İşim gereği sayısız teknolojik ürünü bugüne kadar inceledim. Ancak bu laptop kadar soğuk kanlı bir laptop görmedim. Şimdi diyeceksiniz haklı olarak soğuk kanlı derken ne demek istiyorsun diye. Yani bir oyuncu laptop’unun aşırı ısındığı ve ellerimizi yaktığı anları hatırlayın. Biraz zorlayınca o fan gürültüsünün tüm odayı inlettiğini hayal edin. İşte bu laptop burada gerçekten ayrışıyor. Ne kadar zorlarsanız zorlayın aşırıya kaçan bir ısınma görmüyorsunuz. Ama tabii ki madalyonun bir de diğer yüzü var. HyperX Omen 15 bunu yaparken elbette performanstan bir tık ödün veriyor.
Tasarım
Önce tasarımıyla başlayalım. Omen 15, HP’nin “Shadow Black” adını verdiği siyah alüminyum kaplamayla geliyor. Büyük ölçüde plastikten üretilmiş bir dizüstü bilgisayar için genel kasa kalitesi gayet iyi.
Hani böyle ucuz hissettiren laptoplar olur ya, hiç alakası yok, gayet de kaliteli duruyor.
Sertçe bastırdığınızda kasada bir miktar esneme oluyor ancak normal kullanım sırasında herhangi bir sorun hissettirmiyor. Ön taraf havaya kalkmadan kapağı kolayca açabiliyorsunuz ve menteşeler de akıcı bir şekilde çalışıyor. Ancak ekranı çok fazla geriye doğru itmemekte fayda var.
Siyah renkli bir dizüstü bilgisayara göre parmak izlerini oldukça iyi gizliyor ve oluşan izler mikrofiber bir bezle kolayca temizlenebiliyor. Daha küçük sayılabilecek 15 inçlik boyutuna rağmen Omen 15 ince bir dizüstü bilgisayar değil. Bununla birlikte aşırı iri de sayılmaz.
Zaten bir oyuncu laptopunun ince olması herhalde hiçbir oyuncunun önceliği olmasa gerek. İnce ve zarif bir laptop arıyorsanız daha çok ultrabook sınıfına giren çözümlere bakmanız gerekir ki bu zaten bambaşka bir konu.
Şimdi Omen 15’e geri dönelim. Dizüstü bilgisayar tek başına yaklaşık 2,4 kilogram ağırlığında. 150 watt’lık şarj adaptörü de dahil edildiğinde toplam ağırlık yaklaşık 2,8 kilograma çıkıyor. Test ettiğim diğer 15 ve 16 inçlik oyuncu dizüstü bilgisayarlarıyla karşılaştırıldığında ağırlık açısından orta sıralarda. Yani en hafif oyuncu laptopu olmak gibi bir iddiası yok, ama öyle çok ağır bir laptop da değil.
150 watt’lık adaptörü nispeten küçük. Bir oyuncu laptopundan beklemeyeceğiniz kadar küçük.
Benim elimdeki Omen 15’te AMD’nin yeni Ryzen 7 260 serisi işlemcisinden güç alıyor ve Nvidia RTX 5070 dizüstü bilgisayar GPU’su, 24 GB RAM ve 15,3 inç OLED ekran bulunuyor. Ancak çok farklı teknik özelliklere sahip inanılmaz sayıda konfigürasyon mevcut, bu da aklınızda olsun.
Klavyeden bahsedeyim. Bu laptopun klavyesi tam boyutlu bir yapıda ve sayısal tuş takımını da bünyesinde barındırıyor. Oyuncular için 26 tuş rollover ve anti-ghosting desteği sunulurken, tuşların arka aydınlatması da bulunuyor. Ancak bu modelde RGB aydınlatma yerine yalnızca beyaz arka aydınlatma tercih edilmiş. Dolayısıyla klavyenin rengini değiştirmek veya farklı RGB efektleri kullanmak mümkün değil. Ama bu laptop’un farklı varyantlarında RGB klavyesi olanı da var. Nedense bu modelde tercih etmemişler.
Bu arada dikkat edeceğiniz gibi aslında laptop’un hiçbir yerinde bir aydınlatma yok. Hani şu logoyu görmeseniz oyuncu laptopu olduğuna emin olamayabilirsiniz. Ama bence böyle şık olmuş, daha sade duruyor ve bu iyi.
F9 kısayoluyla klavye aydınlatmasını iki farklı seviye arasında değiştirebilir veya tamamen kapatabilirsiniz.
Tam boyutlu bir klavye ve yerleşimi biraz sıkışık hissettiriyor. Sağ Shift tuşu daha küçük.. Tuşların üzerindeki yazı karakterleri de daha çok “oyuncu” tarzında. Bununla birlikte klavyede yazı yazmak genel olarak iyi hissettiriyor ve tuşların hafif tıklamalı bir hissi var. Plastik dokunmatik yüzey pürüzsüz ve tepkisel. İşini yapıyor.
Bağlantı noktası seçenekleri temel düzeyde ancak yine de işinizi görür. Bağlantı noktalarının çoğunun arka tarafta bulunmasını seviyorum; böylece kabloların kullanım sırasında önünüze çıkma ihtimali azalıyor. Ancak yalnızca tek bir USB Type-C bağlantı noktasının bulunması ve Thunderbolt desteğinin olmaması bazı kullanıcılar için kısıtlayıcı olabilir.
Görüntü çıkışları, harici ve entegre grafik birimlerine bağlantı açısından karma bir yapı sunuyor. MUX anahtarı bulunmadığından bu çalışma biçimini değiştirmek mümkün değil.
Ses & Hoparlörler
Ön tarafta, sağ ve sol kısımlarda aşağıya doğru ses veren hoparlörler var. Sesleri net ancak biraz ince ve tiz ağırlıklı. Baslar çok güçlü değil. Ama zaten bir oyuncu laptpop’undan söz ediyoruz, kulaklığınızı takarak oyuna odaklandığınızda tabii ki bu laptoptan aldığınız keyif başka bir seviyede oluyor.
Batarya
OMEN 15, dört hücreli 70 Wh kapasiteli lityum iyon polimer bataryadan enerjisini alıyor. Oyuncu dizüstü bilgisayarları için makul sayılabilecek bu kapasiteye hızlı şarj desteği de eşlik ediyor. Laptop kapalı durumdayken yaklaşık 30 dakikalık şarjla bataryayı yüzde 50 seviyesine getirmek mümkün.
Cihazda Ryzen 7 260 işlemciye entegre Radeon 780M grafik biriminin yanı sıra RTX 5060 ekran kartı bulunuyor. Günlük kullanımda entegre grafik biriminden yararlanılması güç tüketiminin azaltılmasına yardımcı olurken, oyun gibi yüksek performans gerektiren işlerde RTX 5060 devreye giriyor.
Batarya süresi doğal olarak kullanım senaryosuna göre ciddi şekilde değişiyor. Ekran parlaklığı ve yenileme hızı, kullanılan performans profili ve özellikle RTX 5060’ın ne kadar aktif olduğu çalışma süresini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle günlük kullanım ile oyun sırasında elde edilen batarya süreleri arasında ciddi farklar oluşabiliyor.
OMEN Gaming Hub yazılımı üzerinden cihazın performans ve güç yönetimiyle ilgili çeşitli ayarlara ulaşmak mümkün. Böylece kullanım senaryosuna göre performans ve güç tüketimi arasında farklı tercihler yapılabiliyor.
Omen Gaming Hub’dan ayrı bir uygulama olan HP uygulaması, maksimum şarj seviyesini yüzde 80 ile sınırlandırmanıza imkân tanıyor. Bu da bataryanın uzun vadede ömrünü korumaya yardımcı oluyor. Bu HP uygulamasını Microsoft’un uygulama mağazasından indirebilirsiniz.
Omen 15, 24 saat boyunca uyku modunda bırakıldığında batarya seviyesinin yüzde 15’ini kaybetti. Ancak dizüstü bilgisayarların batarya kapasiteleri farklı olduğu için bunu diğer modellerle doğrudan karşılaştırmak çok doğru olmaz.
Elbette cihazı uzun süre kullanmayacaksanız uyku modu yerine hazırda bekletme modunu kullanabilirsiniz. Bu durumda batarya tüketim oranı pratikte sıfıra kadar düşüyor.
İşlemci ve GPU, iki fanlı ve her iki bileşen tarafından paylaşılan ısı borularına sahip standart bir soğutma sistemiyle kaplanmış durumda. Sıcak hava yalnızca dizüstü bilgisayarın arka tarafından dışarı atılıyor. Dolayısıyla fareyi kullandığınız elinize sıcak hava üflenmesi gibi bir durum yok. Bu konuda içiniz rahat olabilir.
Fanlar havayı aynı zamanda orta bölüme doğru yönlendiriyor ve burada bulunan metal hava kanalları da sıcak havayı arka tarafa yönlendirmeyi amaçlıyor. Alt paneldeki ilgili parça ise sıcak havanın dizüstü bilgisayarın geri kalan bölümlerine yayılmasını engellemeye çalışıyor.
HP’nin Omen Gaming Hub yazılımı farklı performans modları arasında geçiş yapmamıza olanak tanıyor. En düşükten en yükseğe doğru bunlar Eco ve Balanced olarak sıralanıyor. Bu modelde Performance modunu göremiyoruz, ama bu Omen 15 sersinin farklı varyantlarında Performance seçeneği de var, tamamen aldığınız cihazın donanımına bağlı bir şey, eğer görmezseniz bu bir hata değil, tamamen donanımla alakalı bir konu.
Fanlarla ilgili ince ayar göremedim, sadece otomatik moda alabiliyorsunuz ya da Max seviyesine çıkarabiliyorsunuz. Max yaptığınızda fanlar üst seviye hızda çalışmaya başlıyor ve artık bu sessiz laptopun biraz sesi çıkmaya başlıyor. Ancak buna rağmen rahatsız edici değil ve kabul edilebilir seviyede.
HP yazılımında ayrıca bir fan temizleme düğmesi bulunuyor. Bu özellik temel olarak fanları bir süre ters yönde döndürerek içeride biriken tozun dışarı atılmasına yardımcı oluyor. HP dışındaki hiçbir dizüstü bilgisayarda görmediğim oldukça özgün bir özellik. Bildiğim kadarıyla dizüstü bilgisayar yük altında değilken bu işlem otomatik olarak da gerçekleştiriliyor, dolayısıyla özelliği manuel olarak çalıştırmanız gerekmiyor.
Boşta çalışırken iç bileşenlerin sıcaklıkları gayet iyi. Yoğun tempoda çalışırken de ısınıyor ancak genel olarak oyuncu dizüstü bilgisayarları açısından baktığımızda bu sıcaklıkların oldukça düşük seviyelerde kaldığını söyleyebilirim. Termal sınırlamaya yaklaşmak bir yana, oldukça uzağındayız.
Fanları otomatik mod yerine maksimum hızda çalıştırmak sıcaklıkları biraz daha düşürdü. Ancak otomatik fan ayarlarında bile sıcaklık yeterince düşük olduğu için dizüstü bilgisayarı gereksiz yere daha gürültülü çalıştırmanın hiçbir anlamı yok.
Güç değerlerine baktığımızda OMEN 15’in neden serin çalışabildiği daha iyi anlaşılıyor. Kasa çok ince olmamasına rağmen işlemci ve ekran kartı oldukça kontrollü güç limitleriyle çalışıyor.
Bu modelde yer alan GeForce RTX 5060’ın maksimum grafik gücü 55 watt ile sınırlandırılmış. Bu, RTX 5060’ın daha yüksek güç limitleriyle çalışan dizüstü bilgisayarlardaki versiyonlarına kıyasla düşük bir değer.
Düşük güç limiti sıcaklık ve güç tüketimi açısından avantaj sağlarken, doğal olarak performansı da etkiliyor. Özellikle ekran kartına yüklenen oyunlarda, daha yüksek güç limitine sahip RTX 5060’lı dizüstü bilgisayarların daha yüksek kare hızlarına ulaşması mümkün.
GPU’nun kullanılmadığı Cinebench gibi yalnızca işlemciyi yük altına sokan uygulamalarda CPU daha fazla güç kullanabiliyor. Balanced genel kullanımda tercihimiz olmalı. Eco modundan yüksek performans beklememek gerekiyor. Bu da daha sessiz çalışan bir bilgisayar kullanmanın bedeli elbette ve gayet normal.
Şarj adaptörünü çıkardığımızda ve cihazı bataryayla kullandığımızda performans düşüyor ki bu normal bir durum.
Klavye sıcaklıklarına gelirsek, test ettiğim dizüstü bilgisayarların çoğu boşta çalışırken 30 santigrat derecenin biraz üzerinde oluyor. Omen da tam olarak bu seviyelerde ve dokunulduğunda serin hissettiriyor.


