Bilgisayar

MSI Crosshair 16 HX AI D2XW inceleme

Yaklaşık üç hafta önce evime girdi ve o gün bugündür bu laptop’un başından kalkamıyorum. MSI yine sağlam sistem hazırlamış ve kullanıcılarıyla buluşturmuş. Bu üç haftalık süre zarfında dikkatimi çeken her şeyi anlatacağım. Performansı nasıl, soğutma performansın stabil kalmasını sağlıyor mu, zorlu oyunlarda ve yüksek grafik ayarlarında neler yapabiliyor, tasarımı, klavyesi, touchpad’i nasıl. Gelin, tüm bu özelliklerine yakından bakalım. Yeni MSI Crosshair 16 HX karşınızda…

Nihayet RTX 5070’li bir dizüstü bilgisayarı deneyimleme şansı bulabildim. MSI Crosshair 16HX, ya da tam adıyla Crosshair 16 HX AI D2XW; 16 inç ekranla gelen çok güçlü bir oyun dizüstü bilgisayarı ve son üç haftadır günlük ana bilgisayarım olarak kullanıyorum. Sadece oyun oynamakla kalmıyorum, aynı zamanda işim gereği video editleme, çıktı alma noktasında da işime fazlasıyla yarıyor. Yani hem oyun hem de iş amaçlı bana büyük bir esneklik sağlıyor.

Ve dostlar bu laptop’u sevmek için gerçekten çok fazla özellik var ve bugün tüm bu özelliklerden bahsetmek istiyorum.

Tasarım

Önce tasarımla başlayalım, çünkü bu laptop’u kutusundan çıkarıp kullanmaya başladığınızda her şeyden önce bu sıradışı tasarım dikkatinizi çekecek.

Piyasadaki en hafif laptoplardan diyemem. Neticede 2,66 kg ağırlığı var, fakat içindeki donanım düşünüldüğünde bu gayet normal bir durum. Ayrıca beraberinde gelen güç adaptörü ve kabloların fazladan 742 gram ağırlık eklediğini de unutmamak gerek. Ama bu tür laptoplarda çok daha ağırlarını gördüm, onu da söyleyeyim.

Mat siyah kapağı, ışık doğru şekilde üzerine vurduğunda gökkuşağının tüm renklerini yansıtan MSI’ın logosu göze hoş geliyor. Hem gösterişsiz hem de dikkat çekici; uzun zamandır gördüğüm en şık dizüstü bilgisayarlardan biri.

Kapağı açtığınızda 24 bölgeli RGB arka aydınlatmalı, yarı saydam bir klavye ortaya çıkıyor. Bunu daha önce de birçok kez gördük. Oyun oynarken de yazı yazarken de konforlu bir kullanım sunuyor. Tam boy bir numara tuş takımı var, yön tuşları sıkıştırılmamış ve her yerde faydalı kısayollar mevcut. Yani kullanırken kesinlikle sizi rahatsız edecek bir şey yok, tuşlar olması gerektiği büyüklükte.

Ayrıca yeni nesil sistemlerde gördüğümüz gibi Copilot’a özel ayrılmış bir tuş da mevcut. Yapay zeka artık hayatımızın önemli bir parçası. Bu laptop’ta da yapay zekayı aslında birçok noktada görüyoruz. Modelin adında da bunu görüyoruz: MSI Crosshair 16 HX AI: Yani 16 inç ekranlı, Intel’in HX serisi işlemcisinden güç alan ve AI yani yapay zekanın gücünü kullanıcısına sunan bir laptop.

24 bölgeli RGB aydınlatmaya sahip olduğunu söylemiştim. Klavyede WASD tuşları belirgin biçimde vurgulanmış.

Klavyenin hemen altında yer alan touchpad pürüzsüz ve hassas yapıda. Tam aradığım gibi. Ancak Tuş basışları son zamanlarda incelediğim birçok modele göre biraz gürültülü ve tıkırtılı, bunu fark etmemeniz mümkün değil. Ama rahatsız edici değil. Zaten gerçekçi olmak gerekirse birçoğumuz touchpad’i pek tercih etmiyoruz ve kendi mouse’larımızı kullanıyoruz. O yüzden bu noktaya hiç takılmadım.

Portlara bakalım şimdi de. Sol tarafında Power Delivery 3.0 destekli bir Thunderbolt 4 portu ve bir USB-A 3.1 Gen 1 portu var. Sağ tarafında bir başka USB-A 3.2 Gen 1 portu ve bir 3,5 mm ses jakı yer alıyor.

Arka kısımda ise bir USB-A 3.2 Gen 1 portu daha var ve beraberinde bir HDMI 2.1 portu ve Gigabit Ethernet bağlantısı mevcut.

İç kısmda Wi-Fi 6E ve Bluetooth 5.3 mevcut. Bu haliyle her ne kadar bağlantı konusunda en ileri noktada değilse de, böylesine eksiksiz ve yüksek performanslı bağlantı seçeneklerinden şikayet edecek halim yok.

Laptop’un alt kısmına bakalım. Alt şaside geniş ızgaralar, iki kenarda da, yani sağda ve solda havalandırmaya ayrılmış ızgaralar var. Alt yüzeydeki yüksek ayaklar laptopa biraz yükseklik kazandırıyor ve masa ile arasında boşluk yaratıp alttan hava akışını artırıyor.

Bu arada stand kullanmanızı da öneririm. Sıcaklığı tahliye ederken elinize de üflenen sıcaklığın gelebileceğini düşündüğümüzde bu stand ile daha konforlu çalışma şansınız olur.

Genel olarak tasarıma portlara bakıldığında bu laptop oldukça iyi donanımlara sahip bir dizüstü bilgisayar. Her şeyin en yenisi ve en iyisi olmasa da, hiçbir şekilde yetersiz hissettirmiyor. Ayrıca görünüşü de harika.

İşlemci & Performans

Şimdi asıl konuya gelelim, yani performans kısmına. Intel’in en güçlü işlemcilerinden Core Ultra 9 275HX Arrow Lake işlemcisini kullanıyor. Bu işlemci, 2.1 ile 5.4 GHz arasında çalışan sekiz Performans çekirdeğine ve 16 Verimlilik çekirdeğine sahip. Ayrıca yapay zeka görevleri için bir NPU’su ve 1.9 GHz hızında çalışan sekiz çekirdekli entegre bir Intel Arc GPU’su var. Bu GPU, 8 GB GDDR7 RAM ile gelen Nvidia GeForce RTX 5070 devre dışı bırakıldığında sınırlı da olsa oyun oynamaya imkan veriyor, yani prize bağlı değilken potansiyel olarak enerji dostu oyun deneyimi sunabiliyor.

Bana test için bana gönderilen model, PCIe 4.0 yuvasında 1 TB SSD ile birlikte geldi ancak daha fazla eklemek isterseniz kullanılabilir ek bir PCIe 5.0 yuvası da var. Bu depolama alanına 5600 MHz hızında çalışan 32 GB DDR5-RAM eşlik ediyor.

Ekran kartı

Şimdi bu dizüstü bilgisayarın oyun performansından bahsedelim, çünkü bu laptopu üç hafta boyunca kullanırken beni en çok heyecanlandıran şey buydu. NVIDIA’nın RTX 5070 dizüstü GPU’su, selefine göre birçok performans geliştirmesi ve teknolojik ilerleme getiriyor. Bunlara daha yüksek bellek bant genişliği sunan GDDR7 VRAM kullanımı da dahil. Ayrıca selefinden daha yüksek saat hızlarına sahip ama en önemlisi, 4nm üretim süreciyle her zamankinden daha enerji verimli.

NVIDIA Blackwell mimarisiyle donatılan GeForce RTX 5070, yapay zekâ destekli DLSS 4 teknolojisi sayesinde daha yüksek kare hızları ve daha gerçekçi görseller sunuyor. NVIDIA Studio ile projeleriniz artık çok daha hızlı bir hale geliyor.

Benchmark testleri

Şimdi sadece sentetik testleri göstermek yerine doğrudan gerçek oyun deneyimine geçelim. İlk oyunumuz Doom: The Dark Ages. Bu oyunu yakın zamanda satın aldım ve MSI Crosshair 16HX üzerinde oynamaktan çok keyif aldım. Video ayarlarına bakalım.

Dizüstü bilgisayarın yerel çözünürlüğündeyiz, DLSS kapalı ve kare üretimi de kapalı. Bu yüzden 8-9 FPS görüyorsunuz ama en önemlisi ultra ayarlarda çalışıyoruz. Bu en yüksek ayar değil bu arada. Oyunda “nightmare” ve “ultra nightmare” gibi daha yüksek grafik ayarları da var, ama maalesef bu laptop oralara çok rahat çıkamıyor. Yani kare üretimi kapalıyken böyle görünüyor.

Bu haliyle pek oynanacak gibi değil. Şimdi isterseniz DLSS’i açalım ve sonucu görelim. 50 FPS’yi gördük. Yani 5 katlık bir artış yaşadık. Kare üretimini artıralım şimdi de. Ve 80’leri de geçtik.. Yani performansın nasıl arttığını gördünüz. Gerçekten iyi.

Özetle DLSS’in açık olup olmaması çok fark ettiriyor. Yani evet, bu yüzden Blackwell mimarisi oyun dizüstülerine çok fayda sağladı . Çünkü oyun laptopları, masaüstü ekran kartları gibi yüksek grafik gücüne sahip değil. Bu yüzden DLSS gibi teknolojiler çözünürlüğü yükselterek akıcı performansı sağlıyor.

CyberPunk 2077 ile devam edelim. DLSS kapalıyken 60 FPS seviyelerinde geziyoruz. DLSS’i açınca bakalım ne değişecek. 90 FPS’yi gördük. Kare oluşturma ayarını açalım bu kez de. 220 FPS’i bile geride bıraktık. İşte budur.

Crosshair, MSI’ın OverBoost teknolojisini kullanıyor. Bu teknoloji, Extreme Performance modunda bileşenleri otomatik olarak hız aşırtıyor ve soğutmayı buna uyarlıyor. Yoğun CPU ve GPU kaynakları gerektiren aşırı iş yüklerinde bu teknoloji, toplam 170W güç çıkışıyla en yüksek birleşik performansı sunuyor. Bu sayede oyunlarda kare hızları (FPS) ve render işlemleri daha yüksek oluyor.

Tabi bir de performansın korunması yani stabil kalması konusu var ki burada büyük iş soğutmaya düşüyor. Tasarımdan konuşurken laptopu çervreleyen ızgaralardan söz etmiştim. Yanlarda, arkada ve alt kısımda soğutmanın etkin yapılmasını sağlayan ızgaralar göze çarpıyor. Bu laptopta, iki fan, 5 adet ısı borusu ve 6 adet hava çıkışı var ve çok yönlü hava akışını sağlayabilmek için arkaya ve yanlara yönlendirilmiş.

MSI’ın Cooler Boost 5 teknolojisi, CPU ve GPU için ayrı ayrı ısı boruları ve çifte fan sistemini kullanarak güçlü bir soğutma sağlıyor. Böylece her bileşen kendi termal sınırlarında daha rahat çalışabiliyor.

Bu moda geçtiğinizde fanların sesi epey yükseliyor. Ama yoğun kullanımlarda bile sistem böylece güvenle çalışıyor.

Hava akışları fareyi kullandığınız elinizi zaman zaman rahatsız edebilir, bu tip durumlarda en başta da belirttiğim gibi bir laptop standı fazlasıyla iş görebilir.

Yani özetle MSI, OverBoost ile performansı zirveye çıkarırken, Cooler Boost ile de bu performansı sürdürülebilir hale getiriyor. Laptop hiç ısınmıyor. Gerçekten çok etkileyici.

Tüm bu ayarlara MSI Center yazılımı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Ekran

16 inçlik IPS ekranımız var ve çok keskin bir görüntü sağlıyor. 2.560 x 1.600 çözünürlük sunuyor. Ekran hem parlak hem de renkli. Bazı kullanıcılar parlak ekranın sunduğu o canlılığı tercih edebilir, ama açıkçası ben mat ekran olmasını tercih ederim. Bir ekran ne kadar az yansıma yapıyorsa benim için o kadar tercih sebebidir. Bu laptop da öyle.

HDR bir ekran değil ama kontrast genel olarak çok iyi. Gölgeli alanlarda detaylar ortaya çıkıyor, OLED veya Mini-LED ekranlarla yarışamasa da siyahlar gerçek siyaha oldukça yakın seviyede.

Ayrıca bu ekran 240Hz yenileme hızına sahip. Hz, ekranın saniyede kaç kez görüntüyü yenilediğini tanımlıyor. Bu ekran da 240 Hz. Oyun odaklı lapotplarda 120, 144 ve 165 Hz gibi değerleri görmeye alıştık. Ama 240 Hz üst segment oyuncu monitörleri ve laptoplarında bulunan bir özellik. Yani çok daha akıcı bir ekran deneyimi söz konusu. Yüksek yenileme hızında görüntü göze daha doğal gelir, uzun süreli kullanımda daha konforludur. O yüzden önemli.

Ekranın üstünde bir HD (720p) web kamerası var, yani 720p çözünürlüğünde görüntü alabiliyor. Günümüzde çok daha yüksek çözünürlük sunan kameralar var, ancak yine de temel seviyede görüntülü görüşme yapmak veya yayın yapmak için uygun. Bu arada şunu da söyleyeyim: Düşük ışıkta da parlak ışıkta olduğu kadar iyi çalışıyor. Gürültülü ortamlarda bile sesinizi gayet net alıyor.

Ekrandan ve kameradan bahsetmişken şunu da söyeyeyim: Bu laptop’ta yüz tanıma sistemi yok, yani Windows Hello’yu kullanamıyorsunuz. Ayrıca parmak izi sensörü de yok. Benim için sürpriz değil.

Bu gördüğünüz oyuncu tipi laptopların asıl olayı yüksek performans sunabilmesi ve etkili soğutma yapabilmesi. RGB klavyesi ve yüksek yenileme hızları da daha öncelikli. Nihayetinde bu laptopların hedef kitlesi kurumsal taraf değil. Parmak izi sensörü ve kızılötesi sensörler ek maliyet demek. Oyuncu laptopların fiyatları da öyle çok düşük değil, o yüzden fiyatların daha erişilebilir olması için markalar daha az öncelik verdikleri özelliklere sistemlerinde yer vermeyebiliyor. Yani MSI’a özel bir durum değil bu.

Ses & Hoparlör

Ses performansına geldi sıra. Crosshair’ın iki adet 2 Watt’lık hoparlörü var ve yüksek ve dengeli bir ses üretiyor. Ses çıkışı güçlü. Günlük kullanım için olsun, oyun oynamak veya video izlemek için olsun bence iyi. Ancak subwoofer olmaması bas tepkisi biraz sınırlıyor. Yine de gözardı edilebilecek bir durum.

Ses tarafında bir sorun görmedim, zaten çoğumuz kulaklarını takarak bu tip sistemleri kullandığı için iş aslında biraz da kullandığınız kulaklığın maharetine kalıyor.

Batarya

Oyuncu laptop’larının pil ömrü, kurumsal laptop’lar kadar öncelikli bir konu değil. Ama ben oyuncu laptop’larında şuna dikkat ederim: Ayrık GPU kapatıldığında beni ne kadar idare ediyor?

Bu yüzden 5070 grafik çipini devre dışı bırakmak için MUX anahtarını açtıktan sonra, yani ayrık grafik modunu devre dışı bıraktığımda elbette pil ömrü epey uzuyor ve bu 90Wh’lik pil sayesinde gün içinde sık sık priz arayışına girmemiş oluyorsunuz.

Ama söylediğim gibi pil ömrü oyuncu laptopları için öncelikli bir konu değil, ama pil ömrü daha uzun istiyorsanız bunu da yapabiliyoruz.

Yazılım

Laptopumuzla ilgili ince ayarları MSI Center yazılımı üzerinden yapıyoruz. Bu dashboard üzerinde aradığımız her şey var. Donanım İzleme bölümünden CPU, GPU ve NPU kullanımını anlık olarak görebilirken, Kullanıcı Senaryosu bölümünden de laptopu hangi senaryoda kullanacağımızı seçiyoruz. Oyun oynamaktan öte rutin günlük çalışmalarınızı yapacaksanız ECO-Sessiz moda geçebilirsiniz. Bu mod hem sessiz çalışır hem de pile daha az yük bindirdiğinden prize takılı olmadığınız anlarda daha uzun süreler bu laptopu kullanabilirsiniz. Ekstrem Performans modu ise en yüksek güçte laptopu kullanmamızı sağlar.

İstersek laptopun bu işleyişini doğrudan yapay zekaya da bırakabiliriz ve bunun için MSI AI Engine’ı seçmemiz yeterli. MSI AI Engine, MSI’ın yeni nesil laptoplarında bulunan yapay zekâ destekli otomatik optimizasyon sistemi olarak iş görüyor. Amacı, kullanıcının manuel ayarlarla uğraşmasına gerek kalmadan donanım kaynaklarını senaryoya göre en uygun şekilde yönetmek.

Bu ayarların hemen altında ise dahili grafik modu, MSHybrid ya da Ayrık Gratik Modu arasında seçim yapabiliyoruz.

Klavyenin RGB ışıklarıyla ilgili ince ayarlara da yine bu yazılımdan erişiyoruz.

Sonuç

Genel olarak, MSI Crosshair 16 HX bulunduğu segment itibariyle iyi iş görebilecek bir laptop olmuş. Hem ekranı, hem performansı, hem de sunduğu bağlantı noktalarıyla hem oyuncular hem de içerik üreticiler için çok şey vaat ediyor.

 

Sponsorlu İçerik

This post was last modified on 1 Eylül 2025 18:30

Geçmiş Makaleler

Sahte veri ihlali bildirimlerine dikkat!

Veri ihlali bildirimi almak eskiden nadir bir olayken ihlallerinin rekor sayılara ulaşmasıyla birlikte bu bildirimler…

20 Nisan 2026

Galaxy A55 ve A53 için Nisan güncellemesi yayınlandı

Samsung, Galaxy A55 ve A53 modelleri için Nisan 2026 güvenlik yamasını kullanıma sundu. 47 kritik…

18 Nisan 2026

Android 17 Beta 4 yayında: RAM sınırı ve kuantum güvenliği geliyor

Google, Android 17'nin final betasını yayımladı. Yeni güncelleme, cihazları hızlandıracak katı RAM sınırları, yerel ağ…

18 Nisan 2026

Microsoft, Windows 11 Başlat Menüsü’nü yeniden tasarlıyor

Microsoft, Windows 11 Başlat menüsünü WinUI 3 altyapısıyla yeniden inşa ediyor. Performans sorunlarını gidermeyi hedefleyen…

18 Nisan 2026

Gemini ile ‘Kişisel Zeka’ dönemi başlıyor

Gemini’ın "Kişisel Zeka" özelliği, kullanıcıların Google uygulamalarındaki verilerini güvenle entegre ederek, tamamen kişisel bağlama uygun,…

18 Nisan 2026

ASUS ProArt ve NVIDIA Studio, içerik üreticilerini “Creator Connect 2026” etkinliğinde bir araya getirdi

ASUS ProArt ve NVIDIA iş birliğiyle ve "İçerik Oluşturucular İçin Geliştirildi, İlham Vermek İçin Tasarlandı"…

18 Nisan 2026