
Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, geçen ay Kongre’ye sunduğu ve yapay zekâ tarafından yönetilen “insan dışı şirketler” kurulmasını öngören yasa tasarısıyla hem heyecan hem de endişe yarattı. Ancak tasarı, bu şirketlerin tamamen insansız faaliyet göstermesine izin vermiyor ve insan müdahalesini zorunlu kılıyor.
Milei, Financial Times’ta yayımlanan bir görüş yazısında, insan çalışan olmadan faaliyet gösterebilecek yeni bir şirket türü önerdi. Buna göre yapay zekâ ajanları veya robotlar “öngörülemeyen ortamlarda bağımsız karar verme” yetkisini kullanabilecek. Hukuk uzmanlarına göre Arjantin, yapay zekâ tarafından yönetilen şirketler için özel bir yasal statü oluşturan ilk ülke olabilir.
“İş dünyasına açığız.” diyen Milei’nin açıklamaları, İsrailli tarihçi Yuval Noah Harari’nin de eleştirisini çekti. Harari, yapay zekâya fazla yetki verilmesinin şirketlerin hesap verebilirliğini zayıflatabileceği uyarısında bulundu.
Ancak şirket avukatlarına göre tasarı ilk bakışta göründüğü kadar radikal değil. Kurumsal hukuku modernize etmeyi ve bürokrasiyi azaltmayı amaçlayan kapsamlı reform paketinde yer alan “otomatik şirket” modeli, faaliyetleri denetlemek üzere bir insan yöneticinin bulunmasını zorunlu kılıyor.
Tasarı ayrıca şirket yönetimlerinin karar alma süreçlerinde yapay zekâ kullanmasına izin veriyor. Ancak bu durum yöneticileri alınan kararların sonuçlarını denetleme sorumluluğundan muaf tutmuyor.
Delaware Üniversitesi Weinberg Kurumsal Yönetim Merkezi Direktörü Lawrence Cunningham, “İnsan unsurunu tamamen ortadan kaldırmak ilk adım için fazla radikal olurdu.” değerlendirmesinde bulundu. Yine de Cunningham, Milei’nin önerisini cesur bulduğunu söyledi.
“Burada dünyayı değiştirmiyoruz. Sadece insan kaynakları departmanı olmadan da bir şirket yönetilebileceğini kabul ediyoruz. Bu, bir başlangıç.” ifadelerini kullandı.
Tasarıyı hazırlayan isimlerden hukuk profesörü Diego Duprat ise yapay zekâ destekli kasiyersiz süpermarketleri örnek göstererek otomatik şirketlerin bazı örneklerinin zaten var olduğunu söyledi.
Tasarıya göre yapay zekâ veya algoritmik sistemlerin neden olduğu zararlardan şirket sorumlu olacak.
Devlet Başkanlığı Sözcülüğü Ofisi’nden bir yetkili ise şu anda bu yasa tasarısıyla bağlantılı herhangi bir şirket ya da yatırım taahhüdünün bulunmadığını belirtti.
Yetkili açıklamasında, “Yaptığımız şey yenilikçi bir model önererek Arjantin’i otomatik şirketlerin kurulması için cazip bir hukuk sistemi hâline getirmek. Bu proje yatırım çekmek için daha iyi koşullar oluşturmanın anahtarıdır.” ifadelerini kullandı.
Enflasyonu önemli ölçüde düşüren ve yabancı yatırımları teşvik etmeye çalışan Milei, Arjantin’i geleceğin yapay zekâ merkezlerinden biri olarak konumlandırmaya çalışıyor. Milei, Patagonya’nın soğuk iklimi ve enerji kaynaklarının veri merkezleri için ideal olduğunu sık sık vurguluyor. OpenAI ile Sur Energy de geçen ekim ayında 25 milyar dolara kadar yatırım yapılabilecek bir veri merkezi kurma planlarını açıklamıştı.
Buenos Aires eyaletinde şirket avukatı olarak görev yapan Maria Gisele Cano, yapay zekâyı merkeze alan şirketlere ilişkin özel bir yasanın bile yatırımcı ilgisini artırabileceğini söyledi. Cano, hem Arjantin’den hem de yurt dışından çok sayıda girişimcinin tasarı hakkında kendilerine ulaştığını belirtti.
“Bu şirketler faaliyetlerini yürütürken daha açık ve öngörülebilir bir hukuki çerçeveye sahip olacak.” dedi.
Alabama Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yapay zekâ üzerine çalışan Profesör Yonathan Arbel ise Arjantin’in yapay zekâ şirketlerine uygun bir ortam oluşturması hâlinde önemli bir rekabet avantajı elde edebileceğini söyledi. Arbel ayrıca tasarıda yapay zekâ ajanlarının insanlar ve şirketlerle etkileşimlerinde dijital kimlik kullanmalarının açıkça düzenlenmesinin faydalı olacağını ifade etti.
Tasarı, blokzincir tabanlı merkeziyetsiz otonom organizasyonların (DAO) kurulmasına da izin veriyor. Böylece üyeler dijital token’lar aracılığıyla öneriler üzerinde oy kullanabilecek.
Latin Amerika’nın en büyük kripto para pazarlarından biri olan Arjantin’de ise tasarıdaki token kullanıcılarının kimliklerinin tespit edilmesi ve kayıt altına alınması şartı tartışma yarattı. Bitcoin Argentina’nın eski başkanı Ricardo Mihura Estrada, anonimlik üzerine kurulu blokzincir dünyasında bu zorunluluğun uygulanmasının güç olacağını söyledi.
“Bence iyi niyetli bir girişim ancak blokzincir ekosisteminde benimsenmesi zor görünüyor.” dedi.
Devlet Başkanlığı Sözcülüğü Ofisi ise token kullanıcılarının kimliklerinin doğrulanmasının asgari bir güvenlik şartı olduğunu belirterek, tamamen anonim kalmayı tercih eden DAO’ların mevcut sistem dışında faaliyet göstermeye devam edebileceğini ancak bu yasal düzenlemenin sunduğu avantajlardan yararlanamayacağını ifade etti.
Milei’nin otomatik şirket vizyonu, OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman’ın 2024 yılında dile getirdiği “tek çalışanla 1 milyar dolar değerlemeye ulaşan şirketler” öngörüsüyle de benzerlik taşıyor.
Weinberg Merkezi araştırmacısı Emerald Greywoode, ABD’nin Texas ve Utah gibi bazı eyaletlerinin de şirketlerin yapay zekâyı denemesine yönelik hukuki çerçeveler oluşturduğunu belirtti. Bu modellerde özellikle ilk aşamada daha yoğun insan denetimi öngörülüyor.
Uzmanlara göre mevcut teknolojik imkânlar, yapay zekâ ajanlarının tamamen bağımsız şekilde şirket yönetebilecek seviyeye henüz ulaşmış değil. Ancak Silikon Vadisi’nde birçok girişimci çalışan istihdamı yerine aynı işleri yapay zekâ bilgi işlem gücüyle gerçekleştirmeye daha fazla bütçe ayırmaya başladı.
Yapay zekâ girişimlerine yatırım yapan Basis Set Ventures’ın yönetici ortağı Lan Xuezhao, sektörün en büyük önceliklerinin bilgi işlem kapasitesi, çipler ve enerjiye erişim olduğunu söyledi. ABD ve Avrupa’da yapay zekâya yönelik düzenlemelerin sıkılaşması nedeniyle daha hafif düzenlemeler sunan ülkelerin yatırım açısından cazip hâle gelebileceğini ifade etti.
Bununla birlikte Xuezhao, Milei’nin yasa tasarısının tek başına Arjantin’i bir yapay zekâ merkezine dönüştürmeye yetmeyeceğini belirterek, “En önemli unsur yetenekli insanların Arjantin’e gelmesi. İnsanlar varsa diğerleri de onları takip eder.” dedi.

İlk yorum yapan olun