Yerli bir marka olarak dünya devi üreticilerle nasıl rekabet edersiniz? Özellikle bilgisayar tarafı söz konusu olduğunda bu nasıl olur? Çünkü aynı işlemci, aynı ekran kartını kullanacak ve fark yaratmaya çalışacaksınız ve üstüne bir de rakipleriniz küresel markalar yani dünya devleri. Bu nedenle kolay bir şey değil. İşte Monster bu işi gayet iyi yapıyor. Çünkü Türkiye’de kullanıcı ihtiyaçlarına yoğunlaşan yöntemler geliştiriyor. Ömür boyu ücretsiz bakım garantisi, ilk 15 gün için koşulsuz iade garantisi ve panel değişim garantisi gibi.
Mesela fan eskisi kadar soğutmuyor. Çünkü tozlandı diyelim. O tozu kendiniz söküp temizlemeyeceğinize göre Monster’a götürmeniz gerekiyor. Zaten genel bir bakımını da yapıyorlar. O tozlar da ortadan kayboluyor. İlk 15 gün içinde koşulsuz iade garantisi de çok önemli. Olur ya yanlış ürün seçtiniz. Son pişmanlık fayda vermez sözü bu durumda geçerli değil. Çünkü bu iadeyi ilk 15 gün içinde koşulsuz bir şekilde yapabiliyorsunuz. Marka, bir tane bile ölü piksel çıksa bile değişim garantisi veriyor. Bu da önemli, çünkü çıkabiliyor. Bunlar elektronik cihazlar. Yani burada sizin de kabahatiniz yok. Üreticinin de farkında olmadığı bir durum. Ne oluyor? Önemli olan fark edildikten sonra hızlı bir şekilde değişim yapılması. Özetle Monster’ın sağladığı bu avantajlar kullanıcılar için çok değerli ve her markanın böyle çözümler sunması gerekli.
Monster bu konuyu önemsiyor çünkü ülkemizdeki satın alma gücü belli. Dolayısıyla bu hizmetler de daha fazla önem kazanıyor. Tulpar T7 V26.2.1’in özelliklerine geçmeden önce bunları da paylaşmak istedim.
Tatil dönemine giriyoruz, üç ay sonra da okula dönüş dönemi geliyor. Haliyle öğrenciler için uzun süre kullanılabilecek laptop modelleri gerekiyor. Tam da bu nedenle 13. Nesil Intel Core işlemcili ve RTX 5060 ekran kartına sahip olan bu sistem, bir yandan yapay zeka destekli hızlandırma teknolojileri, diğer taraftansa güçlü oyun performansı sayesinde hem sıkı oyuncuların hem de öğrencilerin her ihtiyacına yanıt veren bir model.
İşlemci
Ürün Intel’in Raptor Lake mimarisiyle üretilen 13. Nesil Intel Core i7-13620H işlemciden gücünü alıyor. Bu oyunlar için gayet yeterli bir işlemci. Tahmin edeceğiniz üzere buradaki nesil farklılıkları fiyatı doğrudan etkiliyor. Şu anda oyuncu bilgisayarlarının bazı üst modelleri 200 bin liraların üzerine çıkmış durumda. Bizim incelediğimiz ürün ise yaklaşık 80 bin TL bandında bir fiyatta. Bunlarda 13. nesil Intel işlemcisini hala görmek doğal.
Bu güçlü işlemci 6 performans, 4 verimlilik çekirdeği ve 32 iş parçacığına sahip. Bu performans ve verimlilik çekirdekleriyle bilgisayar hem güçlü hem de verimli çalışıyor. Performansa ihtiyaç duyan uygulamalar ya da oyunlarda işlemci otomatik olarak P Çekirdeklerini aktifleştiriyor.
45 Watt değerindeki güç tüketimi, 115 Watt değerine kadar çıkabiliyor. Bu da haliyle ekstra FPS ve uygulamalarda akıcılık olarak bize geri dönüyor. Ayrıca bu işlemci, grafik ünitesiyle birlikte gelir. Ancak dilersek bu grafik ünitesini devreden çıkarıp burada kullanılacak olan gücü ekran kartına aktarabiliyoruz. Seçim size kalmış.
Ekran kartı
Ekran kartı ise kuşkusuz böyle bir sistemin en önemli bir bileşeni. Bu sistem Nvidia RTX 5060 ekran kartını kullanıyor. Ancak burada bir detay bence çok kritik. Laptoplar masaüstü sistemler gibi değil. Üreticiler herhangi bir ekran kartını farklı Watt seviyelerinde çalıştırabiliyor. Yani RTX 5060 bir laptop modelinde 45W, bir başka laptop modelinde ise 115W seviyesinde çalışabiliyor. Bu değeri TGP yani hedef grafik gücü de diyebiliriz. Ki buradaki Watt seviyesi artırınca performans da artıyor.
Ancak bu değerin yüksek olması aynı zamanda cihazın üzerindeki ısınma ve güç tüketim baskısını da artıyor. Dolayısıyla kasası ince ya da soğutması zayıf olan laptop modellerinde üreticiler düşük Watt seviyelerini tercih ediyor. Ancak benim incelediğim bu modelde durum öyle değil. Kendisine güveniyor ve 8 GB grafik belleğine sahip olan RTX 5060 ekran kartını 115W’la zaten en yüksek seviyelerde çalıştırıyor.
NVIDIA Blackwell mimarisiyle donatılan GeForce RTX 5060, yapay zekâ destekli DLSS 4 teknolojisi sayesinde daha yüksek kare hızları ve daha gerçekçi görseller sunuyor. NVIDIA Studio ile projeleriniz artık çok daha hızlı bir hale geliyor.
DLSS 4 demişken DLSS’i açalım biraz ve öncelikle bu kavrama uzak olanlar için DLSS’in işlevini konuşalım. DLSS, FPS’i artırmak için yapay zekadan yararlanan, gecikmeyi azaltan ve görüntü kalitesini iyileştiren bir nöral görüntü oluşturma teknolojileri paketi. Monster’ın bu ürününde de olan GeForce RTX 50 Serisi ekran kartları ve beşinci nesil Tensor Çekirdek DLSS 4, yeni Çoklu Kare Oluşturma ve geliştirilmiş Süper Çözünürlük özelliklerini sunuyor. NVIDIA’nın buluttaki yapay zeka süper bilgisayarı tarafından destekleniyor ve laptopunuzun oyun yeteneklerini sürekli olarak artıran DLSS özellikli GeForce RTX, oyunları en iyi şekilde deneyimleyebilmek için bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor.
GeForce RTX 50 Serisi ve beşinci nesil Tensor Çekirdekleriyle desteklenen yeni DLSS Çoklu Kare Oluşturma, görüntü oluşturma çerçevesi başına üç kareye kadar oluşturmak için yapay zekayı kullanarak FPS’yi artırıyor.
Elbette bu DLSS ve Frame Generation yani Kare Oluşturma ayrı iki teknoloji. Frame Generation olmasa da DLSS olabiliyor. Frame Generation sonradan geldi ve 40 neslinde bunu kullanabiliyorduk. 50 neslinde ise Multiple Frame Generation yani Çoklu Kare Oluşturma var. Bunlar kafa karıştıracağı için bunu baştan söyleyeyim dedim.
Ayrıca optimum yanıt süreleri sağlamak ve görüntülerdeki gecikmelerin önüne geçmek adına da Nvidia Reflex 2 teknolojisi de elimizin altında. Reflex 2, Frame Warp adı verilen yenilikçi bir yöntemle gecikmeyi yüzde 75’e varan oranlarda azaltabiliyor.
NVIDIA Broadcast’i de atlamayalım. Oyun oynarken yayın yapanlar bunu iyi bilir. Sanal arka plan oluşturma olsun, mikrofonda parazitlenmeyi önleme tekniği olsun, otomatik çerçeveleme olsun, oyun sırasında yayın yapanların çok işine yarıyor.
Ekran
Tulpar serisinin bu modeli 17.3 inç büyüklüğünde FHD IPS Mat LED ekrana sahip ve 144Hz yenileme hızı ile akıcı bir deneyim mümkün oluyor. Güçlü işlemci ve ekran kartına da böyle bir ekran yarışırdı.
RAM & Depolama
2 adet 8 GB olmak üzere 16 GB DDR5-5200 RAM’le geliyor. Ancak yeri gelmişken söyleyeyim. Oyuncu bilgisayarı alırken, hiç marka model fark etmeksizin 32 GB almanızı öneririm. Artık günümüzde 32 GB’a ihtiyaç duyuluyor.
Depolama tarafında 1 TB GB M.2 SSD bulunuyor. SSD’ler çok daha yüksek okuma/yazma hızlarına sahip olduğundan hem depolama için hem de oyun yüklemeleri ve dosya transferlerinde hız kazanmak için artık olmazsa olmaz. Tulpar’ımızda da bu mevcut.
Ayrıca bir slot da boşluğunuz var. Yani depolama tarafında dilerseniz sonradan yükseltme de yapabilirsiniz. 1 TB pek çok kullanıcı için yeterli olsa da, 2 TB’a çıkabilmek elbette önemli. Sonuçta bilgisiyarınızda Windows ile birlikte pek çok oyun da sığacak ve bugünün oyunlarının kapladığı alan düşünüldüğünde bu da aklımızın bir köşesinde olsun.
Tasarım
Monster’ın aşina olduğumuz tasarım anlayışını bu Tulpar modelinde de görüyoruz. Sade bir tasarımı var ve bir yandan da bazı dokunuşlar sayesinde performans ve oyun odaklı bir model. Örneğin havalandırma kanalları ve RGB ışıklı klavyesiyle çok yönlü bir sistemle karşılaşıyoruz.
2.65 kg ağırlığı var, ama buna bir itirazımız olamaz tabii ki, nihayetinde oyuncu laptop’ları zaten genel olarak ağır olmak durumunda. Ama sağlam bir çantayla da yanınızda tabii ki bu laptop’u taşıyabilirsiniz, ki Monster’ın hediye olarak verdiği sırt çantası çok iş görüyor ve günlük hayatımda da bu çantayı kullanıyorum.
Monster bu laptop’un kasası için için ‘güçlendirilmiş plastik kasaya sahip diyor. Peki bu güçlendirilmiş ifadesinden ne anlamak lazım? Yani gacır gucur etmiyor taşırken size öyle söyleyeyim. Kalite hissiyatını veriyor. Böyle anlatılacak bir şey de değil aslında, dokunduğunuzda bu hissi net alabiliyorsunuz. Bu açıdan Tulpar’ın bu modeli sağlam bir yapıda. Güvenle yanınızda taşıyabilirsiniz.
Üstünde HD kamerası var. Wi-Fi 6E desteği bulunuyor. Bluetooth 5.3’ü destekliyor. 2×2 Watt’lı hoparlörü var. Sound Blaster Studio destekliyor. Bunun yazılımı da var laptop’un içinde.
Yüksek performansın kayıpsız ve stabil olarak sürmesi için iyi bir soğutma sistemi şart. Tulpar’ın bu modelinde 79 bıçaklı çift fan var ve işlemci ile ekran kartı üzerinde konumlanan 4 adet ısı borusuyla ısı etkili bir şekilde tahliye ediliyor ve performanstan ödün vermemiş oluyoruz. Soğutma performansı bu sınıf sistemler için yeterli.
Şimdi de portlara bakalım. Burada seçeneğimiz çok. Laptop’un sol kısmında biri 2.0 diğeri de 3.2 Gen1 olmak üzere iki adet USB-A portu var. Bu bölümde mikrofon ve kulaklık için kullanabileceğimiz 3.5 mm giriş de var. Laptop’un sağ tarafında ise birer adet hem USB-A hem Display Port destekli USB-C 3.2 Gen2 portu mevcut. Arka tarafı da Monster boş geçmemiş ve burada ethernet portu, güç girişi, HDMI 2.1 yuvası ve Mini Display Port’u var. Kensington kilidi de bu portların az ötesinde ayrıca konumlandırılmış.
Klavye & Touchpad
Tulpar’ın bu modelinde RGB aydınlatmalı klavye var. Control Center yazılımı üzerinden bu RGB aydınlatmayı kişiselleştirebilirsiniz, pek çok seçeneği bulabilirsiniz. Touchpad kısmında Monster’ın büyükçe bir logosunu görüyorsunuz. Ama uygun şekilde yerleştirilmiş ve görüntü itibariyle de bir rahatsızlık yaratmıyor.
Yazılım
Yazılım tarafında anlatmak istediğim iki uygulama var. Biri Sound Blaster Studio+, ki biraz önce adından kısaca bahsetmiştim. Diğeri de RGB aydınlatmadan konuşurken bahsi geçen Control Center yazılımı.
Control Center yazılımı yeni arayüzüyle daha hoş olmuş. Bu yazılım üzerinden klavye üzerinden RGB aydınlatmaya müdahale edebildiğimiz gibi, cihazın performansını belirlemek için de burada önemli dokunuşlar yapabiliriz.
Sistem Monitörü altında CPU ve GPU’ya ilişkin verileri anlık olarak görebilirken, fan hızına da değişebiliyoruz. Ayrıca Performans, Eğlence ve Sessiz olmak üzere üç mod karşımıza çıkıyor. Eğer oyun oynayacaksak ve sistemden yüksek performans bekliyorsak Performans modunu seçiyoruz. Sessiz ise daha çok ofis uygulamalarını kullanırken, yani sistemi zorlamayacak işlemleri yaparken kullanabileceğimiz bir mod ve adından da anlaşılacağı üzere çok daha sessiz bir şekilde çalışıyor.
Yazılım üzerinden FlexiCharger altında batarya şarj seçeneklerine ulaşabiliyoruz. Burada bataryanın %100’e kadar durmaksızın şarj edilmesini sağlayabileceğimiz gibi, bataryanın uzun ömürlü olması açısından %70’in altına düşüldüğünde %80’e kadar bataryayı dolduran ek bir seçenek daha var. İstersek Özel Batarya Şarjı ayarı altında bu seviyeleri kendimiz de belirleyebiliyoruz.
Yapılandırma ayarı altında ise Touchpad’i açıp kapayabilir ya da klavyedeki Windows, Fn, Num Lock gibi tuşları aktif ya da pasif konuma getirebilirsiniz. Mavi ışık filtresi ve parlaklık ayarını burada değiştirebilirken, GPU geçişi kısmında ise iki seçeneğimiz var. Sadece ayrık GPU yani RTX 5060 kartı kullanabileceğimiz gibi, MSHybrid’i seçtiğimizde Intel’in dahili grafik yongası ile Nvidia’nın kartı arasında hibrit bir kullanım sağlanabiliyor.
Sound Blaster Studio+ ise ses üzerinde bize daha fazla ince dokunuşlar yapmamıza olanak veriyor. CrystalVoice teknolojisi sayesinde de mikrofonunuzun arka plan seslerini iyileştirerek kristal netliğinde iletişim kurabilirsiniz.
Hem kulaklık hem hoparlör için ayrı ayrı ayar yapabilirsiniz. Bağladığınız cihaza göre, hatta bazen oynadığınız oyuna göre buradan ayar yapmanız gerekebilir.
Sonuç
Tulpar’ın incelediğim bu modeli, oyundan tasarıma kadar her alanda iyi performans bir çözüm olmuş. Gerek ekran kartı, gerek işlemcisi, gerekse de ekran deneyimi ile oldukça dengeli bir sistem duruyor karşımızda. Ve en başta da söylediğim gibi ömür boyu ücretsiz bakım garantisi, ilk 15 gün içinde koşulsuz iade garantisi ve ilk 30 gün içinde 1 adet ölü pixel çıksa bile birebir panel değişimi garantisinin veriliyor olması çok değerli.
İncelediğim model bu videoyu çektiğim sırada 79 bin TL civarındaydı. Ancak bu zaman içinde değişiklik gösterebilir.
Güncel fiyat bilgisi için tıklayın.
Sponsorlu İçerik
This post was last modified on 30 Mayıs 2025 13:51
Samsung, Galaxy A55 ve A53 modelleri için Nisan 2026 güvenlik yamasını kullanıma sundu. 47 kritik…
Google, Android 17'nin final betasını yayımladı. Yeni güncelleme, cihazları hızlandıracak katı RAM sınırları, yerel ağ…
Microsoft, Windows 11 Başlat menüsünü WinUI 3 altyapısıyla yeniden inşa ediyor. Performans sorunlarını gidermeyi hedefleyen…
Gemini’ın "Kişisel Zeka" özelliği, kullanıcıların Google uygulamalarındaki verilerini güvenle entegre ederek, tamamen kişisel bağlama uygun,…
ASUS ProArt ve NVIDIA iş birliğiyle ve "İçerik Oluşturucular İçin Geliştirildi, İlham Vermek İçin Tasarlandı"…
Anthropic, yeni Claude Design çalışma alanı ile kullanıcıların UI prototiplerini hızla oluşturmasına ve kodlama sürecine…