Lenovo YOGA Slim 7 Carbon inceleme

Bu makalede Lenovo’nun hafif ve kompakt yapısıyla sınırları zorlayan yeni dizüstü bilgisayarı YOGA Slim 7 Carbon model dizüstü bilgisayarıyla ilgili deneyimlerimi paylaşacağım. O halde sözü çok uzatmayalım, hadi başlayalım!

 

Lenovo, bilgisayar sektörünün önde gelen markalarından biri ve farklı kullanıcı tiplerine hitap eden pek çok çözüm üretiyor. Özellikle de iş ve profesyonellere yönelik tasarlanan ve yeni döneme ayak uydurabilen bu bilgisayarlar, hem ince ve hafif yapısıyla öne çıkıyor, hem de bu minik boylarından beklenmeyecek ölçüde yüksek performansla karşımıza çıkıyor.

Lenovo’nun yeni çözümlerinden biri olan YOGA Slim 7 de bulunduğu segmentte rakiplerinden ayrışan pek çok önemli özelliğe sahip. Öncelikle isterseniz tasarım tarafında dikkatimi çeken noktalarla başlayalım.

Açıkçası karbon fiber bir laptop ilk kez görüyor, kullanıyorum. Otomobillerle arası iyi olanların da bileceği gibi karbon fiber tasarımın en büyük avantajı, inanılmaz seviyede hafif olmasına karşın, çelikten bile güçlü ve verimli bir yapı sunuyor olması. YOGA Slim 7 Carbon, adından da anlaşılacağı üzere hafifliğe ve dayanıklığa vurgu yapan bir laptop.

Özellikle de cihazın üst kısmı yani ekranın arka tarafı karbon fiberle kaplı ve alt kısım dahil diğer tarafları da magnezyum/alüminyum alaşımından oluşuyor. Bu da cihazın üstünün de altının da gayet sağlam bir yapıda olduğunu gösteriyor.

Cihazı elinize aldığımda ilk dikkatimi çeken nokta çok ama çok hafif yapıda olmasıydı. Bugüne kadar pek çok ultrabook inceleme şansı buldum, ancak bu model kadar hafif hissettireni açıkçası hatırlamıyorum. Ağırlığı 1 kg’ın altında, yani 984 gram.

Bu kompakt yapıya uygun şekilde 13.3 inç büyüklüğünde bir ekranımız var. Klavyenin gövdeyi boydan boya kapladığını fark ediyoruz. Ancak nümerik tuş takımı yok. Tuş mesafesi optimum düzeyde ve tuşlara yumuşak dokunuşlarla hükmedebiliyorsunuz. Böylece uzun saatler çalışırken klavye sizi daha az yoruyor ve bu da elbette büyük bir avantaj sağlıyor. Klavyenin aynı zamanda arkadan aydınlatma özelliği de mevcut. Böylece loş ışıkta da rahatça çalışabiliyoruz.

Touchpad de hassas bir dokunmatik yüzeye sahip ve büyüklük olarak da kullanıcılar için ideal ölçülerde.

Touchpad’in sol kısmına baktığımızda bizi pek de şaşırtmayacak bir etikete rastlıyoruz. Intel evo i7 ile ilgili detaylara da ilerleyen dakikalarda sizlere anlatacağım. Evo etiketinin yanında da Carbon Fiber’in yeni sürümünün cihazda kullanıldığını gösteren etiketi görüyoruz. Batarya ömrü ve hızlı şarj özelliklerine de yine burada vurgu yapılmış.

Ekranın üst kısmında hafif bir çıkıntı görüyoruz. Bu bölmede kızıl ötesi sensörleriyle birlikte 720p çözünürlüğünde görüntü alan bir kameramız var. Böylece Windows Hello üzerinden ekran kilidini açabiliyoruz, biyometrik güvenlik de bu şekilde sağlanmış oluyor.

Cihazın sağ kısmında güç tuşu, Type-C bağlantı noktası ve kamerayı açıp kapatmamızı sağlayan bir sürgülü tuş var. Yazılım üzerinden kamerayı kapatabildiğimiz gibi bu tuşu kullanarak da cihazın kameraya erişimini kapattığına emin olabiliyoruz.

Güç tuşu ile ilgili ufak bir parantez açmak istiyorum. Bence güç tuşu klavyenin bulunduğu alana dahil edilebilirmiş. Her seferinde eğilip güç tuşunun yerine bakmak ya da parmakla yoklayıp güç tuşuna ulaşmaktansa çok daha pratik olurdu. Belki ufak bir detay ama benim için önemli bir nokta.

Cihazın sol kısmına baktığımızda da bir adet Type-C bağlantı noktası mevcut. Yani cihazda iki adet Type-C yuvası mevcut. Sağ kısımdaki 3.2 bağlantısı sağlarken, soldaki de Thunderbolt 4 teknolojisini sunuyor.

İyi güzel de bu kadar az giriş varken daha fazla porta ihtiyaç duyduğumuzda ne yapacağız? Elbette bu portların azlığı, bu kompakt yapıyı destekliyor ve cihazın hem hafif hem de ince kalmasını sağlıyor. Ancak bu portların yeterli gelmediği anlarda da yarı yolda kalmıyoruz. Bu bilgisayarla birlikte dördü bir arada bir çevirici çıkıyor. Bu çeviriciyi cihaza taktığınızda bir adet 3.5 mm ses jakı, bir adet HDMI bağlantı yuvası, bir adet VGA noktası ve bir de USB Type-A bağlantısı elde ediyorsunuz.

Bu çevirici iyi düşünülmüş. Ama şunu da söylemem lazım: Type-C noktası da bence bu çeviricide olabilirmiş, eksikliğini hissetmedim dersem yalan olur.

YOGA serisi bir dizüstü bilgisayar kullanıyoruz malum, adına yakışır bir şekilde ekran 180 dereceye kadar açılabiliyor ve kullanıcılar için bu noktada bir esneklik sağlanıyor.

Şimdi tasarımdan çıkıp yavaş yavaş iç donanıma bakmaya başlayalım. Az önce belirttiğim gibi, YOGA Slim 7 Carbon, Intel’in evo platformunu kullanıyor. Bu etikete aslında yabancı değiliz ve bu platformu kullanan laptop’ların ortak paydada buluştuğu bazı önemli avantajlar var.

Bilgisayarların bu sertifikayı taşıması için minimum 11. Nesil Intel Core i5 ve i7 işlemci ile geliyor olması gerekiyor. Bu cihazda ise Intel’in 4.7 GHz hızında 12. Nesil Core i7-1260P işlemci bulunuyor, yani bu şartı fazlasıyla sağlıyor.

Evo platformu için ayrıca 256 GB minimum kapasiteye sahip SSD, Thunderbolt 4 bağlantı noktası, Wi-Fi 6 ya da 6e desteği, 12 ila 15.6 inç ekran büyüklüğü, Full HD ekran, HD ön kamera, 1.9 kg’dan daha hafif ve 19 mm’den daha ince bir yapının sunulmuş olması gerekiyor.

Yani Intel, iş birliği yaptığı Lenovo dahil markaların çözümlerinin ince, hafif, hızlı, en yeni teknolojileri kullanmasını istiyor ve bu şartların sağlandığı cihazlarda da bu Evo etiketini görüyoruz.

Cihazımız tüm bu şartları elbette karşılıyor. Yine Evo platformuna uygun olarak bilgisayarımızda Intel Iris Xe grafik yongası bulunuyor. Bu grafik yongası sayesinde cihazınızda oyun da oynayabiliyorsunuz ve 4K/8K desteği olan çoklu monitör kullanımı için de bize imkan veriyor.

Yani yeni Iris Xe, kendi başına bir ekran kartı gibi yüksek performans gösteriyor. 4K videoları izleyebildiğiniz gibi yine 4K videoları dahi işleme şansınız olabiliyor.

Tüm bu özelliklerinin yanı sıra, yeni YOGA Slim 7 Carbon’da 16 GB LPDDR5 RAM mevcut. 4800 MHz hızında çalışıyor ve bu RAM’e de 1 TB kapasiteli M.2 SSD eşlik ediyor.

Ekrana geri dönelim. 13.3 inç büyüklüğünde bir ekranımız var. Bu gelişmiş ekran, 2560×1600 piksel ekran çözünürlüğü sunuyor. Bununla birlikte ekran, 90 Hz yenileme hızı da sunuyor ve daha akıcı bir kullanıcı deneyimi elde edebiliyoruz.

IPS panelin kullanıldığı ekranda 400 nit parlaklık seviyesine ulaşılabiliyor. Gayet yüksek bir değer. Bu parlaklık seviyesine bir de yansıma önleyici kaplama da eşlik ediyor. Haliyle bilgisayarı evde ya da ofiste kullanmak dışında, ışığın bolca arkadan geldiği dış mekanlarda da sorunsuz bir şekilde kullanabiliyoruz ve ekrana yansıyan içerikleri görebiliyoruz.

Ekran, aynı zamanda dokunmatik bir yapıda ve bu şekilde de kullanabiliyoruz. Genelde ekranları bu şekilde kullanırken parmak izi kalmasından yana sıkıntı çıkar. Ancak bu ekranda bu sorunu yaşamıyoruz, çünkü ekranda parmak izi önleyici özel bir katman var.

Ekranda aynı zamanda yüzde 100 sRGB desteği var. Renkler canlı ve bilgisayarınızdan film izlemek ayrı bir keyif haline geliyor. Aynı zamanda zararlı mavi ışık koruması da mevcut. Uzun saatler ekran başında vakit geçirenler için zararlı mavi ışığın azaltılması göz sağlığımız için oldukça önemli.

Bluetooth 5.1 ile birlikte Wi-Fi 6E desteğiyle gelen yeni YOGA Slim 7 Carbon, dosya aktarım hızından tutun da daha uzun menzilde, ofislerde cihazlar arası iletişimde büyük bir hız kazandırıyor ve bu haliyle cihazımız, Wi-Fi 7’yi saymazsak aslında en yeni bağlantı teknolojisini kullanıyor.

Ses tarafında da Realtek ALC3287 kodeğiyle beraber 2 adet 2 watt’lık hoparlör bulunuyor. Ses performansından yana yüksek beklentiniz olmasın, ama çıkan sesler gayet temiz ve net.

Şimdi de yazılım tarafına bakalım. Tüm bu saydığım özelliklerle donatıldığından YOGA Slim 7 Carbon, pek çok açıdan gayet hızlı çalışıyor ve performans noktasında kullanıcısını tatmin ediyor.

Güvenlik ve cihaz denetimi söz konusu olduğunda da Lenovo Vantage yazılımı imdadımıza koşuyor. Bu yazılım, cihazla birlikte yüklü olarak geliyor. Güvenlik ve cihaz denetimi noktasında bir dizi ince ayara bu yazılım üzerinden ulaşabiliyoruz. Örneğin güç ayarlarına girerek pil ayarlarınıza erişebilirken, ekran ayarlarına girerek de göz sağlığı modunu açabileceğiniz gibi, işlemci ve belleğin anlık durumunu da yine bu sayede görebiliyoruz.

Cihazda 50 watt/saatlik bir batarya bulunuyor ve 65 watt’lık şarj cihazından enerjisini alıyor. Şarj cihazı oldukça küçük ve bu portatif bilgisayarın hafifliğine gölge düşürmüyor.

Batarya ömrü noktasında bir günü rahatça çıkarabildiğimi söyleyebilirim. Sabah yanıma alıp dışarı çıktığımda gün içinde yoğun kullanım yapsam bile akşam eve döndüğümde hala bataryası tükenmemiş oluyor ve şarja takmasam da gece ekranı açtığımda bana eşlik etmeye devam ediyor. Bilgisayarda bulunan donanım bileşenlerinin enerjiyi verimli kullanması sayesinde priz başına sıkça gitmemize gerek kalmıyor.

YOGA Slim 7 Carbon, genel hatlarıyla işini iyi yapan, özellikle de mobilite noktasında yeni dünyaya adapte olabilen gelişmiş ve dayanıklı bir cihaz. Şu sıra bu tip bir bilgisayar arıyorsanız yeni YOGA, aklınızın bir köşesinde olsun.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.