Monster Huma H4 V6.1 incelemesi

Yeni bir Monster Notebook çözümüyle karşınızdayım. Elbette Monster Notebook dediğimde birçoğunuzun aklına oyuncu dizüstü bilgisayarı gelmiş olabilir. Ama Monster epeydir bundan çok daha fazlasını yapıyor. Pusat serisi klavye ve mouse – DEVAMI …


Yeni bir Monster Notebook çözümüyle karşınızdayım. Elbette Monster Notebook dediğimde birçoğunuzun aklına oyuncu dizüstü bilgisayarı gelmiş olabilir. Ama Monster epeydir bundan çok daha fazlasını yapıyor. Pusat serisi klavye ve mouse çözümleri var mesela. Ki Pusat serisinde oyunculara yönelik aksesuarlar bulabildiğiniz gibi Pusat Business serisi altında daha iş odaklı günlük rutin görevlerin üstesinden rahatlıkla gelebilen ürünleri de görebiliyoruz. Ama bugünkü konumuz bambaşka. Ne bir aksesuar, ne de bir oyuncu bilgisayarı. Bugün Huma H4 V6 ile karşınızdayım. Huma’yı hiç duymayanlar için şu şekilde anlatayım: Abra, Tulpar ve daha üst çıtada Semruk modellerini zaten biliyoruz. Ama Monster aynı Huma dizüstü bilgisayarları ile geliyor. Huma serisi profesyonelleri hedef alan, yüksek performans gösteren ancak mobil ortamda daha rahat taşınabilecek, her an el altında bulundurulabilecek dizüstü bilgisayar ailesini temsil edior. Huma H4 V6.1.5 modeli ise bu zincirin son halkası. O halde sözü daha fazla uzatmadan Huma serisinin bu yeni modeline yakından bakalım.

Monster Huma aslında tam benlik bir laptop. Sürekli toplantılara gidiyorum, ama yanımda da kompakt, hafif ama yüksek performans gösteren bir laptop var. Her işimi hallediyorum ve bana büyük bir kolaylık sağlıyor. Çantaya atıyorsunuz, ağırlığını hissetmiyorsunuz bile, kesinlikle mobil çalışanların dikkatinden kaçmaması gereken bir model. Ama daha detaylı özelliklere gelmeden şunu da söyleyeyim: Bu bir oyuncu laptopu değil ve oyun da oynarım diye Huma serisi laptoplara yönelmemelisiniz. Oyun sizin için önemliyse en başta saydığım Abra, Tulpar ve üst seviye Semruk serisine göz atmalısınız ki geçen haftalarda Semruk S7 V9 modelinin incelemesini yapmıştım, ilgilinenler o videoyu kesinlikle kaçırmasın.

Tasarım & Ekran

Ama biz şimdi Huma’ya geri dönelim ve tasarımına yakından bakalım. Gümüş renkli bir model, ki farklı bir renk beklentim de yoktu açıkçası, pek çok kişinin seveceği bir renk. Arkada buna uygun şekilde hazırlanan Monster logosu da göze hoş görünüyor. Sağlam bir menteşe sistemi olduğundan ekranı olabildiğince geriye doğru yatırabiliyorsunuz.

Bir başka önemli nokta da ekranın kapağını tek elle kaldırabilmeniz. Bir elinizle tutup diğer elinizle ekranı kaldırmak zorunda kalmıyorsunuz. Benim için çok çok önemli bir şey olmasa da buna dikkat eden pek çok kullanıcı var ve hoşlarına gideceğini düşünüyorum.

Gayet sade bir tasarımı var. Gözü yormayan ve tam da böyle bir laptoptan aradığım bir sadelik var. İç kısım da öyle. Kenar çerveleri oldukça ince tutulmuş 14 inç boyutunda bir ekranla geliyor. Bu ekran QHD çözünürlüğünde görüntü üretiyor. IPS Mat panelden oluşuyor ve bu sayede renk canlılığı gayet iyi seviyede diyebilirim. Panelin mat olması da sevdiğim bir başka özelliği oldu. Bu da ekranı yansımalara karşı koruduğundan dış mekanda çalışırken bize büyük kolaylık sağlıyor.

%100 sRGB desteği ile gelen ve 300 nit parlaklık sunan 14 inç’lik bu ekran, 16:10 ekran formatını kullanıyor. 16:9 yerine 16:10’un tercih edilmesi biraz daha geniş alanların görüntülenmesini sağlıyor. Bu ekran aynı zamanda 120 Hz yenileme hızına sahip. Bu da akıcı ekran deneyimi demek. Yani ekranda takılma, donma vs herhangi bir sorun söz konusu değil. Ekran çözünürlüğü tarafında da cihazımız iddialı: 3K yani 2880×1800 piksel çözünürlük sunuyor.

Ergonomi cihazın pek çok noktasında düşünülmüş. Ekranın altındaki klavye bölgesi, gerek tuş boşlukları gerek yükseklikleriyle gayet ergonomik tasarlanmış. Klavyenin arka aydınatmaları da var. Olmaması zaten büyük bir eksiklik olurdu. 2 kademe şeklinde bu ışıklandırmayı ayarlayabiliyorsunuz. Bu da loş ışıkta çalışırken konforunuzu artırıyor.

Klavyede tuşlar yumuşak dokunuşlara izin veriyor ve gayet sessiz çalışıyor. Tam da iş ortamında olması gereken sessizliği sağlıyor. Bunun yanına bir de Pusat Business B300 veya B700 mouse alırsanız takımı tamamlayacağınızı söyleyebilirim, ki bu fareler de oldukça sessiz çalışıyor.

Touchpad de bu klavye ile birlikte konforu tamamlıyor. Ancak önceki modellerden gördüğümüz parmak izi sensörünü bu modelde göremiyoruz. En başta ama touchpad yerine güç tuşuna mı parmak izi sensörü eklediler diye düşündüm, ama maalesef yok. Parmak izi sensörü olsaymış kesinlikle iyi olurmuş.

Ama parmak izi sensörünün olmaması dünyanın sonu değil elbette. Yüz tanıma teknolojisi emrinize amade. Hemen ekranın üzerindeki web kamerası ile yüzünüzü taratabiliyorsunuz.

Kamera demişken Monster’ın burada kullanıcıların gizliliği için özel bir kilit koyduğunu görüyoruz. Bu sürgülü kamera sistemi ile web kamerasını kullanmadığını durumlarda fiziksel olarak kapatabiliyorsunuz. Yazılımla da kamerayı kapatabilirsiniz, ama eminim benim gibi pek çoğunuzun içi de bu yöntemle rahat etmiyor. En iyisi fiziksel olarak da kamerayı kapatabilmek ve bunun için bantla ya da başka bir aparatla uğraşmayacak olmak da elbette iyi bir şey.

Huma H4 V6.1 Windows 11 Home yüklü olarak kutusundan çıkıyor. Güvenlik açısından güncel işletim sistemi her zaman kritik bir öneme sahip ve bu nedenle hemen her cihazda en güncel işletim sistemini tercih etmekte yarar var. Windows 11, yüz tanıma noktalarında Windows Hello aktivasyonuna sahip olmakla kalmıyor, daha pek çok kullanımı kolaylaştırıcı işleve de sahip oluyorsunuz.

Tasarım tarafında son olarak portlara de değinelim. Bu açıdan da ihtiyaca yanıt verebiliyor. İş bilgisayarı olduğundan farklı cihazlarla bağlantı kurabilmesi önemli. Örneğin monitör takabiliyorsunuz ya da SD Kart da takabilme şansınız var. 3,5 mm kulaklık yuvasını da kullanabiliyoruz, veri aktarım gerektiğinde de seçeneğimiz çok.

Cihazın sağ kısmında 2 adet USB 3.2 Gen1 portu bulunuyor Tip-A çıkışında, SD kart girişi de yine bu tarafta. Sol kısımda ise Tip-A girişli USB 2.0 yuvası, Tip-C girişli USB 3.2 Gen2 portu ki bu noktadan görüntü ya da güç aktarımı yapabiliyorsunuz. Ayrıca 3.5 mm kulaklık yuvası var ve dönüştürücüye ihtiyaç duymaksızın bu tip uca sahip kulaklıklarınızı kullanabilirsiniz. Arka yüzde ise HDMI yuvası, Thunderbolt 4 yuvası ve ethernet çıkışı mevcut.

Bu tip pek çok ince dizüstü bilgisayar inceledim ve pek çoğunda ethernet ve USB Tip-A girişi yoktu. Özellikle de ethernet girişinin olması böyle zarif bir bilgisayar için kesinlikle önemli. Sadece kablosuz değil, kabloyla da internete bağlanabilirsiniz.

Performans

Huma H4 V6.1 size yük olmayan ama performansıyla da sizi destekleyen sağlam bir yol arkadaşı. İnce ve hafif olmasının da büyük avantajı var. Ancak ince bir model diye, zayıf bir donanımla geldiğini de düşünmeyin. Huma serisinin bu yeni modelinde gayet güçlü donanım bileşenleri mevcut.

Bu laptopun içerisinde Intel Core Ultra 7 155H işlemci var. Oldukça güçlü bir işlemci. Diğer bir deyişle yapay zeka desteğine sahip olan bir laptop olduğunu söyleyebilirim. Bu güçlü işlemciyle beraber 4,80 Ghz’e kadar saat hızına ulaşabilmek mümkün. Bu işlemci yapay zeka desteğine sahip bir işlemci. Peki bu yapay zekayı işimize nerelerde yarıyor, şimdi ona bakalım.

Yapay zeka artık çağımızın bir gerçeği ve gün geçtikçe de kullanımı artıyor. İşimizin bir parçası oldukça da yapay zekanın gücüne ayak uydurabilecek sistemlere ihtiyacımız var. Bu işlemci işte bize bunu sağlıyor. %65’e varan oranda daha hızlı üretken yapay zekayı kullanabiliyorsunuz. 2,3 kata kadar daha hızlı yapay zeka destekli video düzenleme mümkün olurken, %48’e varan oranda daha düşük güç tüketimi yapıyor olması da bataryanın daha uzun ömürlü olmasını sağlıyor. Tam da bir iş bilgisayarından beklediğim özellik. Hem güçlü, hem bataryayı verimli kullanıyor.

Huma H4 V6’ya güç veren bu işlemci, 6 tane performans, 8 tane verimlik ve 2 tane de düşük güç verimliliği çekirdeği bulunuyor. Yani toplamda 16 çekirdekli bir işlemciden söz ediyoruz.

Bu işlemciye Intel Arc Graphics eşlik ediyor. Bildiğiniz gibi Arc Graphics’e geçtikten sonra Iris Xe’yi bırakmıştık. Bu tip laptoplar yollarına artık Arc Graphics ile devam ediyor. Böylece hem performans hem de grafik tarafında iyi iş çıkarıyor.

Sadece bunu kuru kuru söylemek olmaz elbette, bu cihaza bir dizi test de yaptım. Cinebench, PCMark10 ve CrystalDiskMark üzerinden aldığım sonuçları da sizlerle paylaşıyorum.

Şimdi de RAM ve depolama tarafına göz atalım. 5600 MHz hızında çalışan 16 GB DDR5 RAM ile geliyor. RAM’lerin DDR5 olarak çalışması çok önemli, DDR4’e göre %75 daha fazla hız sağlıyor. Bu da haliyle performansa güçlü bir dokunuş yapıyor. Depolama tarafında da 1 TB’lık M.2 SSD’imiz var. 1 TB yeterli gelmezse boşta bir slot daha var, ikinci bir SSD de cihaza ekleyebiliyorsunuz.

Klavyesinde tuşlama yaparken ses çıkarmadığını söylemiştim. Ama bu laptop genel olarak çok sessiz. Sadece 20 db seviyesinde ses çıkarıyor ki bu çok sessiz olduğu anlamına geliyor zaten. Yani hem güçlü hem de sessiz çalışan bir laptop. Elbette yüksek performans modunda ses desibeli artabilir.

Şimdi yapay zekaya geri dönelim. Klavyedeki bir buton dikkatinizi çekmiştir. Artık yeni nesil laptoplarda görüyoruz. Copilot’a tuşlama yaptığınızda Copilot’ı açıyorsunuz. Gelişmiş bir yapay zeka platformu bu. Soru sorun, resim çizdirin, aklınıza ne geliyorsa. Bu platforma o kadar sık başvurmamız gerekiyor ki Copilot tuşunun olması hiç şaşırtıcı değil, bu popüler yapay zeka aracına ulaşmak için bize pratik bir yol sunuyor.

Hoparlör olarak da yüksek ses seviyesi sunuyor. Cihazın üzerinde iki adet 2W gücünde hoparlör mevcut. Film ya da dizi izlerken, müzik dinlerken ihtiyaca yanıt veriyor. Zaten ses tarafında uzman bir ismi de görüyoruz. SteelSeries tarafından geliştirilen Nahimic Audio’yu kullanıyor. Klavyenin sol alt kısmında da Nahimic logosunu görebiliyoruz.

Bataryaya yakından bakalım. Mobil hayatta koşturmacamıza yetişebilmesi için, bir laptopun sadece yüksek performans sunması ya da kompakt olması elbette yeterli değil, buna bir de uzun batarya ömrü de eklenmesi lazım, aksi halde büyük bir şey eksik kalır.

İşlemcinin yapay zeka kullanırken güç tasarrufuna imkan verdiğini daha önce söylemiştim. Cihazı içinde 80 WH batarya var. Monster’ın yaptığı testlere dayandırdığı verilere göre 10,5 saatlik bekleme süresine ulaşıyor. Ki bu süre de zaten günlük ihtiyacı fazlasıyla karşılıyor. Bataryayı Tip-C üzerinden şarj ediyoruz ve 100 Watt adaptör sayesinde kısa sürede şarj etmek mümkün.

Huma V6 bağlantı teknolojisi olarak Wi-Fi 6E AX211 desteğiyle geliyor. Bağlantı mesafesi olarak uzakta kalsanız bile çekim kuvveti gayet iyi. Bunun dışında bir cihaz bağlayacaksanız da Bluetooth 5.3 desteği de elimizin altında.

Sonuç itibariyle Monster Huma H4 V6, bir iş bilgisayarı ve bunun gerektirdiği gelişmiş özellikleri tek çatı altında topluyor. Yapay zekanın gücünden yararlanabileceğiniz güçlü işlemcisi batarya da fazla yük bindirmezken, ekranıyla, hafifliğiyle ve portlarından bağlantı teknolojilerine kadar beğendiğim bir ürün oldu. Sizin de bu tip bir laptop arayışınız varsa Monster’ın bu çözümü mutlaka aklınızda olsun.

Bir ekleme de yapmak istiyorum. Monster’ın oyuncu laptoplarında olduğu gibi bu bilgisayarında da  ömür boyu ücretsiz bakım garantisi var. İlk 15 gün içinde koşulsuz iade hakkınız var. Yani beklentinizi karşılamazsa 15 gün içinde herhangi bir koşula tabi olmadan iade işlemini yapabilirsiniz. İlk 30 gün içinde ekranda bir adet ölü piksel çıksa bile Monster birebir panel değişimi yapıyor. Monster sırt çantası da hediye geliyor. Ayrıca İstanbul’da ikamet ediyorsanız Monster Express ile ürünü aldığınızda ertesi gün teslim alabilme şansınız oluyor.

Detaylı bilgi ve güncel fiyat için tıklayın.

 

Sponsorlu İçerik


İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.