AWS, uzun yıllardır Las Vegas’ta düzenlediği re:Invent etkinliğiyle buluşları yeniden tasarlıyor ve yeni kullanım alanlarını göstererek teknolojiyi farklı bir boyuta taşıyor. On binlerce katılımcının akın ettiği bu etkinlikler, her yıl artan bir ilgiyle daha çok kişiyi kendisine çekiyor. 28 Kasım haftası başlayan yeni re:Invent zirvesine de ilgi büyük olurken, dünya genelinde 50 bini aşkın katılımcı etkinlikte bulundu.
Uzun yıllardır katılma şansı bulduğum AWS re:Invent zirvesi, pek çok açıdan dünyayı derinden etkileyen çözümlere ev sahipliği yapıyor ve bu ana canlı tanık olmak da ayrı bir keyif. On binlerce katılımcı öyle güzel bir şekilde organize ediliyor ki, etkinlik boyunca hiçbir aksaklık yaşanmıyor ve hem oturumlar zamanında yapılıyor, hem de herkes almak istediği bilgiyi en doğru adresten sıcağı sıcağına alma şansı buluyor. Aynı zamanda etkinlik süresince iletişim kurmak da hayati bir önem taşıyor. Katılımcılar, akıllarına takılan soruların yanıtlarını alabilmek için doğrudan muhattabını bulabilirken, yeni iş ortaklıklarının da tohumları burada atılıyor.
Gördüğünüz üzere AWS’nin her yıl düzenlediği re:Invent zirvesi, aslında sadece AWS’nin çözümlerini duyurduğu basit bir etkinlik değil, çok daha fazlası. Las Vegas’ta yapılması da elbette tesadüf değil. Bunca katılımcıyı rahatça ağırlama şansı bu topraklarda mümkün.
Zirvede pek çok önemli duyuru yapıldı ve AWS CEO’su Adam Selipsky, dikkat çeken birçok çarpıcı açıklama yaptı. Selipsky, özellikle pandemi sonrasında giderek artan belirsizlik ortamının müşterilerde yarattığı tedirginliğe vurgu yaptı ve umutsuz olunmamasını istedi. Selipsky bir yandan havadaki belirsizliğin farkında olduğunu, ancak asıl bu dönemde bulut teknolojilerine daha fazla yatırım yapılması gerektiğine vurgu yaptı. Selipsky’ın sürdürülebilirlik noktasında yaptığı açıklamalar da kesinlikle önemliydi ve özellikle de yenilenebilir enerji ve AWS’nin su pozitif hedefi, diğer işletmelere de örnek olması gereken eylemlerden sadece birkaçıydı.
AWS’nin bu yılki büyük sürprizlerinden biri AWS SimSpace Weaver çözümü oldu. SimSpace Weaver, müşterilerin daha önce yapamadıkları simülasyonları yapmalarını mümkün kılan, bir milyondan fazla varlıkla ve geniş alanlarla mekansal simülasyonlar çalıştırmanıza yardımcı olan büyük ölçekli bir hizmet. Şu an aktif kullanımı da söz konusu. AWS’nin çözüm ortaklarından biri olan Duality Robotics, endüstriyel alanda çalışıyor ve şehirdeki stadyumda bir etkinlik olduğunda bunun trafik akışını ve ambulansların tepki süresini nasıl etkileyebileceğini göstermek için SimSpace Weaver’ı kullanıyor.
Bu hizmet sayesinde böyle devasa simülasyonlar çalıştırabiliyor ve duruma göre planlama yapabiliyorsunuz. İnsanların hayatlarını gerçekten zenginleştiriyor. Şehirde travmatik bir olay olması durumunda insanlara gerçekten doğru desteği ve bakımı sağlayabileceğinizden emin olmanıza yardımcı oluyor. Böyle senaryoları kötü bir olayın gerçekleşmesine gerek kalmadan, önceden tahmin edebilmek tabii ki bir olay gerçekleştikten sonra tepki sürelerini görüp anlamaktan çok daha iyi.
SimSpace Weaver tüketiciler için pek de önemli olmayabilir. Ancak iş yerel yönetimlere geldiğinde durum pek böyle değil. 100 bin nüfuslu bir şehri yönettiğinizi düşünün. Kente 100 bin kişi kapasiteli bir stadyum yapacağımızı düşünelim. SimSpace Weaver ile bu stadyumun çevresini tam anlamıyla rahat bir yaşam alanı haline getirme şansınız oluyor. Az önce verdiğimiz stadyum örneğinde olduğu gibi sistem kusursuz işliyor.
Stadyumun konumunu gerçek dünyaya indirgemekle işe başlıyoruz. Çevredeki yolların kaç şeritli olduğunu, trafik yoğunluğunun hangi düzeyde seyrettiğini, yayaların bölgeyi ne sıklıkla kullandığına tek tek bakıyoruz. Böylelikle simülasyon için belirli miktardaki veriyi oluşturuyoruz. Daha sonra da stadyum ile ilgili verileri oluştururuz. 100 bin kişinin kaçının toplu taşıma, kaçının şahsi arabayla geleceğini önceki verilerden tespit ediyoruz. Ardından bu verileri de simülasyona ekleyip nasıl bir kaos çıktığını tespit etmek mümkün. Bu noktadan sonra da bölgedeki yolların kaç şeritli olması gerektiğini, araçların durmadan devam etmesini sağlayan alt geçitlere ihtiyaç olup olmadığını tek tek deneyip doğru sonuca ulaşabiliriz. Tüm bu denemelerin ardından 100 bin kişi gelse bile kaos yaşanmayan bir stadyum, yani şehir inşa etmiş oluyoruz.
Bu simülasyonun bir demosu da paylaşıldı, izlemek isteyenleri aşağıdaki YouTube bağlantısına alalım:
re:Invent zirvesinde dikkat çeken pek çok şey vardı. Bunlardan biri de Expo alanında görme şansı bulduğumuz AWS Free Throw Analyzer çözümüydü. Basketbolda yapılan serbest atışlarla ilgili teknolojinin dokunuş yaptığı sıra dışı bir çözümden bahsediyoruz. Siz potaya doğru atış yapıyorsunuz ve bir makine öğrenimi algoritması, her şutu inceleyerek topun hızı, açısı, yörüngesi ve oyuncunun konumu hakkında gerçek zamanlı veriler sağlıyor. Bu noktada hem atışlarınızla ilgili önemli veriler elde ediyorsunuz, hem de bu sizin daha iyi atışlar yapmanız için de aslında bir rehbere dönüşüyor.
Örnek video aşağıda:
AWS İŞ GÜVENLİĞİNİ DE ARTIRIYOR
re:Invent zirvesinde hayata dokunan pek çok çözüm ele alındı. Bunlardan biri de iş güvenliği alanını yakından ilgilendiriyor. Dünyada genelinde pek çok meslek var, ancak bu mesleklerin çalışma koşulları elbette farklı. Kimi oturduğu koltukta, bilgisayar başında tüm gün işini yaparken, bazıları ise hayatını daha fazla riske atacak işlerle meşgul. İş güvenliği, her çalışan için hayati bir öneme sahip ve AWS de bu alana kayıtsız kalmıyor elbette.
Blackline Safety’nin G7 yakın takip monitörü
Yenilenebilir enerji alanında dünyanın önde gelen yatırımcılarından biri olan Brookfield Asset Management’ın ABD’deki üç hidroelektrik baraj sahasında bulunan çalışanların ve tesislerin düzgün çalıştığından emin olmak için önemli bir adım atılmış. Bu konumlarda çalışan tüm çalışanlar, Blackline Safety’nin G7 Lone Worker teknolojisi olarak bilinen, sürekli ve yüksek hızda konum ve diğer verileri doğrudan AWS üzerinde çalışan Blackline Cloud’a aktaran buluta bağlı IoT cihazlarını kullanıyor. Cihazlar, bir çalışanın sağlık veya güvenlik yardımına ihtiyacı olup olmadığını otomatik olarak algılarken hemen yardım gönderebilecek bir izleme ekibine bir uyarı gönderiyor.
AWS ve Brookfield’ın birlikte çalışmasının tek yolu iş yeri güvenliğini geliştirmek değil elbette. AWS, Brookfield’ın operasyonel sistemlerini modernleştirmesine yardımcı olarak ona dünya çapında temiz enerji sağlamak için ihtiyaç duyduğu ölçeklenebilirliği, güvenilirliği ve yeniliği de sağlamayı ihmal etmiyor. Bu arada Brookfield, Amazon’un Avrupa, Kuzey Amerika ve Hindistan’daki operasyonlarına güç sağlamak için 601,6 megavat (MW) temiz rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesi de sağlayacak. Toplamda, bu projelerin yılda 120.000’den fazla eve güç sağlamak için yeterli enerji üretmesi bekleniyor.
AWS, gördüğünüz üzere pek çok alanda çözüm üretiyor ve bunu her yıl sonuna doğru re:Invent zirvesinde dünyayla paylaşıyor. Hem de uygulamalı örneklerle birlikte. Ayrıca işin sürdürülebilirlik yanı da bence çok kıymetli ve kesinlikle bu alanda örnek alınacak pek çok çalışmaya imza atıyor.
Bakalım gelecek yıl re:Invent zirvesinde nelere tanıklık edeceğiz? Bugünden heyecanla beklediğimi söyleyebilirim.
This post was last modified on 9 Aralık 2022 17:40
Veri ihlali bildirimi almak eskiden nadir bir olayken ihlallerinin rekor sayılara ulaşmasıyla birlikte bu bildirimler…
Samsung, Galaxy A55 ve A53 modelleri için Nisan 2026 güvenlik yamasını kullanıma sundu. 47 kritik…
Google, Android 17'nin final betasını yayımladı. Yeni güncelleme, cihazları hızlandıracak katı RAM sınırları, yerel ağ…
Microsoft, Windows 11 Başlat menüsünü WinUI 3 altyapısıyla yeniden inşa ediyor. Performans sorunlarını gidermeyi hedefleyen…
Gemini’ın "Kişisel Zeka" özelliği, kullanıcıların Google uygulamalarındaki verilerini güvenle entegre ederek, tamamen kişisel bağlama uygun,…
ASUS ProArt ve NVIDIA iş birliğiyle ve "İçerik Oluşturucular İçin Geliştirildi, İlham Vermek İçin Tasarlandı"…