Bu icat sayesinde güneş enerjisi nihayet uygulanabilir hale gelebilir

Rochester Üniversitesi Optik Enstitüsü araştırmacıları, spektral mühendislik ve termal yönetim yöntemleriyle güneş termoelektrik jeneratörlerinin (STEG) güç üretimini 15 kat artırmayı başardı. Yarı iletken malzemelere dokunmadan elde edilen bu başarı, yenilenebilir enerjide yeni bir dönemi başlatabilir. – DEVAMI …

güneş enerjisi

Rochester Üniversitesi Optik Enstitüsü araştırmacıları, spektral mühendislik ve termal yönetim yöntemlerini kullanarak güneş termoelektrik jeneratörlerinin (STEG) güç üretimini 15 kat artıran yeni bir yöntem geliştirdi. Light: Science and Applications dergisinde yayımlanan çalışma, geleneksel güneş panellerine alternatif olarak görülen ancak verimlilik sorunları nedeniyle yaygınlaşamayan bu teknolojide dönüm noktası olabilir.

Güneş termoelektrik jeneratörleri (STEG), güneşten elektrik üretmek için yenilikçi bir alternatif olarak inceleniyor. Doğrudan sadece güneş ışığını kullanan ve evlerde yaygın olarak görülen geleneksel güneş panellerinin aksine, STEG teknolojisi ısıyı da elektrik enerjisine dönüştürebiliyor. Bu sistemler, bir sıcak ve bir soğuk taraf ile bu iki yüzey arasında konumlandırılan yarı iletken malzemeler vasıtasıyla çalışıyor. İki taraf arasındaki sıcaklık farkı, ‘Seebeck etkisi’ olarak bilinen fiziksel fenomen sayesinde elektrik üretilmesini sağlıyor.

Ancak STEG teknolojisinin önündeki en büyük engel şimdiye kadar düşük verimlilik oranlarıydı. Mevcut STEG sistemlerinin büyük bölümü güneş ışığının yüzde 1’inden daha azını elektriğe dönüştürebilirken, evsel güneş panellerinde bu oran yüzde 20 seviyelerine ulaşıyor. Aradaki bu büyük uçurum, teknolojinin ticari ve yaygın olarak kullanımını bugüne kadar engelledi.

Rochester Üniversitesi Optik ve Fizik Profesörü, aynı zamanda Lazer Enerji Laboratuvarı Kıdemli Bilim İnsanı Chunlei Guo, laboratuvarda yürütülen çalışmanın detaylarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Araştırma dünyası onlarca yıldır STEG’lerde kullanılan yarı iletken malzemeleri geliştirmeye odaklandı ve genel verimlilikte yalnızca mütevazı kazanımlar elde edebildi. Biz bu çalışmada yarı iletken malzemelere hiç dokunmadık; bunun yerine cihazın sıcak ve soğuk taraflarına odaklandık. Sıcak tarafta daha iyi güneş enerjisi emilimi ve ısı hapsedilmesi ile soğuk tarafta daha iyi ısı dağılımını birleştirerek, verimlilikte olağanüstü bir gelişme kaydettik.”

Spektral Mühendislik ve Termal Yönetim Nasıl Sağlandı?

Araştırma ekibinin yaklaşımı, cihazın sıcak tarafında ısıyı emme ve hapsetme, soğuk tarafında ise ısıyı yayma yeteneğini optimize etmek üzerine kuruldu. Sıcak tarafta, sıradan tungsteni ‘seçici güneş emici’ (W-SSA) adı verilen bir malzemeye dönüştürmek amacıyla femtosaniye lazer işleme yöntemi uygulandı. Geliştirilen bu yeni yüzey, yüksek sıcaklıklarda güneş ışığının yüzde 80’inden fazlasını emerken, kızılötesi radyasyon salınımını azaltarak enerji israfının önüne geçiyor. Isının içeride tutulması için emici ünite, sera etkisi yaratan küçük bir plastik hazneye yerleştirildi. Bu sayede taşınım (konveksiyon) kaynaklı ısı kaybı yüzde 40’tan fazla azaltıldı.

Cihazın soğuk tarafında ise alüminyum malzeme üzerinde aynı lazer tekniği kullanılarak mikro yapılı bir ısı dağıtıcı (μ-dağıtıcı) oluşturuldu. Bu tasarım, hem radyasyon hem de taşınım yoluyla soğutmayı geliştirerek normal bir alüminyum soğutucunun performansını iki katına çıkardı. Sıcak tarafın daha sıcak, soğuk tarafın ise daha soğuk tutulmasıyla STEG üzerindeki sıcaklık farkı genişletildi ve bu durum üretilen elektrik miktarını doğrudan artırdı. Cihaz ağırlığında sadece yüzde 25’lik bir artış gerçekleşirken, güç üretimi 15 katına çıkarıldı.

Gelecek Beklentileri ve Kullanım Alanları

Araştırmacılar, geliştirilen gelişmiş STEG sistemlerinin LED lambalara mevcut cihazlardan çok daha etkili bir şekilde güç sağlayabildiğini kanıtladı. Profesör Chunlei Guo, bu teknolojinin gelecekte kablosuz sensör ağlarında, giyilebilir elektronik cihazlarda ve hatta tıbbi sensörlerde kullanılabileceğini belirtti. Teknoloji aynı zamanda, elektrik şebekesine erişimin sınırlı olduğu kırsal bölgelerde alternatif bir yenilenebilir enerji seçeneği sunma potansiyeli taşıyor.

Güneş termoelektrik jeneratörleri (STEG) mevcut verimlilik oranlarıyla hâlâ geleneksel güneş panellerinin gerisinde olsa da, bu çalışma sadece yarı iletken malzemelere odaklanmak yerine termal yönetime yoğunlaşmanın büyük bir fark yaratabileceğini ortaya koyuyor. Buluş, güneş enerjisinin gelecekte nasıl yakalanıp kullanılacağına dair yeni pencereler açıyor.


İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.