Redmi Pad inceleme

Merhaba herkese. Bu videomda yeni bir Xiaomi ürünü deneyimleyeceğiz ve bu ürünle ilgili deneyimlerimi sizlere aktaracağım. Ancak bu kez bir Xiaomi telefon değil, konuğumuz Redmi Pad!

 

Tablet pazarını ikiye ayırıyoruz. Biri iPad diğeri de Android işletim sistemiyle çalışan diğer tabletler. Kullanıcılar genel olarak tablet almak istediklerinde akıllarına birkaç marka geliyor. Xiaomi de bu markalardan biri. iPad’lerin fiyatları ise herkesin malumu. Fiyatlar çıldırmış vaziyette ve gün geçtikçe laptop formuna bürünen tabletlere ulaşmak giderek zorlaşıyor.

İşte Xiaomi’nin geliştirdiği ve Türkiye’de de kullanıcılarına ulaştırdığı uygun bütçeli Redmi Pad, aslında tablet edinmek isteyenler için önemli bir avantaj sağlıyor. Gelişmiş özellikleriyle öyle çok yüksek bütçeli modellere gitmenize gerek kalmadan, büyük ekranlı bir eğlence merkezini yanınızda taşıyorsunuz.

Bu videoyu çektiğim sıralarda fiyatı yaklaşık 5100 TL’ydi. Tabii bu fiyat, 4 GB RAM ve 128 GB dahili hafızalı olan model için geçerli. 6 GB RAM’li Redmi Pad’i isteyenlerin 5400 TL’yi gözden çıkarmaları gerekiyor. Yani arada 300 TL’lik bir fark var.

Ürünün özelliklerine geçmeden önce bu fiyat farkına dikkat çekeyim. Bence bu ürünü alacaksanız zaten 6 GB RAM’li olan modeli alın ve 300 TL tasarruf etmeyi aklınızdan geçirmeyin. Çünkü yoğun tempoda tableti kullandığınızda daha fazla RAM’e ihtiyacınız olacak ve ilerleyen yıllarda bunun sancısını çekmeniz işten bile değil. Dolayısıyla en başından bu upgrade işlemini yapmakta yarar var.

Önce tasarımıyla başlayalım. Redmi Pad; Nane Yeşili, Ay Işığı Grisi ve Grafit Grisi olmak üzere üç farklı renge sahip. 7.05 mm kalınlığında olan cihazın ağırlığı yaklaşık 445 gram. Bir kılıfla beraber taşıdığınızda da oldukça portatif bir yapıya bürünüyor ve gittiğiniz her yere rahatça taşıyabiliyorsunuz.

Tasarım tarafında da Xiaomi’nin ince dokunuşlarını fark ediyoruz. Tamamen metal tasarımlı yekpare kasa, düz çerçeveler ve simetrik kenarlıklar sayesinde ideal ölçülerde olan ve kullanım kolaylığı sunan bir tablete sahip oluyoruz.

Şimdi Redmi Pad ile ilgili dikkatimi çeken noktaları paylaşayım. Öncelikle 10.61 inç büyüklüğünde bir ekranımız var. 90 Hz ekran yenileme hızı sunan bu ekran, 1200×2000 piksel çözünürlük sağlıyor.

90 Hz ekran yenileme hızının üzerinde biraz duralım. Ekran yenileme hızı ne kadar yüksekse, ekrandan aldığımız verim de bir o kadar iyi oluyor. Akıcı ekran deneyimi, tableti kullanırken, oyun oynarken, kısacası pek çok farklı senaryoda işimize fazlasıyla yarıyor. Bu açıdan Redmi Pad’in 90 Hz desteğiyle gelmesi önemli.

Ekran ayarlarına girerek 90 Hz ile 60 Hz arasında seçim yapabiliyoruz ya da bu tercihi tabletin kendisine bırakabiliyoruz. Zaten Yenileme Hızı ayarındaki animasyona bakarak da bu hız farkını net bir şekilde görebiliyoruz.

1500:1 kontrast oranıyla birlikte 1 milyarı aşkın renk sunan ekranın tipik parlaklık seviyesi de 400 nit seviyelerinde. Bir tablet için ideal seviye denebilir. Parlaklık seviyesi ne kadar yüksekse, ışığın bolca arkadan geldiği anlarda ekrandaki içeriklere o oranda daha rahat odaklanabiliyoruz. Bu açıdan Redmi Pad, sorun çıkarmayan bir tablet.

Ekranla ilgili bir başka önemli nokta da göz sağlığımıza faydalı bir dokunuş yapması. Ekrandan yayılan zararlı mavi ışıklar, bir süre sonra gözleri yormaya ve genel olarak göz sağlığımızı bozmaya başlıyor. Ancak Redmi Pad’de düşük mavi ışıklı bir ekran var ve gözler bu sayede bu zararlı ışıktan korunmuş oluyor.

Bir tablet alıyorsak sadece ekranın değil, ses performansının da iyi olmasını bekleriz. Bu açıdan da Redmi Pad, iyi iş çıkarıyor diyebilirim. Cihazın üzerinde Dolby Atmos destekli dört hoparlörün bulunduğunu görüyoruz. Bu dört hoparlör, yatay ve dikey ekran formatlarında oldukça iyi seviyede surround ses sağlıyor. Hoparlörler, güçlü ses ve doğrudan etki sağlayarak sinema benzeri bir ses deneyimi sunuyor. Oturup film izlemek, müzik dinlemek ve hatta oyun oynamak Redmi Pad ile daha keyifli bir aktiviteye dönüşüyor.

Redmi Pad, 6 nm sürecinde üretilen MediaTek Helio G99 işlemciden gücünü alıyor. Performans, 6 nm işlem teknolojisi ile büyük ölçüde geliştirildiğinden video izlerken, oyun oynarken veya web’de gezinirken yüksek hız da size eşlik ediyor.

Tabletimiz aynı zamanda sevdiklerimizle de bizi iletişimde tutmaya yarayan, iyi kalitede bir ön kameraya sahip. Görüntülü aramalar söz konusu olduğunda da FocusFrame isminde kullanışlı bir özelliği var. Bu özellik sayesinde görüntülü arama sırasında kamera, nesneleri otomatik olarak izliyor ve kadrajda ortalanmış şekilde tutuyor. Bu da haliyle Redmi Pad’i sabit bir yere koyduğunuzda diğer tarafın sizi gözden kaçırmasından endişe etmeden serbestçe hareket edebileceğiniz anlamına geliyor.

Redmi Pad’in öne çıkan bir başka özelliği de bölünmüş ekran özelliğini sunuyor olmaslı. Büyük ekranda bölünmüş ekran özelliği sayesinde tüm bilgilerinizi tek bir yerde net bir şekilde görebilme şansınız oluyor. Böylece, ekran değiştirmeden uygulamaları hızlıca sürükleyip bırakabiliyorsunuz.

Son olarak batarya performansına bakalım. Redmi Pad, 8000 mAh kapasiteli bataryadan enerjisini alıyor ve gün boyu rahatça size eşlik edebiliyor. Yani kendinizi sık sık priz başında bulmuyorsunuz ve gayet uzun bir batarya ömrüne sahip.

Cihaz tam şarj olduğunda 26 saatlik kesintisiz okuma, 21 saate kadar video oynatma ve 12 saate kadar da kesintisiz oyun oynamayı mümkün kılıyor.

Bu arada batarya, 18W hızlı şarj desteğine de sahip ve böylece bu dev bataryayı doldururken de daha az bekliyoruz.

Sonuç itibariyle Redmi Pad, fiyatının hakkını veren, bütçesine uygun tablet arayanların ihtiyaçlarına yanıt verebilen bir çözüm olmuş.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.