Huawei Pura 80 Pro inceleme

Huawei’nin yeni akıllı telefonları Türkiye’ye geldi. Yeni Pura serisi, geçen yıl olduğu gibi özellikle de kamera performansıyla adından çokça söz ettirecek telefon modellerini tek çatı altında topluyor. Bu serinin en güçlüsü hiç şüphesiz Pura 80 Ultra. Bu videoda ise bu serinin diğer güçlü modeli Pura 80 Pro’yu anlatıyorum. Ama en baştan söyleyeyim, çok fazla detaya girip sizi sıkmayacağım. En vurucu özelliklerini mercek altına alıp Huawei ile ilgili kafa karıştıran noktalara açıklık getireceğim. Yani Google servisleri ve yazılım tarafını da elbette konuşacağız. Bir de şunu söylemek istiyorum: Bu telefonu işlemcisinden, en güçlü oyun makinesi diye almayı düşünüyorsanız bence yanlış bir seçim olur. Huawei’nin Pura serisinin güçlü tarafı kamera modülü ve önceliğinizde mobil fotoğrafçılık varsa iddia ediyorum bu telefonı kullanırken hayal kırıklığı yaşama şansınız yok. – DEVAMI …


 

Kamera

Şimdi isterseniz bu kamera modülünü yakından tanıyalım ve yaptığım çekimler üzerinden detaylı bir bakış atalım.

Kamera modülünü görüyorsunuz, oldukça şık görünüyor ve daha bize en baştan profesyonel seviyede fotoğrafçılık yeteneklerini uzaktan hissettiriyor. Kamera sistemi, gereksiz karmaşıklıktan uzak, dengeli bir mobil fotoğrafçılık yaklaşımı sunuyor.

Huawei Pura 80 Pro’nun en dikkat çekici yönü hiç kuşkusuz kamera sistemi. Huawei bu modelde fotoğrafçılığı merkeze alarak, profesyonel seviyeye yakın bir deneyim sunmayı hedefliyor. Telefonun arkasında 1 inç büyüklüğünde, 50 megapiksellik ana sensör bulunuyor. Bu sensör, f/1.4 ile f/4.0 arasında değişen ayarlanabilir diyafram aralığına sahip ve optik görüntü sabitleme ile destekleniyor. Böylece kullanıcı, düşük ışıkta detaylı kareler yakalayabiliyor ya da gündüz ışığında daha geniş alan derinliğine sahip fotoğraflar çekebiliyor. Büyük sensör boyutu sayesinde düşük ışık koşullarında dahi detayları kaybetmeden parlak ve temiz sonuçlar elde etmek mümkün oluyor.

Ana kamerayı destekleyen 48 megapiksellik periskop telefoto lens, cihazın en iddialı parçalarından biri. 4x optik yakınlaştırma sunan bu lens, dijital olarak 100x seviyesine kadar çıkabiliyor. Huawei, güçlü yazılım desteği ve optik sabitleme sayesinde yüksek yakınlaştırmalarda bile detay kaybını minimumda tutmayı başarmış. Özellikle vahşi yaşam fotoğrafçılığı veya uzak nesneleri net bir şekilde yakalama konusunda bu telefoto lens ciddi avantaj sağlıyor.

Vahşi yaşamı fotoğraflama şansım şu an için olmasa da, gündelik koşturmaca içinde dikkate değer anları fotoğraflamaya çalıştım ve çektiğim karelerden çok memnun kaldım.

Bu periskop telefoto lensin yanında 40 megapiksellik ultra geniş açılı kamera var. Geniş manzaraları ve mimari yapıları düşük bozulmayla kadraja sığdırıyor. Geniş açılı lenslerde sık görülen kenar deformasyonlarını azaltan özel bir düzenleme mevcut. Bu sayede hem genişlik korunuyor hem de fotoğraflarda yapay bir etki hissedilmiyor. Ultra geniş lens, aynı zamanda makro çekimlerde de güçlü bir performans sergileyerek 2,5 cm’e kadar yaklaşabilen net görüntüler sunabiliyor. Makro çekimler için kesinlikle ayrı bir parantez açmam lazım, çünkü çekimleri gayet başarılı ve mikro dünyaları görünür hale getirerek böyle sıra dışı çekimler yapabilmek çok eğlenceli.

Huawei’nin Xmage görüntü işleme teknolojisi de bu donanımı tamamlayan en önemli yazılımsal destek. Renk doğruluğu, dinamik aralık ve kontrast konusunda güçlü iyileştirmeler sağlayan bu özel teknoloji, özellikle portrelerde daha doğal ten tonları ve sahneye uygun canlılık sunuyor. Gelişmiş HDR algoritmaları sayesinde hem çok aydınlık hem de gölgeli alanlarda detaylar daha net yakalanıyor.

Gece çekimleri

Pura 80 Pro’nun en büyük avantajı, 1 inç büyüklüğündeki ana sensörü. Geniş diyafram aralığı (f/1.4’e kadar) sayesinde gece çekimlerinde sensöre daha fazla ışık girebiliyor. Bu da düşük ISO değerlerinde daha temiz, daha az grenli fotoğraflar elde etmenizi sağlıyor. Özellikle şehir manzaralarında ışık patlamalarını dengeli tutuyor, gölgelerdeki detayları da saklıyor. Huawei’nin gelişmiş HDR algoritmalarıyla birleştirildiğinde, gece çekimleri neredeyse profesyonel bir kameradan çıkmış gibi.

Portre çekimleri

Portre modunda ayarlanabilir diyafram, DSLR benzeri bir alan derinliği kontrolü sunuyor. Arka planın ne kadar flu olacağına karar verebiliyorsunuz. Xmage işleme motoru, ten tonlarını doğal tutmakta hayli başarılı. Saç detaylarının keskinliği, portrelerdeki yapay ayrım sorunlarını minimuma indiriyor. Ayrıca telefoto lens sayesinde uzaktan çekilen portreler de doğal perspektifle, yüz hatlarını bozmadan elde edilebiliyor.

Ultra geniş açılı çekimler

40 megapiksellik ultra geniş açılı kamera, özellikle doğa ve şehir manzaralarında güçlü bir yardımcı. Geniş açının verdiği dramatik etkiyi, kenarlardaki bozulmayı azaltarak dengeliyor. Renk doğruluğu yüksek, özellikle gökyüzü ve deniz tonlarında canlı ama gerçekçi sonuçlar sunuyor. HDR sayesinde hem gökyüzü hem de ön plandaki nesneler aynı karede dengeli bir biçimde görünür oluyor.

Makro çekimler

Ultra geniş kameranın makro yeteneği oldukça etkileyici. 2,5 cm mesafeden netleme yapabildiği için çiçekler, böcekler veya küçük objelerin detaylarını kolayca yakalayabiliyorsunuz. Renk ve kontrast yine doğal kalıyor, bu da makroları sıradan bir “yakın çekim” olmaktan çıkarıp göze hoş gelen detaylı karelere dönüştürüyor.

Video

Video tarafında da Pura 80 Pro iddialı. 4K çözünürlükte yüksek kare hızında çekim yapabilen cihaz, optik sabitleme sayesinde hareketli sahnelerde dahi akıcı sonuçlar veriyor. Gece video çekimlerinde büyük sensör avantajı sayesinde düşük ışık performansı öne çıkıyor. Ayrıca yapay zeka destekli gürültü azaltma teknolojisi, görüntünün karanlık bölgelerinde temiz bir sonuç elde edilmesini sağlıyor.

Optik ve elektronik sabitleme sistemleri birlikte çalıştığından yürürken ya da hareketli bir sahneyi çekerken titreşim minimuma iniyor. Renkler, video işleme sırasında da dengeli kalıyor, aşırı doygunluk hissi vermiyor.

Kısacası Huawei Pura 80 Pro’nun kamera sistemi, yalnızca kağıt üzerindeki teknik verilerle değil, pratikte sunduğu deneyimle de öne çıkıyor. Hem profesyonel fotoğraf meraklılarına hitap eden kontrol seçenekleri hem de gündelik kullanıcıların tek dokunuşla etkileyici kareler çekebilmesini sağlayan yazılım desteğiyle, cihaz piyasadaki en güçlü kamera telefonlarından biri olmayı başarıyor.

Batarya

Pura 80 Pro beraberinde 5170 mAh kapasiteli bataryayla geliyor ve bir gün boyunca size çok rahat enerjisi yetiyor. Tabi tipik kullanımda bu dediğim geçerli. Gün içinde sık sık video kaydı alıp fotoğraf çektiyseniz, telefonla fazla fazla meşgul olduysanız elbette bu süre kısalabilir. Ama genel olarak bataryadan şikayetinizin olacağını düşünmüyorum, en azından ben bi eksiklik görmedim.

Bu bataryayı 100W Huawei SuperCharge ile çok kısa sürelerde şarj edebiliyorsunuz. Telefonunuzun bataryasını tamamen tüketmeyi başardığınızda bu adaptörle şarj etmeye başladığınızda sadece 40 dakika beklemeniz yetiyor. Gayet hızlı.

İşin güzel yanı ise bu adaptörün kutu içeriğinde yer alması. Huawei’nin bu segmentteki rakiplerinin birçoğu artık adaptörü kutuya dahil etmiyor. Bu açıdan da Huawei’nin kutu içeriği dolu dolu diyebilirim.

Bu arada kutudan bahsetmişken, kutu içeriğinde şarj kılıfı, kablo ve adaptör yer alıyor. Ayrıca telefona takılı olarak ekran koruması da geliyor.

100W kablolu hızlı şarjdan bahsetmiştim az önce, peki kablosuz şarj desteği var mı? Elbette var. Üstelik 80W hızı destekliyor. Ancak bu hızları, uyumlu Huawei aksesuarlarıyla görebiliyoruz.

Tasarım

Huawei Pura 80 Pro ilk bakışta göz alıcı bir tasarıma sahip. Huawei, bu telefonda “Glazed” yani parlak bir arka yüzey tasarımı kullanmış. Bu özel doku, cihazın sanki sıvı camla kaplanmış gibi bir ışıltıya sahip olmasını sağlıyor. “Sıvı Cam” görünümünü andıran bu yüzey, özellikle kullanmakta olduğum Parlak Kırmızı, Siyah ve Beyaz renk seçeneklerinde oldukça etkileyici görünüyor.

İnce ince işlenmiş alüminyum çerçeve, yapısal olarak sağlamlık sunarken aynı zamanda rahat bir tutuş sağlıyor. Ön cam, standart akıllı telefon camına göre 20 kat daha fazla düşme direnci sağlayan ikinci nesil Kunlun cam ile korunuyor.

Tasarım elbette sadece görünüşten ibaret değil. Bunun bi de elde yarattığı tutuş hissi, dayanıklığı dahil pek çok ince nokta var. Şimdi onlara bakalım.

Pura 80 Pro 8,3 mm kalınlığında. Öyle çok ince bir telefon diyemem. Zaten böyle büyükçe kamera modülünün bulunduğu bu telefondan çok ince olmasını beklemek haksızlık olur. Huawei Pura 80 serisinin kamera modülünde, üç dairesel lensin üçgen biçiminde yerleştirildiği bir düzen var ve şık görünüyor.

Ağırlığı yaklaşık 219 gram. Diğer amiral telefonlarla kıyaslandığında büyükçe bir fark yok ve elde tutuş hissi bakımından da dengeli bir ağırlık profiline sahip.

Bu telefon aynı zamanda IP68 ve IP69 sertifikalarına sahip. Bu sayede hem suya hem de toza karşı güçlü bir koruma sağlıyor. Burada özellikle IP69 sertifikasının üzerinde durmak gerek. Bu sertifika telefonun yüksek basınçlı su jetlerine bile dayanıklı olduğunu gösteriyor. Yani bu telefon sadece görüntüden ibaret değil, yani sadece şık bir tasarıma sahip değil, aynı zamanda zorlu koşullara dayanabilen bir yapıda.

Parmak izi sensörü ilginç bir şekilde ekrana gömülü olarak gelmiyor, kapasitif bir tuş olarak sağ kısımda yer alıyor. İlk etapta garip gelmedi desem yalan olur, ancak elbette bunun da bir mantığı var.

Telefon elde tutulduğunda başparmak veya işaret parmağının doğal olarak temas ettiği bu tuş, kilidi açmayı daha hızlı ve ergonomik hale getiriyor. Huawei’den buradan yola çıkarak parmak izini bu noktaya taşımış.

Tabi bu tuşun olayı sadece parmak izi sensörü ya da güç tuşu olmak değil. Huawei buna akıllı kontrol düğmesi adını vermiş ve arklı bir işlevleri tetiklemek için bu tuşa özel kısayollar atayabiliyorsunuz.

Yazılım ve Google servisleri

Pura 80 Pro EMUI 15 yüklü olarak kutusundan çıkıyor. Telefonu eline alıp şöyle bir kullandığınızda ne kadar akıcı bir telefon olduğunu hemen görüyorsunuz. Elbette yazılım dediğimizde akla ilk gelen soru haliyle şu oluyor: Google servisleri çalışıyor mu? Bu telefonu alıp kullanamadığım uygulama olur mu?

Öncelikle Google servisleri doğrudan bu telefonda çalışmıyor. Huawei’nin P40 serisi sonrası telefonlarının hiçbirinde doğrudan bu destek yok. Ama burada ‘doğrudan’ vurguma dikkat edin lütfen. Çünkü Google servislerine doğrudan erişemesek de dolaylı yoldan ve çok basit bir şekilde ulaşabiliyoruz.

Öncelikle AppGallery’imiz var. Huawei’nin dev uygulama mağazası, içinde binlerce uygulama var. Burada bize büyük bir kolaylık sağlanmış ve ekstra kafa karışıklığı yaratmadan ne ararsan bu mağaza üzerinden ulaşabiliyoruz. Örneğin AppGallery’de olmayan ve Google Play Store’dan indirilebilen bir uygulama olsun. Yine aramayı AppGallery’den yapıyoruz ve bizi hemen uygun şekilde yönlendirerek o Android uygulamasını indirebilmemizi sağlıyor. Yani ilk zamanlarda olduğu gibi öyle karışık süreçler yok ve bu süreci oldukça basite indiremişler.

Şimdi birkaç deneme yapalım. Mesela Google Haritalar’ı indirmek için bir arama yapalım. Açılan ekranda Yükle butonu var. Google Maps adının altına baktığımızda Apparks üzerinden yani üçüncü taraf uygulama tarafından bu uygulamayı yükleyeceğimizi anlıyoruz. Yükle’ye dokunduğumuzda karşımıza minik bir uyarı penceresi geliyor ve AppGallery’den yönlendirileceğimiz söyleniyor. Bir sonraki pencerede Google Maps’in çalışabilmesi için gerekli uygulamalar listeleniyor. Bunları da yükle yapıyoruz. Sonrasında indirme işlemi başlıyor. Sonrasında harici kaynaklardan AppGallery’nin uygulama indirebilmesi için izin veriyoruz. Son olarak da Yükle butonuna dokunuyoruz. Bu işlemin ardından Google Haritalar uygulaması yüklenmiş oluyor ve herhangi bir Android telefonda olduğu gibi sorunsuz kullanabiliyoruz.

Bu saydığım işlemleri tek seferlik yapıyoruz. Başka uygulama indirirken bu sorularla artık karşılaşmıyorsunuz ve hızlıca uygulamaları indirebiliyorsunuz, onu da söyleyeyim.

Sadece Google Haritalar değil, YouTube ve Google arama uygulaması dahil diğer Google servislerini de telefonunuza indirip kullanabilirsiniz. Google Play Store hesabınızı da kullanabildiğinizden Android ekosistemindeki uygulamalar da elinizin altında.

AppGallery zaman içinde epey yol kat etti ve banka uygulamalarından tutun da aklınıza ne gelirse pek çok uygulamayı çatısı altında topladı. Google servisleri ve uygulamalarını da bu şekilde indirdiğimizden eksik bir nokta kalmıyor.

Yani Google servisleriyle ilgili özetle şunu söyleyebilirim: Evet Google desteği resmi olarak yok. Ancak AppGallery üzerinden çok kolay bir şekilde Google uygulamalarını telefonunuza yükleyebilirsiniz.

Ekran

Gelelim ekrana. Bu telefonda 6.8 inç büyüklüğünde LTPO OLED ekran var. Dört kavisli tasarım, hem pratik kullanımı mümkün kılıyor hem de etkileyici bir izleme deneyimi yaratıyor.

120Hz’e kadar uyarlanabilir yenileme hızı, içeriğe bağlı olarak 1Hz ile 120Hz arasında akıllıca ölçekleniyor; böylece hem akıcı kaydırma hem de hızlı dokunmatik tepkiler sağlarken pil ömrünü de optimize ediyor.

3.000 nit’e ulaşan ekran parlaklık seviyesi de bu cihazın öne çıkan bir başka noktası. Bu sayede parlak güneş ışığında bile ekranı rahatça görebilirsiniz.

Renk doğruluğu çok iyi düzeyde. DCI-P3 renk gamı ile birlikte HDR Vivid desteği var. Canlı ama doğal renkler sunarak fotoğraf düzenlemeyi ve medya tüketimini keyifli hale getiriyor. 2.5K çözünürlük ise keskin detaylar sağlayarak her görüntüyü ve videoyu net ve berrak gösteriyor.

İşin aslı en güzel yanı ne biliyor musunuz: Bu ekran, kamera sistemiyle çok iyi uyum sağlıyor; hem çekim ön izlemesinde doğru görüntü veriyor hem de çekilen kareleri gözden geçirirken harika bir kalite sunuyor.

İşlemci

Pura 80 Pro en zorlu fotoğraf ve video iş yüklerini karşılamak üzere Kirin 9020 çipinden güç alıyor. Özellikle yapay zekâ destekli görüntüleme görevleri için optimize edilmiş. Burada mesele sadece ham güç değil; her fotoğrafı ve videoyu daha iyi hale getiren akıllı işlem gücü.

Bu işlemciye 12 GB LPDDR5X RAM ve 512 GB UFS 4.0 depolama eşlik ediyor. 4K video kaydını, gerçek zamanlı fotoğraf işleme süreçlerini ve çoklu görevleri hiç zorlanmadan yerine getiriyor.

Sonuç

Pura 80 Pro, mobil fotoğrafçılık tutkunu olan herkesin fazlasıyla seveceği bir telefon olmuş. Eksikleri hiç yok mu, var elbette. 5G desteği yok mesela. Google servislerini doğrudan desteklemiyor olması da kimi kullanıcılar için olumsuz görünebilir. Ama aslında bunun artık bir sorun olmadığını bu video anlatmaya çalıştım.

Özetle Huawei, Ultra modelinin kamera yeteneklerinin %90’ını daha erişilebilir bir fiyat noktasında sunarak profesyonel seviyede mobil fotoğrafçılığı daha geniş bir kitleye ulaştırıyor. 1 inç kamera sensörüne sahip az sayıdaki akıllı telefondan biri. Güncel fiyat bilgisi için videomun açıklama kısmında bulunan bağlantı adresine göz atabilirsiniz.

 

Sponsorlu İçerik


İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.