
Başlangıçta çok kısa bir şekilde kutudan bahsetmek istiyorum. Tasarımından ya da görünümünden ziyade, kutunun içinde neredeyse hiç plastik olmamasına dikkat çekmek istiyorum. Karton ambalaj kullanmışlar ve üstteki taşıma sapı bile ahşap benzeri bir malzemeden yapılmış.
Tasarım
Şimdi ise hoparlörün tasarımına geçebiliriz. Açıkçası bu tasarımı ya çok seveceksiniz, ya da hiç sevmeyeceksiniz. Ortası yok gibi duruyor. Ben tasarımı beğenen taraftayım.
Retro-fütüristik bir havası var. Göze sokulan ya da rahatsız edici bir tasarım değil ve çoğu kullanıcının evine rahatlıkla uyacağını düşünüyorum. Eğer bende bulunan bu gümüş renkli model hoşunuza gitmediyse, bir de altın sarısı bir renk seçeneği daha var. Altın ve gümüş olmak üzere iki farklı seçenek sunmaları bence güzel olmuş.
Hoparlörleri kaplayan siyah dokulu kumaşın yanlara ve arka tarafa doğru sarılmasını da çok beğendim. Bu detay hoparlöre gerçekten premium ve zarif bir görünüm kazandırıyor. Ön tarafta, tam ortada Bugani logosu yer alıyor; bu logo kauçuk benzeri bir dokuya sahip. Arka tarafta ise, bu kauçuk bölümün hemen altında USB-C şarj girişi ve AUX girişi bulunuyor.
Kutunun içinden ayrıca iki kablo çıkıyor. Biri USB-C’den USB-C’ye şarj kablosu, diğeri ise 3,5 mm kulaklık girişi yani AUX kablosu. Her iki kablo da yaklaşık bir metre uzunluğunda. Şarj kablosu için bu uzunluk gayet yeterli. Ancak AUX kablosunun da bir metre olması, hoparlörün ses kaynağına çok uzak olamaması anlamına geliyor. Örneğin bunu bir plak çalara bağlarsam, plak çalarla hoparlörün birbirine oldukça yakın olması gerekiyor. Yine de AUX kablosunun kutudan çıkması bence iyi olmuş.
USB-C kablosuyla ilgili belirtmem gereken bir nokta var: Bu kablo yalnızca şarj için kullanılıyor. Yani USB-C üzerinden ses ya da veri aktarımı yok. Örneğin telefonu USB-C ile hoparlöre bağladığımda, ses sinyali bu kablo üzerinden hoparlöre iletilmiyor. Ancak güzel bir tarafı var: Hoparlörü telefonuma bağladığımda, bu cihaz powerbank gibi davranıyor ve telefonumu şarj edebiliyor. Bu da taşınabilir bir hoparlör olduğu düşünülürse oldukça kullanışlı. Parkta ya da dışarıdayken telefonunuzun şarjı biterse, hoparlörün bataryasını kullanarak telefonu şarj edebiliyorsunuz.
Ayrıca hoparlör şarjdayken de Bluetooth ve AUX özelliklerini kullanmaya devam edebiliyorsunuz. Batarya süresine gelecek olursak; normal kullanımda, yani orta ses seviyelerinde yaklaşık 12 saat, %100 ses seviyesinde ise yaklaşık 4 saat dayanıyor. Ama açık konuşmak gerekirse bu hoparlörü dört saat boyunca %100 seste kullanmak istemezsiniz; çünkü gerçekten çok ama çok yüksek ses çıkıyor. Çoğu senaryoda bu hoparlör bir günü rahatlıkla çıkarır. Tam şarj süresi ise yaklaşık 5 saat.
Tekrar tasarıma dönecek olursak, taşıma sapının iç kısmındaki düz yüzeyin yumuşak süet benzeri bir malzemeden yapıldığını da belirtmek istiyorum. Bu, cihaza premium bir his katıyor ve sapın alt kısmına kadar devam ediyor. Aynı zamanda taşırken ekstra tutuş sağlıyor.
Üstteki bu sap sayesinde hoparlörü almak ve taşımak son derece kolay; zaten bu cihazın amacı da bu: taşınabilir olmak. Sapın doğrudan hoparlörün gövdesine entegre edilmiş olması, cihazı daha sağlam ve güvenilir hissettiriyor. Bazı kullanıcılar için bu hoparlör taşınabilirlik açısından biraz büyük ve ağır gelebilir. Ancak yüksek ses kalitesi istiyorsanız, bunun karşılığında sağlam ve ağır bir yapı gerekiyor. Bu hoparlör de bunu fazlasıyla yansıtıyor.
Ayrıca kenarlara doğru daralan tasarımı da çok beğendim. Sadece büyük, düz bir dikdörtgen gibi durmuyor; daha şık bir forma sahip.
Şimdi tasarım, görünüm ve yapı konusunu bir kenara bırakalım ve asıl merak edilen soruya gelelim.
Ses performansı
Bugani Brief Pro’nun içinde toplam 160 watt maksimum çıkış gücü bulunuyor. Bu güç; iki adet 4 inç subwoofer ve iki adet 41 mm kubbe tweeter ile sağlanıyor. Alt kısımda ise oldukça büyük bir pasif radyatör yer alıyor. Alt taraftaki dört büyük kauçuk ayak, hoparlörün sabit durmasını sağlıyor ve müzik çalarken zıplamasını ya da titremesini engelliyor.
Tüm bu hoparlörler, pasif radyatör ve ağır, sağlam tasarım birleştiğinde titreşim ya da hareket sorunu yaşanmıyor. Bugani, bu hoparlörün sesine oldukça güveniyor olacak ki ön tarafa Hi-Res Audio sertifikası etiketleri eklemiş. Bu sertifika, ses donanımının orijinal kayıtların tüm detaylarını doğru şekilde yeniden üretebildiğini gösteriyor. Ancak bu etiketler bazılarına göre simetriyi bozabilir ve göze hoş görünmeyebilir. Neyse ki bunlar sadece etiket ve kolayca sökülebiliyor. İsterseniz tamamen çıkarabilir ya da arka tarafa yapıştırabilirsiniz.
Şunu da belirtmem gerekiyor: Bugani, bu hoparlörü özellikle caz müziği için öne çıkarıyor. Ben çok farklı müzik türleri dinliyorum: metal, pop, elektronik müzik… Caz benim ana türüm değil. Ama caz dinleyenler için bu hoparlörün özellikle iyi olduğu söyleniyor. Bununla birlikte, benim dinlediğim tüm diğer türlerde de ses performansı gerçekten çok başarılı. Yani sadece caz severlere hitap eden bir hoparlör değil.
Bana göre müzik dengeli geliyor; enstrümanlar arasında net bir ayrım var. Baslar güçlü ama boğucu değil, tizler ise temiz ve berrak. Bu denge, farklı ses seviyelerinde de büyük ölçüde korunuyor. Ancak düşük ses seviyelerinde basların biraz zayıf kaldığını söyleyebilirim. Orta ve tizler baskınken, alt seslerde basların biraz daha güçlü olmasını isterdim.
Bu da beni hoparlörle ilgili küçük bir olumsuzluğa getiriyor: Herhangi bir ekolayzır yok. Bas ya da tiz ayarı yapabileceğiniz bir düğme ya da mod bulunmuyor. Yani ne duyuyorsanız, o.
Bunu hoparlörün üzerinden doğrudan değiştirme gibi bir imkan yok. Ancak telefonunuzdaki uygulamaya girerek, hoparlöre gönderilen ses sinyalini değiştirebileceğiniz bir ekolayzır ayarı ile oynayabiliyorsunuz. Hoparlörün kendi üzerinde bası, tizi ya da benzeri ayarları artırıp azaltma gibi bir özelliği bulunmuyor. Hoparlör üzerinden yapabildiğiniz tek ayar ses seviyesi.
Ses seviyesini ayarlamak için ise “çevirme” düğmesi kullanılıyor ve bunu açıkçası beğendim. Düğmeyi çevirerek ses seviyesini ayarlayabiliyorsunuz; aynı zamanda kısa bir basış şarkıyı duraklatıyor, uzun basış ise bir sonraki parçaya geçiyor. Kullanımı gerçekten bu kadar basit. Ancak şunu fark ettim:
Bu düğmenin ön tarafında bir adet daha tuş var. Bu tuş, hoparlörü açıp kapatmak ve aynı zamanda Bluetooth eşleştirmesini başlatmak için kullanılıyor. Ayrıca içinde, hoparlörün durumunu gösteren bir LED gösterge de bulunuyor.
Ancak bu hoparlörle ilgili en büyük rahatsızlığım, açılıp kapanma ve Bluetooth bağlantısını bulma şekli. Örneğin, hoparlörü şimdi açarsam, düğmeye basılı tutuyorum ve “Cihazınız keşfediliyor, bağlantı kuruldu” sesini duyuyorum.
Bu ses inanılmaz derecede yüksek. Bu sesin seviyesini düşürmenin hiçbir yolu yok. Hoparlörü en kısık seste açıp kapatsanız bile, açılırken ya da bağlanırken bu ses adeta bağırıyor. Yani gece ya da sabahın erken saatlerinde müzik dinlemek isterseniz, her açıp kapatışta bu sesle karşılaşıyorsunuz. Örneğin şimdi sesi tamamen kısıyorum, kapatıyorum ve yüksek sesle “Hoşça kal” diyor. Yine bağırıyor.
Bu kadar yüksek olmasına gerek yok, tamamen gereksiz. LED göstergenin ne olduğunu anlamak için fazlasıyla yeterli olduğunu düşünüyorum.
Bunun dışında genel olarak baktığımda, bunun gerçekten harika bir cihaz olduğunu düşünüyorum. Yapı kalitesi çok yüksek, sesi müthiş. Taşınabilir olması, Bluetooth desteği, AUX girişi, 160 watt çıkış gücü gerçekten çok etkileyici.
Ayrıca henüz bahsetmediğim birkaç özellik daha var. Bu hoparlör suya dayanıklı. IPX5 sertifikasına sahip, bu da bence harika bir özellik. Örneğin piknik yaparken aniden bastıran bir sağanak yağmurda yakalanırsanız, bu cihaz zarar görmez.
Aynı zamanda TWS (True Wireless Stereo) desteği de var. Bu, iki adet hoparlörü birbirine bağlayarak daha sinematik ve stereo bir ses deneyimi elde edebileceğiniz anlamına geliyor. Benim elimde sadece bir tane olduğu için, bağlantının ne kadar kolay olduğu ya da sesin ne kadar iyi olduğu konusunda yorum yapamıyorum.
Fiyat
Gelelim fiyat kısmında. Türkiye’de yaklaşık 11 bin 800 TL’ye satılıyor.
Genel olarak baktığımda, bunun gerçekten çok başarılı bir ürün olduğunu düşünüyorum.

İlk yorum yapan olun