilseydi genel deneyimi çok daha üst seviyeye taşıyabilirdi. Bu noktada geliştirme payı olduğunu söyleyebiliriz.

Yani anlayacağınız ekran özellikleri tasarımı kadar öne çıkmıyor ve çok bir iddiası yok. IPS LCD panel kullanıyor ve çözünürlük tarafında HD plastik bir ekran var. Oppo’nun bu telefonda ekranıyla öne çıkmamasında en önemli neden muhtemelen maliyeti aşağı çekmek.

Ekran çerçeveleri biraz belirgin. Çok kalın değil ama çok da ince de diyemeyiz. Rahatsız ediyor mu derseniz ben çok takılmadım. Ama herkes ben değil sonuçta.

Ekranın üzerinde harici bir ekran koruma jelatini bulunuyor. Bu da güzel bir şey. Aynı zamanda Corning Gorilla Glass 7i ile korunuyor. Ekranı darbelere ve çizilmelere karşı dayanıklı bir yapıda.

Performans

Gelelim performans tarafına. Cihazın kalbinde 11nm üretim sürecinden çıkan Snapdragon 6s 4G Gen1 işlemci var. 6s Gen 1 işlemcisinden öyle yüksek performans beklemeyeceğiz elbette, çünkü öyle bir dünya yok. Sonuçta giriş segmentinde bir telefon kullanıyoruz. Ama elbette işlemciden beklentilerim var. Temel seviyede de olsa oyunları çalıştırabilmeli, bataryaya daha az yük olmalı, rutin kullandığım sosyal medya dahil uygulamalarımı sorunsuz çalıştırabilmeli. Tüm bunları yapıyorsa bana yeter.

Bu işlemcinin tercih edilmesindeki nedenlerden biri elbette güç tüketiminde telefona iyi davranması. Bu da batarya ömrüne pozitif yansıyor.

Yanlış bilmiyorsam bu telefonun sadece 8 GB LPDDR4X RAM’li ve UFS 2.1’li 256 GB’lık depolama alanına sahip modeli ülkemizde satılıyor. Farklı bir seçeneğimiz yok yani.

Tabii sanal RAM takviyesi yapabiliyoruz. Ama bu artış elbette arka taraftaki uygulamalar için geçerli. Ben birkaç tane sentetik testini yaptım. Açıkçası şunu söyleyebilirim: Bu seviyedeki telefonlarda sanal RAM takviyesinin öyle kayda değer bir etkisi yok. Yine de elimizin altında olması kötü değil.

Oyun deneyimi de keyifli. Cihaz, oyunları orta ila yüksek ayarlarda kayda değer kare hızı düşüşü olmadan çalıştırabiliyor. Ancak uzun süreli oyun seanslarında bazı ısınmalar ve termal kısıtlamalar görülebiliyor. Bu durum bu fiyat segmentindeki cihazlar için oldukça yaygın. Ortalama bir kullanıcı için performans gayet yeterli diyebiliriz.

Yazılım

Oppo’nun yazılımlarını oldum olası sevmişimdir. Sade, kullanışlı, aradığını kolayca bulabildiğin ve ekstra özelliklerle telefona değer katan bir yazılım.

Oppo A5 Pro güncel bir telefon. Çünkü Android 15 üzerinde ColorOS 15’i kullanıyor. Gayet akıcı bir şekilde çalışıyor. Birçok özelleştirme de elinizin altında. Tabii bu telefona kaç yıl güncelleme gelecek, o kısma emin değilim. Ama şunu biliyorum: Oppo, 48 ay yani dört yıl boyunca telefonun akıcı bir şekilde çalışacağını söylüyor. Elbette 4 sene bu telefonu kullanmadan ne yorum yapsam boş. Ancak Oppo’nun bu 4 yıllık süre zarfında telefonunu yalnız bırakmayacağı, güncellemelerle telefonunun akıcılığını ve güvenliğini destekleyeceğini de söyleyebiliriz.

Kamera

Giriş segmentinde bir telefon kullandığımızı tekrar hatırlatarak kamera kısmına geçiyorum, ki beklentiyi çok abartmayalım. Telefonun arka yüzündeki kamera modülünde 50 MP ana kamera ve bu kameraya eşlik eden 2 MP derinlik sensörünü görüyoruz. Gün ışığında bir problem yaşamazsınız, çektiğim fotoğrafları beğendim. Portre moduna geçince burada bokeh efektini de iyi verdiğini düşünüyorum. Arka planı güzel bulanıklaştırıyor.

Ön ve arka kamerayla aynı anda video çekimi yapabileceğiniz çift görüşlü video (dual-view video) özelliği de oldukça eğlenceli.

Önde ise 8MP’lik bir selfie kamerası bulunuyor. Bu kamera doğal cilt tonları ve keskinlik sunarak kaliteli özçekimler yapmanıza olanak tanıyor. Görüntülü aramalar için de fazlasıyla yeterli. Bu kamera 1080×30 fps videolar çekebiliyor.

Arka yüzdeki kamera da 1080p çözünürlükte 60fps kayıt yapabiliyor. Ne yazık ki optik görüntü sabitleme (OIS) bulunmuyor, bu yüzden daha stabil çekimler için bir gimbal kullanmanız gerekebilir.

Hava karardığında ya da bir şekilde ışığın yetersiz olduğu bir noktada fotoğraf çekmek isterseniz işte telefonun zorlu sınavı burada başlıyor. O gündüz yaptığım güzel çekimleri arar hale geliyorum. Yine de giriş segment bir telefon için kötü değil, durumu kurtarır.

Kamera tarafında yapay zeka özellikleri de yer alıyor. Bunun başına tabii ki AI silgi geliyor. Yani istemediğiniz bir obje varsa onu silebiliyorsunuz. Onun haricinde yansıma gidiricisi bulunuyor. Fotoğrafınızda bir yansıma varsa, örneğin camın arkasında çektiğiniz bir fotoğraf varsa onu düzeltebiliyorsunuz. Harici olarak da bulanıklık gidiricide var. Yani telefonda blurlu bir fotoğraf varsa hareketli, bir fotoğraf varsa oradaki blur’u kaldırmaya çalışıyor. Yerine göre başarılı. Bir de AI Studio var burada. Sosyal medya hesaplarınıza biraz renk katmak için mevcut fotoğraflara sanatsal stiller uyguluyorsunuz, keyifli bir özellik.

Ses

Ses performansını da atlamayayım. Stereo hoparlör kurulumu var. Alt ızgaradaki hoparlöre ahizedeki ses çıkışı eşlik ediyor. Tizleri daha ağırlıklı bir şekilde veriyor. Bas ağırlıklı ses isteyenlere pek hitap eden bir telefon değil.

Batarya

Oppo A5 Pro’nun en iddialı yanlarından birine geldi sıra, batarya ömrünü konuşalım şimdi de. Bu telefonu sattıran iki önemli şey var: Sağlamlık, uzun batarya ömrü. Bu ikisinden biri eksikse zaten rakipler ham yapar, yutar. Bu açıdan Oppo isteneni verebilen bir telefon üretmiş.

5800 mAh’lık bir batarya var içerisinde. Gerçekten azımsanmayacak bir batarya seviyesi bu. 5800 mAh batarya 45W hızlı şarj desteğine sahip. Bazı amirallerin bile bu seviyelerde şarj olduğunu düşününce A5 Pro’da bunu görmek kesinlikle güzel. Yaklaşık 1 saat gibi bir sürede telefonun bataryasını yüzde 0’dan 100’e doldurabiliyorsunuz.

İşte burada işlemciyi tekrar hatırlamamız gerekiyor. Snapdragon 6s gen 1 çok güçlü olan bir işlemci değil ve bataryaya yük bindirmediğinden uzun batarya ömrünü destekliyor. Ayrıca HD Plus ekran kullanıyoruz, bu da batarya ömrünü uzatan bir başka etken

Bağlantı teknolojileri

Oppo A5 Pro, Wi-Fi 5 ve Bluetooth 5.0’i destkeliyor. NFC elbtte var. 4G desteği var, 5G ise yok.

Sonuç

Oppo A5 Pro Temmuz 2025 itibariyle 15 bin 999 TL fiyat etiketiyle satılıyor. Elbette bu fiyata önerebileceğim başka telefonlar da var, ama Oppo A5 Pro’nun da hitap ettiği ve bu telefonu seveceğini düşündüğüm bir kitle var. Mesela bir kurye için harika bir telefon. Telefon yağmura çamura dayanıyor, yere düşse bana mısın demiyor, batarya tüm gün dayanıyor. Ama bu saydıklarım önemli değil diyorsanız 5G desteği olan telefonlar var, işlemcisi daha güçlü olan telefonlar var, ekranı ve kamerası daha iyi olan modeller elbette var. Seçim burada tamamen size kalmış.

 

Sponsorlu İçerik


İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.