Gizemli yıldızlararası cisim en yaşlı kuyruklu yıldız olabilir

Oxford Üniversitesi bilim insanları, 3I/Atlas adlı yıldızlararası cismin Güneş Sistemi’nden 3 milyar yıl daha yaşlı olabileceğini söylüyor. 7 milyar yaşındaki bu kuyruklu yıldız, yıldızlararası boşlukta sürüklenerek bize ulaştı ve yakında amatör teleskoplarla da görülebilecek. – DEVAMI …


Geçtiğimiz hafta astronomlar tarafından tespit edilen gizemli yıldızlararası bir cisim, bilim insanlarına göre şimdiye kadar görülen en yaşlı kuyruklu yıldız olabilir. 3I/Atlas adı verilen bu cisim, Oxford Üniversitesi ekibine göre Güneş Sistemi’mizden 3 milyar yıl daha yaşlı olabilir.

Bu, şimdiye kadar Güneş Sistemi’mizin ötesinden geldiği tespit edilen yalnızca üçüncü cisim oldu. Ön bulgular Cuma günü İngiltere Kraliyet Astronomi Derneği’nin Durham’daki ulusal toplantısında sunuldu.

Oxford Üniversitesi’nden astronom Matthew Hopkins “Hepimiz 3I/Atlas’tan dolayı çok heyecanlıyız” dedi ve “Dört yılımı yıldızlararası cisimlerin keşfini öngörerek geçirdiğim doktora çalışmamı henüz bitirdim ve ilk kez, çalışmalarım sırasında gerçekten bir tanesini keşfettik” diye ekledi.

Cismin hızına bakarak, Hopkins bunun 7 milyar yıldan daha yaşlı olabileceğini ve bugüne dek tespit edilen en dikkat çekici yıldızlararası ziyaretçi olduğunu söylüyor.

3I/Atlas, 1 Temmuz 2025’te Şili’deki Atlas araştırma teleskobuyla tespit edildiğinde, Güneş’ten yaklaşık 670 milyon kilometre uzaklıktaydı.

Şu anda yalnızca çok büyük teleskoplarla görülebiliyor ve Dünya’dan Jüpiter kadar uzaklıkta bulunuyor.

O günden bu yana dünya genelindeki astronomlar cismin yolunu belirlemek ve hakkında daha fazla bilgi edinmek için yarışıyor.

Hopkins, cismin Samanyolu’nun “kalın diski” denen bölgeden gelmiş olabileceğini düşünüyor. Bu bölge, Güneş’in ve çoğu yıldızın bulunduğu düzlemin üstünde ve altında dolaşan eski yıldızlardan oluşuyor.

Aşağıdaki Samanyolu’nun üstten görünümü, cismin galaksimizdeki tahmini rotasını gösteriyor. 3I/Atlas’ın yörüngesi kırmızı, Güneş’inki sarı renkte gösterilmiş.

Araştırma ekibi, 3I/Atlas’ın eski bir yıldız etrafında oluşmuş olmasından dolayı büyük oranda su buzundan oluştuğuna inanıyor.

Bu da yılın ilerleyen dönemlerinde Güneş’e yaklaşırken, Güneş’in enerjisinin cismin yüzeyini ısıtarak buhar ve toz püskürmeleri yaratacağı anlamına geliyor.

Bu sayede parlak bir kuyruk oluşabilir.

Araştırmacılar bulgularını, Hopkins tarafından geliştirilen bir model kullanarak elde etti.

Bu çalışmanın ortak yazarı Prof. Chris Lintott, “Bu, galaksimizin daha önce hiç yakından görmediğimiz bir bölgesinden gelen bir cisim” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kuyruklu yıldızın Güneş Sistemi’nden daha yaşlı olma ihtimali üçte iki ve yıldızlararası uzayda sürüklenerek buraya ulaştığına inanıyoruz.”

Hopkins, yıldızlararası cisimlerin diğer yıldızların yaşamlarının başında, o yıldızların etrafında oluştuğunu açıklıyor ve “Bu cisimlerin kendi yıldızlarına bağlı kökenleri, Samanyolu’ndaki yıldız popülasyonunu incelememize olanak tanıyor” diye ekliyor.

Bu yılın ilerleyen dönemlerinde 3I/Atlas, amatör teleskoplarla da görülebilecek.

3I/Atlas ortaya çıkmadan önce yalnızca iki yıldızlararası cisim görülmüştü: 2017’de keşfedilen 1I/’Oumuamua ve 2019’da bulunan 2I/Borisov.

Astronomlar şu anda Şili’de yakında kullanıma girecek olan, Vera C. Rubin adlı çok güçlü yeni bir teleskop için hazırlık yapıyor.

Bu teleskop yılın ilerleyen aylarında güney gece gökyüzünü tam kapsamlı taramaya başladığında, bilim insanları 5 ila 50 yeni yıldızlararası cisim daha keşfedilebileceğini düşünüyor.


İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.