MacBook Neo birçok Windows laptopu performansıyla geride bıraktı

Apple, MacBook Neo ile giriş segmentini yeniden tanımlıyor. A18 Pro çip, 37.999 TL fiyat ve güçlü donanımıyla Neo; öğrenciler ve ilk kez laptop alanlar için ideal bir seçenek olurken, birçok Windows laptop ve Chromebook’u performansıyla geride bırakıyor. – DEVAMI …


MacBook Neo temelde M1 MacBook Air’in yeniden doğmuş hali. O laptop 2020’de oyunun kurallarını değiştirmişti ve 1.000 dolar harcayabilen, iyi bir ince ve hafif laptop isteyen neredeyse herkes için varsayılan seçenek haline gelmişti. M1 Air o kadar iyiydi ki geçen aya kadar hâlâ sıfır olarak satın alınabiliyordu. Neo ise onun yerini Apple’ın en ucuz laptopu olarak alıyor; 599 dolarlık (Türkiye’de 37.999 TL) başlangıç fiyatı, günlük işleri kaldıracak gücü ve tek şarjla tüm günü çıkarabilen pil ömrüyle geliyor. Öğrencileri ve ilk kez laptop alanları Apple ekosistemine çekmek için tasarlanmış. Bunu da başaracak.

Air, neredeyse her açıdan hâlâ Neo’dan daha iyi, ancak en ucuz MacBook Neo bile birçok kişi için tercih edilecek Apple laptopu olmaya yetecek kadar iyi. Hatta sadece Apple içinde değil; Neo’nun donanımı aynı anda uygun fiyatlı (hatta çok daha pahalı) Windows laptopların büyük bir kısmını ve neredeyse tüm Chromebook’ları geride bırakıyor. Üstelik bu cihaz bir iPhone çipiyle çalışıyor.

Neo, daha düşük fiyata “sorunsuz çalışan” bir deneyim sunuyor. 13 inç ekran canlı, parlak ve bakması keyifli. Doğrudan güneş ışığı hariç dış mekânda rahatlıkla kullanılabilecek kadar parlak. Hoparlörler boyutlarına göre dolgun bir ses veriyor ve ses açıldığında küçük bir odayı doldurabiliyor. Daha pahalı MacBook’lardaki dört veya altı hoparlörlü sistemler kadar güçlü bas veya yüksek ses sunmuyor ve karşılaştırınca daha ince duyuluyor, ancak çift yan ateşlemeli hoparlörler için gayet iyi. Üstelik Neo’nun hoparlörleri, ucuz ve orta segment Windows laptopların çoğundan daha iyi. Sadece cihazı yanlarından tutarken hoparlörleri kapatabileceğinizi unutmayın.

Neo’da yazı yazmak, diğer güncel MacBook’lara benzer bir his veriyor. Tuş derinliği Lenovo ve Asus’taki bazı klavyeler kadar derin değil ama eski “butterfly switch” MacBook’lar gibi de yüzeysel değil. Arka aydınlatma olmaması üzücü, ancak dört renk seçeneğinden üçünde açık renk tuş kapakları bulunuyor (bu da az da olsa yardımcı oluyor). Neo’nun bir diğer “idare eder” bileşeni 1080p web kamerası; düşük ışıkta bile net ve keskin görüntü veriyor, ancak MacBook Air ve Pro’lardaki daha yüksek çözünürlük ve Center Stage otomatik kadraj özelliği yok.

Neo’nun en ilginç donanım tercihlerinden biri mekanik trackpad’i. Apple’ın Force Touch özelliği yok, ama bu çok da önemli değil. Daha önemlisi, köşeden köşeye her noktada tıklanabilen bir mekanik trackpad sunması — tıpkı Apple’ın haptik trackpad’leri gibi. Hissiyatı da oldukça benzer, sadece biraz daha tok bir tıklama sesi ve daha küçük bir yüzey alanı var. Neo’nun trackpad’i mekanik trackpad’ler için çıtayı belirliyor ve üst kısmı basmayan, piyano menteşe tarzı vasat trackpad’leri açık ara geride bırakıyor.

Daha pahalı Windows laptoplarda ekran, hoparlör, klavye, trackpad veya webcam tarafında ciddi tavizler gördüm — bazen birden fazlasında. Bu yüzden Neo’nun büyük bir zayıf noktası olmaması önemli. Yine de cihaz biraz daha hafif olabilirdi; Neo, 13 inç MacBook Air ile aynı şekilde 2.7 pound (yaklaşık 1.22 kg) ağırlığında. Asus’un 16 inç olup daha hafif bir laptopu bile var. Yine de Apple, 37.999 TL’lik bu paketle özellikle performansı da düşündüğümüzde adeta ders veriyor.

MacBook Neo, hedeflendiği hafif iş yüklerinde oldukça hızlı. A18 Pro çip, tek çekirdek performansında M1 MacBook Air’i (ve çoğu Windows laptopu) geride bırakıyor ki bu, Neo’nun hedeflediği günlük işler için en kritik metrik. Bu yüzden web gezintisi ve Google Docs gibi hafif işlerde bu 600 dolarlık laptop parlıyor. 8GB RAM ve yavaş sayılabilecek 256GB depolama günlük kullanım için yeterli, ancak dikkatli bakarsanız bazı yerlerde yavaşlık hissediliyor — örneğin dock’taki Applications klasörüne tıkladığınızda ikonların yüklenmesi bazen bir saniye sürebiliyor.

Sınırlı RAM ve depolama, Neo’nun ağır yaratıcı uygulamalarda Air ve Pro modelleri kadar iyi performans göstermesini engelliyor, ancak bu normal. Neo’yu Photoshop ve Premiere yerine Canva ve CapCut cihazı olarak düşünün. Neo’yu sınırlarına kadar zorladım; dört masaüstünde 60’tan fazla Chrome sekmesi, 1080p YouTube videosu, Slack, Signal, Steam, Mesajlar ve Apple Music aynı anda çalışıyordu. Bu kaos içinde Neo ciddi şekilde yavaşladı, özellikle masaüstleri arasında geçiş yaparken.

Lightroom Classic ile yaptığım düzenlemelerde de zorlandı. Yaklaşık 300 adet 50 megapiksel RAW fotoğrafın önizlemesini rahat gezebildim, ancak Develop modunda işleme yaparken sık sık “dönen plaj topu” ile karşılaştım. Yaklaşık 55 fotoğraflık bir düzenlemeyi tamamlayabildim ama oldukça zahmetliydi. Zaten tekrar ediyorum, Neo’nun amacı bu değil.

Apple sizi temel modelden yükseltmeye teşvik ediyor ve imkanınız varsa bunu yapmalısınız. 599 dolarlık model 8GB RAM ve 256GB depolama ile geliyor. Parmak izi sensörü, her seferinde şifre girmekten çok daha pratik. Ayrıca bellek çipi fiyatlarının arttığı bir dönemde harici SSD ile depolama telafi etmek artık eskisi kadar kolay değil.

512GB’lık versiyonu test edemedik, ancak diğer MacBook’larda olduğu gibi daha hızlı okuma/yazma hızları sunması mümkün — bu da faydalı olurdu. Apple’ın diğer tüm MacBook’larda 16GB RAM’i standart hale getirmesinin üzerinden iki yıl geçmişken burada bu seçeneğin olmaması biraz hayal kırıklığı yaratıyor. Ancak temel sunumlar hazırlayan öğrenciler veya ofis kullanıcıları için 8GB yeterli.

Yaklaşık 20 Chrome sekmesi, Slack/Signal mesajlaşma, ara sıra video izleme ve müzik dinleme gibi kullanımda cihaz akıcı çalıştı. Pil ömrü ise bir iş gününü rahatlıkla aştı. Ekran çoğunlukla yüzde 75 parlaklıkta kullanılırken yaklaşık 9 saate yakın pil süresi elde ettim. Bu süreye 40 dakikalık Google Meet görüşmesi ve yaklaşık 2 saatlik Apple Music dinleme de dahil. Benzer performansı sunan Windows laptoplar genelde daha büyük bataryalara sahip.

Apple kutuya sadece 20W USB-C adaptör koyuyor, ancak 140W şarj aletiyle denediğimde cihaz 30W’a kadar şarj olabildi. Bu, iPhone 17’nin 40W şarj desteği sunduğu düşünüldüğünde çok etkileyici değil. Air ve Pro modellerinin aksine MagSafe yok; sadece iki USB-C portu var — biri 10Gbps USB 3, diğeri USB 2.0 ve ikisi de sol tarafta. Portlar işaretlenmemiş, bu da garip. USB 3 portu arkada, menteşeye daha yakın. Ön porta harici ekran bağlarsanız uyarı alıyorsunuz. Her iki port da şarj için kullanılabiliyor. 30W ile sıfırdan yüzde 50’ye dolum yaklaşık 45-50 dakika, yüzde 100’e ulaşması ise bir saat daha sürüyor. Çok hızlı değil, ama kabul edilebilir. Kutudan çıkan kablonun 1.5 metre olması ise biraz kısa.

MacBook Neo’dan daha ucuz laptoplar her zaman olacak, ancak hem daha ucuz hem daha iyi bir seçenek bulmak zor, hatta aynı fiyata bile ciddi tavizler olmadan daha iyisini bulmak kolay değil. Daha fazla RAM, daha iyi ekran, daha güçlü işlemci veya daha fazla port istiyorsanız Neo size göre değil — bunun için Air ve Pro var. Ama Neo, kolay kullanımlı ve sorunsuz bir laptop isteyen öğrenciler ve yeni kullanıcılar için yeni varsayılan öneri.

Neo’nun daha yüksek RAM’li bir Air kadar uzun ömürlü olmasını beklemem, ancak uygun fiyatı onu mükemmel bir giriş noktası haline getiriyor.


İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.