PlayStation oyunlarını yakından takip eden biri olarak bir süredir merakla beklediğim Tiny Tina’s Wonderlands’ı nihayet oynama fırsatını yakaladım. Fantastik oyunlara özel bir ilgim var, ancak Tiny Tina’s Wonderlands bunun da ötesinde beğenimi kazanan bir atmosfere sahip. Sözü çok uzatmadan doğrudan oyunla ilgili deneyimlerime geçelim.
Tiny Tina’s Wonderlands’a geçmeden önce elbette Borderlands’ten kısaca bahsetmek gerekiyor. Borderlands serisini pek çok oyuncu yakından tanır. Oyun dünyasının en popüler serilerinden biri olan Borderlands, kendine has oynanışı, co-op desteği ve elbette mizah kalitesiyle öne çıkıyor. Borderlands evreninde geçen Tiny Tina’s Wonderlands de bu açıdan özel bir ilgiyi sonuna kadar hak ediyor.
2K’nın yayıncılığını üstlendiği ve Gearbox Software tarafından geliştirilen Tiny Tina’s Wonderlands, hemen her platformda oynanabiliyor. Ben de PlayStation 5’i tercih ettim ve bir süredir büyük bir keyifle ekran başında keyifle vakit geçirdiğimi söyleyebilirim.
Tiny Tina’s Wonderlands, Borderlands’ten de bildiğimiz Tina karakterine odaklanan bir oyun. Borderlands evreni içinde kurulmuş bir evrenden söz ediyoruz. Oyunda Tiny Tina’nın yönettiği bir masa oyununda ana karakter oluyorsunuz ve karakterinizi oluşturduktan sonra oyuna başlıyorsunuz. Oyun DnD mantığında olduğu için Tiny Tina’s Wonderlands’in bir rol yapma oyunu olduğunu söylemek mümkün.
Borderlands evreninde olmasına karşın pek çok farklılığı da bünyesinde barındıran oyun, absürtlük ve mizah kalitesi bakımından Borderlands’i fazlasıyla andırıyor. Bu da oyuna ayrı bir hava katmış ve oynaması keyifli bir oyun haline gelmiş.
Borderlands serisi ile olan benzerliklere pek çok açıdan rastlayabiliyoruz. Örneğin silah tarafında dahi Borderlands serisinden pek ayrışma olmamış ve hayli benzer bir yapı tercih edilmiş. Bu noktada daha farklı, orta çağ usülü silahlar görmek daha hoş olabilirmiş. Ancak keskin nişancı tüfeğini alıp maceraya sürükleniyoruz.
Bir masa oyunundan söz ediyoruz. Siz de bu masa oyunundaki bir karaktere hayat veriyorsunuz. Haliyle oyun tam olarak bir açık dünya sunmuyor. Bölge bölge görev yerleri ayrılmış. Masanın üzerinde küçük bir oyuncak gibi dolanıyoruz ve bu bölgelere geçiş yapabiliyoruz.
Haritada dolaşırken oyunun FPS dünyasından çıkıp gerçekten minyatür figürümüzün olduğu dev bir haritaya sahibiz. Bu harita zaman içerisinde şekilleniyor. Mesela Tina bir noktada cips kırıntısını masaya düşürdüğü için bu cips artık bir meteor parçası oluyor ve meteoru geçmek için bambaşka bir hikaye ağacı çıkıyor.
İlginçtir, oyun dünyasının masa dışından bu kadar etkilenmesi sizi de gerçekten bir FRP oynuyor havasına sokuyor. Tina’nın bir sonraki hamlesini kestiremediğiniz her noktada oyundan aldığınız zevk de artıyor.
Grafikleri gayet başarılı. Borderlands’in grafikleri bizi karşılasa da, Tiny Tina’s Wonderlands’in grafikleri daha da ileri bir seviyeye taşınmış. Yeni nesille birlikte kaplamalar, uzak mesafe çizimleri ve genel olarak kalite çok daha iyi. Tabii bu noktada PS5 farkını da konuşmak gerekiyor. Oyunu PlayStation 5 ile deneyimlediğimden oyuncu deneyiminin daha iyi bir noktada olduğunu da söylemek gerekiyor.
Oyun, iki farklı grafik seçeneği ile geliyor. Görsel kaliteye önem veren oyuncular 4K çözünürlükte 60 FPS olarak Visual modu ile oyunu deneyimleme şansına sahip. Dileyen oyuncular da Performance modunda daha yüksek FPS oranlarına ulaşabiliyor. Bu noktada görsel kalite benim önceliğimde oldu ve oyunu sorunsuz şekilde deneyimledim.
Daha yüksek FPS sağlayan performans modu 1080p çözünürlükte akıcı bir şekilde oynanıyor. Ancak kalabalık ortamlarda takılma sorunu da yaşamadım değil. İlerleyen bölümlerde, kalabalık savaş alanlarında denediğimde bazı küçük takılmalar yaşadım ama genel olarak oynanabilir duruyor.
Seslendirme için burada önemli bir not düşmek istiyorum. Tiny Tina’s Wonderlands, sadece grafikleri ve oynanışıyla değil, seslendirmeleriyle de ilginizi çekecek başarılı bir oyun. Peki seslendirmenin arkasında kimler var? Oyunda Brooklyn Nine-Nine’dan tanınan Andy Samberg, Bojack Horseman’dan tanınan Will Arnett, birçok oyundan tanıdığımız Ashly Burch ve daha birçok başarılı isim bulunuyor.
Bu oyunun sevdiğim bir başka yanı da henüz çok vakit ayırma şansı bulamasam da co-op modu oldu. Bu mod ile oyunu deneyimlerseniz oyundan alacağınız keyif çok daha fazla oluyor.
Biraz da yetenek ağacından bahsedelim. Seçtiğimiz sınıfa bağlı olarak özel bir yetenek ağacı karşımıza çıkıyor ve özel yeteneklere sahip oluyoruz. Aktif olarak kullanabileceğimiz iki özel yetenek haricinde seçtiğimiz sınıfa özel farklı pasif yeteneklerden yararlanabiliyoruz.
Seviye atladıkça verdiğimiz yetenekler ile hasar arttırma, kalkan süresi ya da mermi değiştirme hızı gibi pasif güçlendirmeler alabiliyoruz. İleride ikinci bir sınıf daha alıp daha fazla özelliğe sahip olabiliyoruz. Karakter geliştirme tarafı güzel ama sınıflara özel ekipmanlar olmadığı için çok büyük farklar görünmüyor.
Oyunu pek çok açıdan beğensem de bazı sorunları da yok değil. Loot sistemi de bunlardan biri. Borderlands oynayanlar hatırlayacaktır; loot problemi bu oyunda maalesef var. Oyuna başladığınızda yere bir sürü eşya düşüyor, ama öyle çok düşüyor ki bir yerden sonra eşya toplamak işkence halini alıyor. Çok fazla eşya var ve bunların büyük bir kısmı kısa süre içinde işe yaramaz hale geliyor. Bu da negatif bir durum elbette. Envanterimizin çok küçük olması bir sorun; geliştirilmesinin pahalı olması da bir başka sorun.
Sonuç itibariyle Tiny Tina’s Wonderlands, genel hatlarıyla beğendiğim bir oyun oldu kesinlikle. Sadece DnD parodisi olmakla kalmayıp, üstüne çok sayıda evren ve karakterle harika bir şekilde dalga geçilmiş. Borderlands serisini de sevdiyseniz bu oyun zaten mutlaka koleksiyonunuzda olmalı.
This post was last modified on 14 Mayıs 2025 11:12
Samsung, Galaxy A55 ve A53 modelleri için Nisan 2026 güvenlik yamasını kullanıma sundu. 47 kritik…
Google, Android 17'nin final betasını yayımladı. Yeni güncelleme, cihazları hızlandıracak katı RAM sınırları, yerel ağ…
Microsoft, Windows 11 Başlat menüsünü WinUI 3 altyapısıyla yeniden inşa ediyor. Performans sorunlarını gidermeyi hedefleyen…
Gemini’ın "Kişisel Zeka" özelliği, kullanıcıların Google uygulamalarındaki verilerini güvenle entegre ederek, tamamen kişisel bağlama uygun,…
ASUS ProArt ve NVIDIA iş birliğiyle ve "İçerik Oluşturucular İçin Geliştirildi, İlham Vermek İçin Tasarlandı"…
Anthropic, yeni Claude Design çalışma alanı ile kullanıcıların UI prototiplerini hızla oluşturmasına ve kodlama sürecine…