Bu çok önemli bir işbirliği ve vivo V40, vivo ile birlikte kamera tarafında Zeiss’ın gücünü tek çatı altında topluyor. Zeiss’ı özellikle kameralarla yakından ilgilenenler iyi bilirler. 180 yıllık bir geçmişi olan köklü bir markadan söz ediyoruz. Sadece optik değil, optikten geçen ışığın nasıl kaydedileceği konusunda inanılmaz bir deneyime sahip.
Fotoğraf makinelerinden sinema kameralarına ve uydular dahil birçok sistem içinde optik üretiyorlar. Bu anlattığım marka işte böyle büyük bir marka. Ve biz bunu şimdi vivo V40’ta görüyoruz, yani bir akıllı telefonda. Zeiss logosu bu telefonda gerçekten neyi temsil ediyor?
Şimdi şöyle düşünün. Böyle köklü bir markasınız, logonuzu da bir telefonun kamera kurulumunda kullanıyorsunuz. Bunu yapıyorsanız bir telefonda da 180 yıllık geçmişi olan bir markaya yarışır bir iş çıkarmanız gerekiyor. Zeiss da tam olarak aslında V40’ta bunu yapıyor ve kullandığım her an çekimlerinden çok memnun kaldım.
V40’a ilişkin haftalar önce yayıncı arkadaşlarımın çoğu sizlerle bu telefonla ilgili yorumlarını paylaştılar. Ben de biraz daha uzun soluklu kullanıp deneyimimi sizlere anlatmak istedim. Hatta bir hafta kadar da bir davete katılmak üzere Las Vegas’a gittim ve orada da pek çok fotoğraf çektim.
Zeiss mühendisler ile vivo mühendisleri birlikte çalışıyorlar ve Zeiss ekibi sadece optik bilgilerini değil renk bilgilerini de markayla paylaşıyorlar ve haliyle kamera sensöründe fotoğraf kayıt edileceği zaman bunun nasıl renklerle kaydedileceği konusunda büyük bir bilgi birikimi aktarımı söz konusu.
Şimdi şunu da açmak lazım aslında: Renkler neden bu kadar önemli? Bu renkler videonun en önemli parçaları aslında ve kamera yarışını da düşünürsek özellikle aynasızlar, profesyonel kameralar ve sinema kameraları derken aslında her markanın kendine air bir renk profili var.
Bu da şu demek: Bir profesyonel fotoğrafçı bir kamerayla, bir markayla yola çıktıysa kolay kolay bunu değiştirmek istemez ve bu renk profiline sadık kalır.Çünkü kayıt esnasında hangi profilleri kullanacağını buna göre çoktan ayarlamış ve işini hızlı bir şekilde bu profil üzerinden halletme şansı buluyor.
vivo ile Zeiss bu telefonda ten rengi üzerinde çalışma yapmış ve bununla da kalmayarak Zeiss’in farklı renk profillerini telefonun kamera menüsünden seçerek çekim yapabiliyorsunuz. Kiminde daha doğal fotoğraflar yakalayabilirken, kiminde kontrast artıyor, kimisinde de daha canlı ve parlak fotoğraflar elde ediyorsunuz.
Şimdi çektiğim fotoğraflara beraber bakalım. Gördüğünüz gibi Zeiss ile işbirliğinde geliştirilen V40’ın kamerası farkını kesinlikle ortaya koyuyor. Portre çekecekseniz ayrı, manzara fotoğrafı çekiyorsanız ayrı güzel. Zeiss renk profili konusunda gerçekten çok iyi iş çıkarmış ve itiraf etmem gerekir ki Zeiss’ın bir telefonda yapabileceklerinin çok sınırlı kalacağını düşünmüştüm en başlarda. Ama her çekimimde beni biraz daha şaşırtmayı başardı.
vivo V40, selefi V30 ile benzer bir kamera kurulumuna sahip. Ancak kameralar farklı ve çok daha iyi performans alabiliyoruz. OIS yani optik görüntü sabitleyici özelliği mevcut ve ana kamera Zeiss optiklerinden güç alıyor.
Ve selfi kamera… Burada da vivo iddialı ve 50MP selfie kamera ile geliyor. vivo’nun V serisi selfi tarafında hep iyiydi ve V40 ile çıtanın bir üst seviyeye çıkarıldığı söylenebilir. V40, 50MP otomatik odaklamalı selfie kamerası sunan piyasadaki sayılı telefon modellerinden biri. Ön kamera portrelerde de iyi bir iş çıkarıyor. Cilt tonları ve doku iyi ortaya çıkıyor. Arka plan bulanıklığının kalitesi de tatmin edici.
Gelelim, ön paneldeki ZEISS Grup Selfie Kamerasına. Bu kamera, 92 derecelik geniş açıyla grup selfieleri çekebiliyor. Böylece çok daha kalabalık grupları aynı fotoğraf içine rahatça sokmak mümkün oluyor. Ayrıca otomatik odaklama yeteneğine sahip kamera, yapay zekayla selfie fotoğraflarınızda yüz güzelleştirme teknolojisini uygulayabiliyor.
V40’ta özel bir telefoto kamera yok. Bununla birlikte, oldukça 2x dijital zoom çekimleri gayet iyi. V40’taki ultra geniş kamera doğrudan V30’dan ödünç alınmış gibi. Bu ultra geniş kameradan çıkan fotoğraflar gerçekten iyi. Bu ultra geniş kamerayla bol miktarda ayrıntı ve güzel renkler elde edebiliyorsunuz.
Tıpkı ana kamerada olduğu gibi ultra geniş kamerada da 50MP çözünürlük modunu etkinleştirebilirsiniz. Ama bunu önermiyorum, çünkü ayrıntılarda herhangi bir fayda görmüyorsunuz ve sadece daha büyük dosya boyutlarıyla karşılaşırsınız.
Kamera adası Zeiss mercekleri daire içine alırken, merceklerin altına farklı bir tasarıma sahip flaş ışığını görüyoruz. Bu LED flaş diğer telefonlardan farklı ve renk sıcaklığının tonunu ayarlamamıza izin veriyor. vivo’nun Aura Light adını verdiği bu özel LED flaş sayesinde geceleri, yani düşük ışıkta daha rahat çekim yapabiliyorsunuz. Ön yüzdeki kamerayla çekim yaparken de ışık sorununuz olmuyor çünkü çekim yaparken ekran parlayarak ışık görevi görüyor. Bu ekran otomatik moddayken ekran 1300 nite kadar parlaklık seviyesini çıkarabildiği için gece ışığı olarak oldukça kullanışlı.
2.8 kat daha yüksek ışık geçirgenliği sağlayan vivo V40, düşük ışıkta yapılan çekimlerde kesinlikle iyi iş çıkarıyor. Ana kameradan gelen fotoğraflar oldukça temiz ve ayrıntılı. Çok az gürültü var. Hem gölgeler hem de vurgular çok iyi geliştirilmiş. Işık kaynakları çok az patlamayla yetkin bir şekilde işlenmiş. Renkler güzel ve canlı görünüyor.
Kameranın yetenekleri bunlarla sınırlı değil; ayrıca yapay zeka yardımıyla çoklu yüz tanıma yeteneği de var. Yine yapay zeka yardımıyla grup portrelerinde tüm yüzler ayrı ayrı işlenerek aydınlatılıyor ve daha net yüz görüntüleri elde ediliyor.
Portre çekimlerinde V40 güzel sonuç veriyor. ZEISS Çok Odaklı Portre modunda, telefon portre odak uzaklıklarını değiştirebiliyor. Böylece kamera portre modunda 24mm, 35mm ve 50mm odak uzaklıklarıyla çekim yapabiliyor. Elbette bu özellik, ZEISS kameraların sunduğu teknolojilerle mümkün oluyor.
Video çekiminden de bahsedelim. 4K çözünürlüğe kadar video kaydı alabiliyorsunuz. Bu yüksek çözünürlüğü, vivo V40’ın yapay zeka destekli modlarıyla birleştirince profesyonel bir kameranın elinden çıkmış gibi videolar çekmeniz mümkün olabiliyor. Tüm bu mercek ve yazılım yeteneklerinden sonra size sadece fotoğrafını veya videosunu çekmek istediğiniz nesneleri, insanları, sahneleri bulmak kalıyor.
Şu dakikaya kadar sadece kamera tarafını konuştuk. Ama vivo V40 elbette bundan çok daha fazlası. Şimdi isterseniz performans tarafına yakından bakalım. V40 ailesinin büyük abisi vivo V40, düşük güç tüketimiyle yüksek performans sağlamaya odaklı Qualcomm’un Snapdragon 7 Gen 3 mobil platformunu kullanıyor. 8 çekirdekli bu işlemci GPU, Yapay Zeka sinir ağı birimi ve Görüntü Sinyali İşlemcisi gibi önemli bileşenleri aynı performans standartlarında çalıştırabilen bir platform.
Telefon 12 GB RAM ile geliyor ve depolama için de 256 GB alanımız var. Ayrıca 12 GB daha Genişletilmiş RAM seçeneği de elimizin altında. vivo bu donanımla kullanıcılarına “50 Aylık Sorunsuz Deneyim” garantisi de veriyor. Yani telefonunuz size yaklaşık 4 seneden uzun bir süre, takılmadan, donmadan, yeni nesil uygulamaları sorun yaşamadan çalıştırma sözü veriyor. Bu özellikleriyle zaten bugünün şartlarında hemen her oyun ve uygulamayı V40 ile çalıştırabiliyorsunuz ve 50 Aylık Sorunsuz Deneyim garantisi de bence kesinlikle değerli.
Peki yüksek performans alabildiğimiz V40 pil tarafında ne yapıyor? Evet, pil konusunda da vivo iyi bir iş çıkarmış ve ikinci nesil silikon karbon anotlarla üretilmiş BlueVolt pil ile geliyor. 5500 mAh kapasiteli bu pil aslında aynı boyutlardaki pillerden 1000 mAh daha fazla enerji depolayabiliyor. Yani, piyasadaki diğer 5500 mAh pillere oranla yüzde 20 daha yoğun enerji depolama yeteneği var. Böylece yüzde 16.5 daha küçük bir forma sahip. 5500 mAh pil kapasitesi de telefonun bir gün boyunca şarj istemeden çalışması için yeterli oluyor. Pil aynı zamanda 80 Watt hızlı şarjı destekliyor ki bu da priz başında vakit kaybetmemizin önüne geçiyor.
vivo V40, ince ve şık bir tasarıma sahip. Elde tutuş hissi de güzel. 6.78 inç büyüklüğünde AMOLED ekranla geliyor. Ekranın maksimum parlaklığı 4500 nite ulaşıyor. Bu da şu demek: Telefonunuzu güneş ışığı altında bile kolayca kullanabilirsiniz, çünkü ekrandaki her şey belirgin ve güneş ışığı okumamızı engellemiyor. Ekranın yenilenme hızı da 120 Hz’e çıkıyor ki bu da akıcı bir ekran deneyimi anlamına geliyor.
Ekran aynı zamanda göz sağlığını korumak için SGS düşük mavi ışık, SGS düşük titreşim ve SGS düşük hareket bulanıklığı sertifikasına sahip. Bunlar da uzun süreli kullanım için V40’ın göz dostu olduğunu gösteriyor.
V40 sadece 190 gram ağırlığında. 7.6 mm kalınlığında, yani incecik bir tasarımı var. Cihazın arka yüzeyinin cam olması da telefonun şık görünümünü güçlendirmiş. Bu arka yüzey, Titanyum Grisi veya Titanyım Moru denilen iki farklı renk seçeneğiyle geliyor. Ayrıca, ekran içi parmak izi sensörü de mevcut. Telefonun alt ve üst bölümünlerine yerleştirilmiş çift hoporlör ses tarafında ihtiyaca yanıt veriyor.
Telefonumuz aynı zamanda suya ve toza karşı dirençli bir yapı sunuyor. Yani üstüne su döküldüğünde sorun yaşamıyorsunuz. Ama elbette bu telefonunuzla birlikte havuza girin, yüzün anlamına gelmiyor. Sadece bu tip kaza durumlarında telefonunuzun dayanıklılığı olduğunu söyleyebilirim.
Sonuç itibariyle vivo V40, özellikle kamera tarafında beğendiğim bir telefon oldu. Zeiss işbirliğinin çok iyi sonuç verdiğini çektiğim her fotoğrafta görebildim. Oyun ve uygulamalarda gösterdiği yüksek performansı uzun batarya ömrüyle taçlandırması bir yana, ince ve hafif tasarımı de elde tutuş hissine pozitif yansıyor. Özetle V40 beklentilerimin ötesinde iyi bir telefon olmuş.
vivo V40 ile çektiğim fotoğrafları yakından incelemek için tıklayın.
Güncel fiyat bilgisi için tıklayın.
Sponsorlu İçerik
This post was last modified on 14 Mayıs 2025 10:59
Apple'ın iPhone 18 serisinde üretim maliyetlerini dengelemek amacıyla ekran ve işlemci performansında kısıtlamaya gidebileceği öne…
Google, sekizinci nesil yapay zeka çipleri TPU 8t ve TPU 8i'yi duyurdu. Eğitim ve çıkarım…
OpenAI, yeni amiral gemisi yapay zeka modeli GPT-5.5'i duyurdu. Kod yazımı, bilgisayar kullanımı ve bilimsel…
Fidye yazılımını yalnızca tekil bir saldırı olarak görmek, savunma mekanizmalarının da bu bakış açısıyla şekillenmesine…
Kaspersky ICS CERT, akıllı telefonlar ve tabletlerden otomotiv bileşenlerine, IoT cihazlarından endüstriyel sistemlere kadar geniş…
Epson’un yeni İstanbul lojistik merkezi bölgesel çevikliği artıracak, teslimat sürelerini %35’e kadar kısaltacak ve markanın;…