
Bir telefon satın alırken en çok nelere dikkat edersiniz? Tasarımı mı, kamerası mı, pil ömrü mü, fiziksel dayanıklılığı mı, kullandığı yazılım mı yoksa oyun performansı mı? Redmi Note 15 Pro aslında tüm bu saydığım noktaları ortak paydada buluşturabilen bir model.
Madem deneyimden söz ediyoruz, benim için öncelikli olan özelliklerle başlayayım. Ülkemizin şartları ortada, herkesin sık sık telefon yenileme imkanı yok, o yüzden gidip mağazadan satın aldık mı bu telefonun olabildiğince uzun yıllar dayanabilmesi önemli. Bu açıdan Redmi Note 15 Pro ileriye dönük gelişmiş özellikler sunuyor. Bence iyi bir orta sınıf telefon olmuş.
Bir telefon alıyorsam beklentim bana para harcatmaması. Ne demek istiyorum? Mesela kutu içeriği dolu dolu gelmeli, gidip beni telefon kılıfı ya da şarj adaptörü almak zorunda bırakmamalı. Redmi Note 15 Pro’yu kutusundan çıkardığım ilk anda zaten mutlu oldum. Çünkü bu saydığım aksesuarların hiçbiri eksik değildi ve tam paket sunulmuştu.
Dayanıklı
Benim için alacağım telefonun dayanıklı olması da çok önemli. Madem uzun yıllar beraber takılacağız, o zaman elimden düşüp yere çakıldığında, yanlışlıkla suya düşürdüğümde beni üzmemeli. Eminim hepimizin başına bir kez olsun gelmiştir, bir şekilde elimizden kontrolsüz bir şekilde kayıp giden o telefon yere kapaklandığında aklımıza hep en kötüsü gelir. Acaba kullanılamaz hale mi geldi, ekranda derin çatlaklar mı oluştu, şimdi kim gidip bu telefonu yaptıracak da para verecek. Durduk yere cebimde para çıkacak endişesi zaten başlı başına problem.
Bu kazalar her zaman olabilir, bunun önüne geçmeye ne kadar çalışsak da sonuçta olabiliyor. O halde önlemi en başta telefon tercihi yaparken almak lazım. Xiaomi’nin bu telefonu bu açıdan kullanıcısını üzmeyecek bir telefon olmuş. Neden derseniz çünkü telefonun etrafında adeta bir zırh var.
Telefonun ön yüzeyi Gorilla Glass Victus 2 ile kaplı ve bu mükemmel bir koruma sağlıyor. Böylece ekrana kolay kolay bir şey olmuyor. Ayrıca yüksek dayanımlı fiber-glass arka panele sahip. Amiral gemisi seviyesinde bir doku bu ve 2.5 metre mesafeye kadar böyle yüksek bir seviyeden telefonunuz yere düşse bile bana mısın demiyor, çünkü hem çizilmeye hem de toza karşı dirençli bir yapı telefonu çepeçevre sarıyor.

Eskiden telefonu pirince yatırma diye bir olay vardı, telefon suya düştüğünde, içine bir şekilde su kaçtığında telefonu bu şekilde kurtarmaya çalışırdık. Çok şanslıysak da kurtarırdık. Ancak zaman değişti ve karşımızda IP68 sertifikalı Redmi Note 15 Pro gibi bir telefon var. Bu telefonu suya düşürmeniz bir yana, 30 dakikaya kadar 2 metre derinlikte tatlı suda bile kalsa başına bir şey gelmiyor. Yani havuzdur, lavabodur veya yerdeki tatlı su birikintisine düşse de ya da telefonun üzerine yoğun bir şekilde su sıçrasa bile bu telefonu alıp normal şekilde kullanmaya devam edebilirsiniz.
Özellikle de benim gibi seyahat etmeyi seviyorsanız böyle bir telefonu tercih etmekte yarar var. Düşünsenize yurt dışında ya da şehir dışında başınıza böyle bir kaza geldiğini ve telefonunuzun böyle bir kaza yüzünden sizi yarı yolda bıraktığını. Günlük rutinimizde pek çok şeyimizi telefonda hallediyoruz ve bu ihtimali düşünmek bile istemem. O yüzden evet kamera, performans, pil bunların hepsi önemli. Ama en başta bu kazalara karşı da olabildiğince dirençli olmalı.
Özetle şunu söyleyebilirim: Kaza geliyorum demez, ama önlemini almak işte bu kadar basit.
Uzun ömürlü pil
Telefonumu gün içinde şarj etmek zorunda kalmaktan nefret ediyorum. Yanıma powerbank almayı da tercih etmiyorum. Nihayetinde yanımda sürekli çanta taşıyan biri değilim. O yüzden benim enerjime sonuna kadar ayak uydurabilecek bir telefon önceliğim olur. Bu telefonu kullanmaya başladığım ilk günden beri, yani kutusundan çıkardığım ilk andan itibaren pil noktasında hiç sorun yaşamadım. İçinde 6580 mAh kocaman bir pil var. Sabah evden çıktıktan sonra tüm gün şarj ihtiyacı olmadan kullanabiliyorum. Özellikle de seyahatlerde, koşturmacası bol bir günde nasıl hayat kurtarıyor anlatamam.
Genelde telefonu gece yatarken şarj etmeyi tercih ediyorum, sabah kalkınca böylece telefonu tam şarj alıp evden rahatça çıkabiliyorum. Ama bazen bu olmuyor tabii ve şarj etmeyi unutuveriyorum. Sabah kalkınca da haliyle şarj etmem şart. Evden de hemen çıkmam gerekiyor. Ne olacak peki. İşte bu noktada kutu içeriğindeki o 45W hızlı şarj adaptörü beni kurtarıyor. Sadece 15 dakika şarjda bıraksam telefonun pili yüzde 0’dan 27’ye kadar doluyor, yarım saat şarjda bıraksam bu doluluk oranı %47’yi buluyor. Yani böyle anlarda da zor durumda kalmıyorsunuz, bu dev bataryayı kısa sürede şarj edebiliyorsunuz.
Bu telefon aynı zamanda bir powerbank. Arkadaşınızın telefonunun pili tükenmek üzereyken ona güzel bir jest yapabilirsiniz. Bunun için tek gerekli aksesuar şarj kablomuz. O yanımızdaysa 22,5W kablolu ters şarj desteğini kullanarak tıpkı bir powerbank gibi diğer cihazları şarj edebiliyorsunuz.
Az önce genelde telefonumu gece yatarken şarjda bıraktığımı söylemiştim. Şimdi bazılarınızın çekincesi olabilir: Telefonun bataryası tüm gece %100 dolulukta kalınca pile sıkıntı olur mu, telefon patlar mı ya da pil sağlığı zarar görür mü? Günümüzde yeni nesil telefonlarda böyle bir sorun kalmadı, tam doluluk olduğunda elektrik transferi sona eriyor ve böyle bir risk oluşmuyor. Ama daha fazlası da var.
Pil koruması ayarlarına girdiğinizde pil ömrünü uzatacak bazı ayarları göreceksiniz. Pil sağlığı uzun yıllar iyi durumda kalsın istiyorsanız Akıllı Şarj ya da Pil Koruması özelliklerini tercih etmenizi öneririm. En azından ben öyle yapıyorum. Akıllı şarjı seçtiğinizde telefonunuz, pil ömrünü uzatmak adına sizin şarj alışkanlıklarınızı öğreniyor ve uygulanabilir durumlarda pil %80 seviyesine ulaştığında şarj etmeyi durduruyor ve pili en verimli şekilde kullanıyor.
Pilleri ne kadar korumaya çalışırsanız çalışın, günden güne, yıldan yıla ömrü azalır. Bunu durduramayız. Ama bunu olabildiğince geciktirebilmek elimizde. Bu ayarlar o yüzden var ve mutlaka kullanmanızı öneriyorum.
Şunu da söyleyeyim: Xiaomi’nin belirttiğine göre bu telefonun 1600 şarj döngüsü var. Yani dikkatli kullanırsanız 6 yıla kadar pil sizi rahat rahat götürüyor.
Ekran
6.83 inç büyüklüğünde kocaman bir ekranımız var. Şu ekrana bakar mısınız akıcılığına? Ekran 120 Hz yenileme hızı destekliyor ve çok önemli. Ve buna 2560 Hz dokunmatik örnekleme hızı eşlik ediyor. Daha ne olsun!
Şimdi başka bir şeye dikkat çekmek istiyorum: Dışarı çıktığınızda ekran parlaklığını sonuna kadar açmanıza rağmen telefonun ekranını okumakta zorlanıyorsanız o telefondan uzak durun. Cep telefonu, adı üzerinde nereye gidersek yanımızda olması gerekiyor. Gün ışığı altında telefonun ekranını göremeyeceksem ne anladım ben o işten?
Bu telefonda böyle bir sorunun yanından bile geçmiyorsunuz çünkü tam 3200 nit tepe parlaklık seviyesini görebiliyorsunuz. Yani telefonu hangi ortamda kullandığınızın bir önemi yok.
Ekranla ilgili bir şey daha söyleyeceğim. Siz de benim gibi telefonunuzdan dizi/film izlemeyi seviyorsanız bu ekranla bunu yapmak çok keyifli. Çünkü HDR tarafında cihaz Dolby Vision ve HDR10+ sertifikalarına sahip. Yazılım tarafında HDR10, HDR10+, HLG ve Dolby Vision dahil tüm yaygın HDR formatlarını çözebiliyor.
Dizi izlemekten bahsetmişken sırf ekranla bu iş bitmiyor tabii. Hoparlörün de iyi olması şart. Açıkçası beklediğimden çok daha iyi buldum ses performansını. Amiral gemisi düzeyinde tasarlanan çift stereo hoparlörler kullanıcı deneyimini kesinlikle bir üst seviyeye taşıyor. İzlediğiniz filmden, diziden, oynadığınız oyundan daha fazla keyif alıyorsunuz.
Oyunlarla aram kendimi bildim bileli iyi. Atariyle başladık sonra bilgisayar ve oyun konsolu derken mobil oyunlar önceliğim oldu. Genelde Diablo Immortal, Genshin Impact, Wuthering Waves, Clash of Clans, Call of Duty Mobile ve Asphalt oynuyorum. Haliyle alacağım telefondan oyun tarafında iyi bir performans beklemek hakkım. Bu açıdan kafanız rahat olabilir, bu telefonun kalbinde MediaTek Dimensity 7400-Ultra işlemci var. 4 nm üretim süreciyle üretilen bu çip ve her oyunu akıcı bir hızda çalıştırabiliyor.
Kamera
Seyahat etmeyi, gezmeyi ve bunları yaparken fotoğraf çekmeyi seviyorum. Anı ölümsüzleştirirken yakaladığım karenin olabildiğince iyi olmasını istiyorum elbette. Gündüz çekimi nasıl, loş ışıkta çekilen görüntüler çöp mü yoksa saklanabilecek kalitede mi? Fotoğraflardaki detayları ne kadar iyi yakalayabiliyor? Bunlar önemli.
İstanbul’un farklı noktalarını dolaştım ve Redmi Note 15 Pro ile gün boyunca bol bol fotoğraf çektim. Teknik olarak üç kamera var, ancak biri aslında bir derinlik sensörü. Gerçekte iki kamera kullanılıyor: ana ve ultra geniş.
Ana kamera yapay zeka destekli 200 MP çözünürlüğünde görüntü yakalayabiliyor. 200 MP çekim yapmak için kamera uygulamasından Ultra HD’yi seçiyorsunuz ve basıyorsunuz denklanşöre. Sonuçlar gerçekten çok iyi.
Önde 20 MP sabit odaklı selfie kamerası var. Redmi Note 15 Pro 5G’nin ana kamerası güzel fotoğraflar çekiyor. Keskinlik ve detay seviyesi iyi, renk üretimi de hoş. 2x zoom örnekleri, 1x moda oldukça benzer bir görüntü sunuyor ve sonuçlardan memnun kaldım. Önceki Note 14 Pro’dan her türlü daha iyi.
8 MP ultra geniş kameradan çıkan görüntü kalitesi de beklentimi karşılıyor. Fotoğraflarınızda kadraja çok daha fazla şeyi sığdırmak istediğinizde fazlasıyla iş görüyor.
Düşük ışıkta yapılan çekimler bir telefonun kamerasının ne kadar iyi olduğunu bize gösterir. Redmi Note 15 Pro da bu açıdan iyi iş çıkarıyor. Ana kameradan elde edilen düşük ışık fotoğrafları, önceki nesilde olduğu gibi oldukça başarılı. Temiz, keskin ve detaylar belirgin. Renkler canlı, dinamik aralık hem parlak alanları hem de gölgeleri iyi kontrol ediyor.
Redmi Note 15 Pro 5G’nin ana kamerası bulunduğu segmenti düşünecek olursak kesinlikle başarılı. Yeni sensör, ince detayları daha iyi işliyor ve Note 14 Pro’ya göre daha iyi insan fotoğrafları sunuyor. 2x ve 4x modları da daha iyi.
Redmi Note 15 Pro 5G, ana kamerasıyla 4K 30 fps video kaydı sunuyor ve bu modda EIS desteği mevcut. Ultra geniş ve selfie kameralar 1080p ile sınırlı; her ikisi de 60 fps destekliyor.
Benim gibi yürüyüş yaparken video çekmek isterseniz gayet akıcı, sarsıntısız bir video elde edebiliyorsunuz. Ana kameradan alınan 4K gündüz videoları oldukça iyi: geniş dinamik aralık ve yeterli keskinlik sunuluyor.
Düşük ışıkta ana kameradan alınan videolar sınıfı için çok iyi, ben çok beğendim. Hatta 2x düşük ışık videolarını da beğendim.
Çekimler iyi güzel de bazen çekimlerinize sonradan müdahale etmeniz gerekebiliyor. Mesela şu fotoğrafta kuzenimi çektim ama bankta oturan amca kadraja girmiş. O zaman Xiaomi’nin yapay zeka özelliklerini kullanmanın tam vakti. Silgi özelliğini kullanarak amcayı oradan kaldırmak saniyeler sürüyor. Fotoğrafı çok güzel bir şekilde tamamladığı için de sonuç yapay durmuyor. Bunun gibi çekimlerinize daha pek çok farklı dokunuş yapabilmeniz mümkün.
Sonuç
Redmi Note 15 Pro 5G işte böyle bir telefon. Oldukça dayanıklı, sadece fiziksel darbelere ya da suya karşı değil, pili de öyle, uzun ömürlü. Oyuncuysanız oyun oynamayı bu telefonla seveceksiniz, fotoğraf çekmeyi seviyorsanız da anı ölümsüzleştirmek bu telefonla ayrı bir keyif. Yani Redmi Note 15 Pro 5G amiral gemisi özelliklerini tek çatı altında toplayan bir çözüm. Çok yüksek fiyatlara çıkmadan da bu üst seviye özelliklere ulaşmak artık mümkün.
Sponsorlu İçerik

İlk yorum yapan olun