
Tasarım
Bu yıl F serisinde üç model var. F7 Pro ve Ultra dışında artık standart Poco F7 de geldi. Amiral gemisi katili tarzı bir cihaz olarak F7, amiral gemisinden alabileceğiniz türden üst seviye bir işlemci ve ekranla geliyor. Ancak fiyatı düşük tutmak için kameralar tarafında bazı ödünler verilmiş. Yine de diğer özellikler oldukça sağlam; büyük bir batarya, hızlı şarj ve sıradışı bir tasarım sunuluyor.
Telefonların birbine benzediğini ve farklılaşan bir telefon görmeyi özlediğimizi hep söylerim. İşte POCO F7 bunu yapmış. Açık olalım, F7 Ultra’nın tasarımını hiç beğenmemiştim ve bu konuda yalnız da değildim. Ama kabul edelim, F7 gerçekten olmuş. Hele hele bu kullandığım Limited Edition yani sınırlı sayıda üretilen modeli çok beğendim.
Üç farklı renk seçeneğiyle geliyor. Siyah, beyaz ve özel gümüş sürümü var, yani kullanmakta olduğum Limited Edition olan sürüm. Poco, arkada çapraz bir ayrım bulunan iki tonlu bir tasarımı tercih etmiş ve bu ayrım dikey kamera adasında da yansıtılmış. Ayrıca Limited Edition daha “oyuncu tarzı” bir görünüme sahip ve şık görünüyor.

Malzeme kalitesi geçen yıla göre daha premium. Geçen yılki plastik yerine Poco F7’nin arka yüzeyi camdan yapılmış. Ancak Limited Edition parmak izi bırakmaya oldukça müsait. En sevimsiz kısmı maalesef bu. Eğer bu telefonu kılıfsız kullanacaksanız, yanınızda mikrofiber bir bez taşımanızda yarar var, yoksa pek hoş görünmüyor.
Parmak izi sorununu Poco F7’nin siyah modelinde de yaşıyorsunuz ama beyaz model tamamen mat bir arka yüzeye sahip, bu yüzden leke ve kir tutma oranı çok daha düşük. Eğer kirli görünmesini istemiyorsanız ve sürekli telefonun arka yüzeyini silme fikri rahatsız ediyorsa, beyaz model sizin için daha mantıklı bir seçim.
Şu Limited Edition olan modelin tasarımına biraz daha yakından bakalım. Arka bölümün üst kısmı oldukça benzersiz. Sınırlı üretim damgası ve bir Snapdragon logosu var. Şeffaf gibi görünebilir ama büyük ihtimalle cam arka plakanın altında sadece çıkartmalar var. Öznel olarak bakarsak, bu şimdiye kadarki en şık görünen Poco telefon olabilir. Yani ben çok beğendim ama daha önemlisi, gerçekten Pro ve Ultra’dan daha premium hissettiriyor. O da ilginç.
Arka, ön ve yanlar tamamen düz ve çerçeveler alüminyumdan yapılmış. Geçen yılki F6 plastik çerçevelere sahipti. Suya dayanıklılık da yükseltilmiş, artık IP68 sertifikasına sahip. Bu, Pro ve Ultra ile aynı ve F6’daki IP64’ten yukarı çıkmış. Ön taraf Gorilla Glass 7i ile korunuyor, tıpkı Pro gibi ama geçen yılki F6, Gorilla Glass Victus kullanıyordu, yani aslında bu biraz gerileme sayılır.
Ekran
F6 serisi ve F7 serisinin tamamı 6.67 inç ekranlara sahip ama bu, yani standart F7, devasa 6.83 inç AMOLED bir panel sunuyor. Pro ve Ultra’ya kıyasla daha düşük bir ekran çözünürlüğü var ama yine de sağlam 447 ppi sunuyor.
120 Hz yenileme hızı ile akıcı bir kullanım deneyimi elde ediyoruz. Poco F7’nin yenileme hızı adaptif yapıda; en akıcı hali olan 120Hz’den, mümkün olduğunda 60Hz’e düşerek enerji tasarrufu sağlıyor ama daha aşağı inemiyor.
Pro ve Ultra ile aynı 12-bit panel, 120Hz yenileme hızı, 480Hz dokunma örnekleme hızı, 2560Hz anlık dokunma örnekleme hızı, 3840Hz PWM karartma ve 3200 nit tepe parlaklığa sahip. Bunların hepsi geçen yılki F6’ya göre geliştirilmiş. F7, Pro ve Ultra ile aynı parlaklığa sahip ama tepe parlaklık düzeyi ekranın daha geniş bir alanını kapsıyor ve bu hem HDR hem SDR içeriklerde geçerli. Diğerlerinde olduğu gibi sadece HDR ile sınırlı değil.
Ekran keskinliği ve ince çerçeveleriyle oldukça güzel görünüyor. 12-bit renk derinliği desteği dışında HDR10+ ve Dolby Vision video oynatma desteği de var. Gerçek bir amiral gemisine kıyasla tek eksik LTPO teknolojisi.
İşlemci
Şimdi POCO F7’nin kalbine gelelim, yani işlemcisine. Poco F7, Qualcomm’un yeni Snapdragon 8S Gen 4 yonga setiyle donatılmış. Benchmark’larda bu yılın Snapdragon 8 Elite kullanan amiral gemileri kadar güçlü değil. Aldığınız performans, geçen yılın amiral gemilerine yakın ama CPU ve grafik puanları biraz daha düşük. Yani genel olarak akıcı bir günlük deneyim ve ağır oyunlar için fazlasıyla yeterli güç mevcut. Yani bu telefonu alıyorsanız aklınızda şüphe olmasın, her oyunu yüksek grafik ayarlarında oynayabilirsiniz.
Bu telefona güç vere Snapdragon 8S Gen 4’ü, Snapdragon 8 Gen 3’ün biraz daha düşük saat hızlarına sahip hali gibi düşünebilirsiniz. Ama verimlilik çekirdeği yok ve daha fazla performans çekirdeği var. F7 Pro, 8 Gen 3 kullanıyor, Ultra ise 8 Elite kullanıyor. Standart F7’deki 8S Gen 4, benchmark testlerinde Pro’daki 8 Gen 3 ile oldukça yakın puanlar alıyor.
Aynı LPDDR5X RAM ve UFS 4.1 depolama Pro ve Ultra’da olduğu gibi bu modelde de mevcut. Ama GPU benchmarklarda Pro ve Ultra kadar güçlü görünmüyor.
Yani 8S Gen 4 tam anlamıyla bir amiral gemisi yonga seti değil ama kesinlikle öyleymiş gibi davranıyor. Daha iyi performans için F7 Ultra’ya daha fazla para verip çıkıp almak bana mantıklı gelmiyor. 8S Gen 4 fazlasıyla yeterli. Yine de Pro veya Ultra’yı tercih etme sebebim kamera olurdu.
Peki telefonumuzda aşırı ısınma sorunu var mı? POCO F7 Ultra’da bu sorun var ve telefonu zorladığınızda sıcaklık seviyesi epey yükseliyor.
Poco F7 ise termal yönetimi konusunda fena iş çıkarmıyor. F7 daha büyük bir ice loop soğutma sistemiyle geliyor ve görünüşe göre şimdiye kadar bir Poco telefondaki en büyük loop ısı borusuna sahip. Muhtemelen bu, telefonun daha büyük form faktörü sayesinde mümkün oldu.
İşin aslı aşırı ısınma sorununu anlamak için farklı senaryolarda telefonun nasıl çalıştığını görmek gerek. Öncelikle ne oynadığınıza göre değişiyor. Mesela telefonları fazlasıyla zorlayan Genshin Impact’i ele alalım. Orta yüksek grafik ayarları karışık bir şekilde 60 FPS kare hızında açarsanız, telefon bir süre sonra arka tarafında kameranın olduğu bölümden itibaren o ısınmayı size hissettiriyor. Ve yarım saati geçtiğinizde 40 dereceyi aşan bir sıcaklık söz konusu. Şimdi başka bir örnek vereyim, çok da severim ve sık sık oynarım: Diablo Immortal. Bu oyunu iki saat oynamama rağmen bana mısın demedi telefon ve 60 FPS’te yüksek çözünürlük ayarı aktiften hiç ısınma sorunu yaşamadım.
Telefonu daha fazla zorlamak için Wuthering Waves adlı en ağır Android oyunlarından birini açtım, grafik ayarlarını sonuna kadar yükselttim. HyperOS’un Wild Boost modunu açıp oyuna daldım, yaratıklar tarafından yerden yere vuruldum. Yarım saatlik Wuthering Waves oyunundan sonra telefonu elde tutmak rahatsız edici hale geldi, yani epey ısındı. Kare hızları genelde sabit kaldı ama ara sıra 45 fps civarına düşüş yaşandı, genelde 50 fps üstündeydi. Ama bir saatten fazla oynamaya cesaret edemedim çünkü parmaklarım fazlasıyla terlemeye başlamıştı.
Tabii PUBG, Call of Duty gibi oyunlar Poco F7’yi bu kadar zorlamaz. Wuthering Waves ve Genshin Impact gibi ağır oyunlarda da sorun yaşamazsınız ama bir süre oynayınca biraz fazla ısınıyor.
Özetle ısınma sorunu tamamen oyuna ve uygulamaya bağlı bir sorun. Kılıf da kullanmıyorsanız bu ısınmayı hissetmeme şansınız yok.
Depolama
Poco F7’yi 256 veya 512GB dahili depolama seçenekleriyle alabilirsiniz. UFS 4.1 desteğinin olması önemli. microSD kart desteği ise yok. Bu nedenle seçimi en başta telefonu alırken iyi yapmak lazım. Ben 256 GB olanı seçmezdim açıkçası. Bugünün şartlarında oyunların kapladığı devasa alanları da düşünürseniz 512 GB’lık model iyi bir seçim.Bu depolama alanına 12 GB LPDDR5X RAM eşlik ediyor.
Kamera
Şimdi kameralara gelelim. Pro ve Ultra, her ikisi de daha büyük sensöre sahip 50MP Light Fusion 800 ana kamerayı paylaşıyor. Standart F7’de ise IMX882 sensörü kullanılmış, ki bu aynı zamanda geçen yılki F6’da gördüğümüz sensör. Standart F7’de ayrıca Pro’dakiyle aynı 20MP selfie ve 8MP ultra geniş kamera var. Yani burada makro sensör veya makro modu yok. Ultra geniş kamera idare eder çekimler yapıyor ama ana kameradan çıkan fotoğraflar daha iyi.
Yalnızca Ultra modelinde telefoto kamera var ama standart F7’nin ana kamerası ile dijital zoom çekimleri fena çıkmıyor. Pro da telefoto sunmuyor ama 20x dijital zoom yapabiliyor, bu düz POCO F7 ise 10x ile sınırlı.
F7’nin ana kamerası aslında daha geniş f1.5 diyafram açıklığına sahip, dolayısıyla arka plan bulanıklığı iyi çıkıyor.
İyi ışıkta ana kamera güzel renkler ve yeterli detayla fotoğraflar çekiyor. Biraz fazla keskinleştirme var ama yine de fena değil. Burada daha fazla kontrast olabilir ve dinamik aralık da oldukça dar. Portre çekimler gayet iyi çıkıyor. Konu algılama ve ayrıştırma da başarılı. 2x dijital yakınlaştırmada sonuçlar oldukça düzgün. Hatta ilginç şekilde normal çekimlere kıyasla burada daha az keskinleştirme yapılmış gibi duruyor.

Düşük ışıkta ana kamera sağlam bir iş çıkarıyor. Gece modu işlemesi otomatik olarak devrede ve karede bolca detay, çok az gürültü sunuluyor. Hâlâ bolca keskinleştirme var. Ancak dinamik aralık geniş; gölgeler ve parlaklıklar iyi dengelenmiş.
Poco F7’nin ultra geniş kamerasının bir iddiası yok, gündüzleri sadece idare eder düzeyde çekim yapıyor. Renkler güzel görünüyor ama keskinlik, detay ve dinamik aralık pek iyi değil. Daha doğrusu ana kamera ile bu ultra geniş kamera arasında büyük fark var ve bunu net olarak görebiliyorsunuz. Ultra geniş kamera düşük ışıkta oldukça zorlanıyor. Yüzeyler yumuşak ve bulanık çıkıyor, detay yok denecek kadar az, ışık kaynakları da patlıyor.
Tıpkı diğer F7 modelleri gibi ana kamera 4K 60fps video çekebiliyor. Ana kamerayla bokeh video seçeneği var ama bunu kullanmanızı pek önermem. İşin garibi, selfie bokeh video daha iyi çıkıyor. Tıpkı Pro ve Ultra’da olduğu gibi, standart Poco F7’de de selfie video 1080p ile sınırlı ama en azından 60fps ile akıcı. Burada 4K selfie video görmek güzel olurdu ama olan bu.
20 MP selfie kameramız var ve çekimleri hiç fena değil. Detaylar iyi ama cilt tonları biraz sorunlu. Dinamik aralık da daha iyi olabilirmiş. F7’nin ana kamerası az önce belirttiğim gibi 4K çözünürlükte video çekebiliyor, ultra geniş ve ön kameralar ise 1080p ile sınırlı.
Ana kameradan gelen 4K videolar ise gayet iyi. Bolca detay var ve iyi kontrast ile iyi denebilecek seviyede dinamik aralık sunuyor. Ancak ultra geniş burada da hayal kırıklığı yaratıyor ve bu kameradan gelen full HD videolar hiçbir şekilde etkileyici değil. Elektronik sabitleme mevcut ama en iyisi değil. Yürürken hâlâ bir miktar titreme kalıyor.
Düşük ışıkta ana kamera fena değil. Videolar detaylı, düşük gürültülü ve iyi dinamik aralık sunuyor.
Batarya
POCO F7’nin en iddialı yanlarından biri bataryası. Devasa 6500 mAh pille geliyor. İlginç bir bilgi de vereyim. Bu telefonun Hindistan versiyonda 7550 mAh batarya var, ki bu neredeyse tablet seviyesine yaklaşıyor.
Elbette global sürümün batarya kapasitesi Hindistan sürümüne göre bariz şekilde daha küçük ama şunu da unutmamak lazım: Bu hâlâ Poco’nun global pazarda çıkardığı en büyük batarya. Ayrıca Pro ve Ultra’dan da belirgin şekilde büyük bir bataryadan söz ediyoruz.
F7 Pro modelinde bulunan 80W’a kıyasla POCO F7 90W kablolu şarj ve 22.5W ters kablolu şarj destekliyor ama kablosuz şarj desteği yok. Kablosuz şarj desteği sadece Ultra modelinde var. POCO F7’yi 0’dan %90’a yarım saatte şarj edebilirken, tam şarj ise 39 dakika sürüyor. Gayet iyi.

Test sürecinde her güne Poco F7’yi tam şarjla başladım ve akşam saatlerinde batarya göstergesinin gördüğü en düşük seviye %25 civarıydı, ama o da gerçekten aşırı yoğun, ekranın sürekli açık olduğu günlerde oldu. Yani telefonuyla çok daha fazla vakit geçiren kullanıcılar bile bu telefonun enerjisine bayılacak, benden söylemesi.
Maksimum grafik ayarlarında 4 saatten biraz fazla oyun oynayabildim, düşük grafiklerde ise yaklaşık 5 saat kadar gidebildim, ondan sonra o devasa batarya tamamen tükenmişti. Yani o kocaman kapasiteye rağmen oyun tarafında hâlâ şahane bir performans yok ama kötü de değil.
Poco F7, batarya ömrü testlerinde oldukça iyi bir iş çıkardı; 18 saat 23 dakikalık aktif kullanım süresi elde etti. Geçen yılın modelindeki 11 saatin altındaki skorla kıyaslandığında büyük bir gelişme. Ancak o büyük pil kapasitesini görünce bazıları belki daha fazlasını beklemiş olabilir.
Özetle bu batarya, size sabah kalktığınız andan gece yatana kadar çok yoğun kullanımda bile rahatlıkla bir tam gün sunuyor. Eğer ekran süresi konusuna çok takılmazsanız, orta seviye kullanımda bir buçuk günü rahatça görebilirsiniz. Ve eğer telefonu çok daha hafif seviyede kullanırsanız, örneğin sadece arada sosyal medya ve biraz mesajlaşma gibi, o zaman iki güne bile ulaşabiliyorsunuz.
Yazılım
Telefonun arayüzü Xiaomi’nin Android 15 üzerine kurulu HyperOS 2 yazılımı. Bu, son zamanlardaki Xiaomi veya Poco telefonlarında gördüğünüz şekilde çalışıyor. Ancak HyperOS 2, pek çok yapay zekâ özelliğini de beraberinde getiriyor ve F7 tüm bu özelliklere sahip.
Tabii ki Google’ın Gemini yapay zeka asistan’ı da mevcut ve sunduğu tüm işlevler burada da var. Ancak Hyper AI menüsünde bulabileceğiniz pek çok Xiaomi’ye özgü yapay zekâ özelliği de var. Bunlar arasında yazma araçları, dinamik yapay zekâ duvar kağıtları ve görüntü düzenleme araçları bulunuyor. Ayrıca sese dayalı bolca yapay zeka işlevi de var: sesi metne çevirme, çeviri ve altyazı oluşturma gibi.
HyperOS’i seven olduğu kadar sorunlu bulan da çok kişi var. Sorunlu derken işletim sistemi tıkır tıkır çalışıyor, o noktada bir sorun yok, gayet de akıcı çalışıyor. Ama anlatmak istediğim içindeki gereksiz uygulamalar. Neyse ki çoğu kaldırılabiliyor ama hepsini silmek zaman alıyor, çünkü gerçekten çok fazla var.
Bir başka sorun da reklamlar. Hala ayar yapmazsanız Xiaomi telefonlarda özellikle Poco telefonlarda bolca reklam görebilirsiniz. Çözümsüz bir sorun değil elbette. GetApps diye bir tane uygulama mağazası var. Sistem uygulaması olarak göründüğü için maalesef silemiyorsunuz. Ama bu uygulamadan bildirim almayı kapattığınız zaman size bu reklam bildirimleri düşmüyor. Ya da mesela Xiaomi’nin kendi tarayıcısı size reklam gösteriyor. Yine tarayıcının bildirimlerini kapatarak ve yine telefon içerisindeki bazı reklam ayarlamalarını yaparak bunlardan tamamen kurtulabiliyorsunuz.
Yıl olmuş 2025, artık bu reklam muhabbetinden ben de sıkıldım. Xiaomi ve POCO telefonlar bulundukları segmentte iyi iş yapıyor ama bu yazılımdaki reklam sorunundan kullanıcılar bildim bileli rahatsız. Yani en azından biz her defasında bu bildirimleri kapatmasak da kapalı gelse, isteyen bu bildirimleri açsa, ne güzel olur. Xiaomi belli ki bundan para kazanıyor ki hala bu reklamları görüyoruz. 5 dakika uğraşıp bu bildirimlerden kurtulmak dışında şimdilik başka bir seçeneğimiz yok.
Eksik bulduğum bir başka şey de Poco F7’de her zaman açık ekran özelliği olmaması. Var gibi görünüyor ama ekranı tıklayınca veya biri ekrana bakınca göster seçeneği var sadece. Ve tabii bakma olayı da yalnızca telefonu yüzünüze tutuyorsanız çalışıyor, masadayken falan değil, pek bir faydası yok yani.
Peki güncelleme tarafında durum ne? Poco F7 için 4 büyük işletim sistemi güncellemesi ve 6 yıl güvenlik yaması sözü veriliyor. Poco F7 elbette güncel bir telefon ve Android 15 üzerine yerleştirilmiş HyperOS 2 kurulu olarak kutusundan çıkıyor. Yani yazılım desteği konusunda endişeye gerek yok.
Diğer öne çıkan özellikler
Pro ve Ultra modellerde bulunan ultrasonik parmak izi okuyucunun aksine Poco F7’de daha basit bir optik parmak izi sensörüne yer verilmiş. Ama gayet hızlı. Elleriniz nemli değilse çok hızlı çalışıyor.
Poco F7’de fiziksel çift SIM desteği var ama maalesef eSIM desteği bu modelde de yok. Çok seyahat eden biriyseniz biraz canınız sıkılabilir. İşin iyi tarafı ise Ultra modelde gördüğümüz Bluetooth 6.0 desteğini bu modelde sunuyor. Ayrıca Wi-Fi 7 ve NFC de telefonumuzda var.
Poco F7 oldukça başarılı bir stereo hoparlörler kurulumuna sahip. Maksimum ses seviyesinde gayet yüksek ve net ses veriyor. Ancak denge biraz bozuk, alt hoparlör üsttekinden belirgin şekilde güçlü. 3.5 mm’lik kulaklık girişi maalesef yok ama Bluetooth akışı kusursuz. Dolby Atmos ile Xiaomi Sound desteği de mevcut. Tüm EQ ayarları da dahil.
Sonuç
Şimdi tüm bu anlattıklarımı bir sonuca bağlayalım. En kısa haliyle POCO F7 Serisi için şunu diyebilirim: Daha büyük ekran ve batarya istiyorsanız F7. Daha iyi ana kamera istiyorsanız F7 Pro. Telefoto kamera ve kablosuz şarj istiyorsanız da F7 Ultra en doğru seçim olur. Ama hepsini bir arada istiyorsanız öyle bir dünya yok, üzgünüm.
Sponsorlu İçerik

İlk yorum yapan olun